24 HAZİRAN KADINLARIN KURTULUŞU OLSUN- AYLİN KARADAĞ

Ana Sayfa » EĞİTİM KADIN GENÇLİK » 24 HAZİRAN KADINLARIN KURTULUŞU OLSUN- AYLİN KARADAĞ

06.06.2018 - 19:54

24 HAZİRAN KADINLARIN KURTULUŞU OLSUN- AYLİN KARADAĞ

 

Ülkede, medya organlarında her gün kadına şiddet, tecavüz, cinsel istismar, aile içi şiddet haberleri gündemini koruyor ve giderek artıyor.

Kadına şiddet Türkiye’de önemli bir sorun olarak varlığını devam ettiriyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kadına yönelik şiddeti; cinsiyete dayanan, kadını inciten, ona zarar veren, fiziksel, cinsel, ruhsal hasarla sonuçlanma olasılığı bulunan, toplum içersinde veya özel yaşamında baskı uygulanmasına ve özgürlüklerinin keyfi olarak kısıtlanmasına yol açan her türlü davranış biçimi olarak tanımlıyor.

Türkiye’nin kabul ettiği Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’ne (CEDAW) devlet, toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini gidermekle ve kadına yönelik şiddeti önlemekle mükelleftir.

Buna göre Anayasanın Kanun Önünde Eşitlik başlıklı 10. maddesinde, kadın-erkek eşitliği düzenlenmiştir. Bu maddede:

“Herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçirilmesini sağlamakla yükümlüdür.”

Söylem bu, ancak eylem böyle mi, elbette değil.

Bana göre bu haklar erkeklerin canı istediğinde kısmen verilen haklar.

Peki kadınlarımız bu haklarını biliyorlar mı?

Tabii ki bilmiyorlar.

Daha doğrusu bilen kesim ile bilmeyen arasında uçurum var.

Kadın günümüzde sadece ve sadece cinayetleri, tecavüzleri, cinselliği, hamileliği, kürtajı, doğumu, feminizmi, güzelliği, bedeni, diyeti, modası, örtüsü ve mutlaka namusuyla tartışılmaya devam edilen bir cins olmaktan öteye gitmemektedir.

Bu durumda toplumun değer yargılarının kadından yana olmadığını rahatlıkla görebiliriz. Kadınlık saklanıyor, kadın ötekileştiriliyor. Kadın bilimden, sanattan, uzaklaştırılıp eve hapsediliyor. Topluma dayatılan değer yargıları onun yerini belirliyor.

Hakim ahlak anlayışına göre kadın sadece hizmet etmelidir, boyun eğmelidir, hiçbir şekilde şikayet etmemelidir. Kimse tahrik olmasın diye kendini saklamalı, hapsetmelidir. Uğradığı her saldırıdan kadın sorumludur. Dayak yemiştir, çünkü babasına/kocasına cevap vermiştir. Tecavüze uğramıştır çünkü açık giyinmiştir.

Kadın figürü siyasette argüman olabilir, ticarette hedef kitle olabilir, akçe getiren her alanda kullanılabilir. Mesela medyada pür makyaj, trend giyim tarzı, saç modelleri ile iktidarın kadın politikalarını öven, türbanı alt tabana uygun gören, aynı zamanda villalarda yaşayan kadınların kullanılmasında hiç sakınca görülmez. Kadını dini motiflere büründüren, onu tahrik unsuru gösteren, saçın kışkırtıcı olduğu konusunda fetva verenler bu medya bebekleri için tek kelime etmezler.

İlk çağlarda kadına duyulan saygı tanrıçalarla ifade edilmişken, günümüzde kadını her geçen gün sosyal yaşamdan uzaklaştıran politikalar üretilmektedir.

O nedenle 24 Haziran seçimleri kadınlar açısından hayati önem taşımaktadır.

16 yıldan bu yana kadını ikinci sınıf vatandaş konumuna iten, onu yaşamdan koparan, eve kapatan uygulamalara dur demek için belki de son şans bu. Umuyor ve diliyorum ki kadınlar, uzanabilecekleri bir mesafeye kadar yaklaşmış olan baskıdan kurtuluş şanslarını iyi değerlendirirler

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :