ANAYASA HUKUKÇUSU DR. MURAT SEVİNÇ UYARDI: ”ERDOĞAN YENİDEN CUMHURBAŞKANI OLURSA VE MECLİS SEÇİMLERİNİ YENİLEMEYİ DÜŞÜNÜRSE YENİDEN ADAY OLAMAZ.” ÇÜNKÜ..

Ana Sayfa » GÜNCEL » ANAYASA HUKUKÇUSU DR. MURAT SEVİNÇ UYARDI: ”ERDOĞAN YENİDEN CUMHURBAŞKANI OLURSA VE MECLİS SEÇİMLERİNİ YENİLEMEYİ DÜŞÜNÜRSE YENİDEN ADAY OLAMAZ.” ÇÜNKÜ..

16.06.2018 - 11:59

ANAYASA HUKUKÇUSU DR. MURAT SEVİNÇ UYARDI: ”ERDOĞAN YENİDEN CUMHURBAŞKANI OLURSA VE MECLİS SEÇİMLERİNİ YENİLEMEYİ DÜŞÜNÜRSE YENİDEN ADAY OLAMAZ.” ÇÜNKÜ..

Bu yazı ‘tek bir konu’ hakkında. Seçim sonrası ortaya çıkabilecek bir ‘ihtimale’dair.

Halihazırda yaygınlaştırılmaya çalışılan görüş: 2017 anayasa değişikliği ardından ‘her şey’ yeniden başladı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, diğer adaylar gibi, 5+5 seçilme hakkına sahip.

Okuyacağınız yazının iddiası: Erdoğan diğer adaylardan faklı olarak ilk değil, ‘ikinci kez’ seçime giriyor. Yani, ikinci ve son kez seçilme hakkına sahip. Bir istisnası var, onu aşağıda anlatacağım!

Yanlış bulduğum ilk görüş, şu bağlamda konuşulmaya başlandı: Seçim sonuçları Erdoğan’ın istediği gibi olmazsa, eğer kendisi seçilir ancak TBMM çoğunluğunu kaybederse, ‘seçimleri yeniler’ yani TBMM’yi fesheder şeklinde iddialar var.

Seçilirse TBMM’yi feshedebilir kuşkusuz ancak bu varsayımını boş verelim şimdi; müneccimliğin alemi yok.

Asıl mesele, bu tahmini yapanların, Erdoğan’ın ‘iki kez’ daha seçime girme hakkına sahip olduğu yargısından hareket etmelerinde. Oysa, Erdoğan cumhurbaşkanı seçilir ve TBMM’yi feshederse, ‘yeniden’ aday olamaz.

İddiayı dile getirenlerin ve yayınlayan basın organlarının 16 Nisan 2017 halkoylamasıyla kabul edilen anayasa değişikliği hakkındaki ‘yorumlarında’ bir sorun var. Değişikliği ‘yanlış’okuyorlar.

Sanki Erdoğan ‘ilk kez’ seçime giriyormuş gibi değerlendirme yapıyorlar. Oysa yinelemek gerekirse, 24 Haziran 2018, Erdoğan’ın girdiği ‘ikinci’ cumhurbaşkanı seçimi olacak, ilki değil.

Kısaca ve olabildiğince sadeleştirerek:

1. Erdoğan, 2014 yılında cumhurbaşkanı seçildi. Hangi anayasa hükmüne göre? 1982 Anayasası’nın 101’inci ve 102’nci maddelerine göre. İki madde, 2007 yılında değiştirilmiş ve cumhurbaşkanının ‘halk tarafından seçilmesine’ olanak tanınmıştı. Anayasa’nın 101’inci maddesinin ikinci fıkrası şu şekilde değiştirilmişti: “Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa cumhurbaşkanı seçilebilir.”Çok açık değil mi? Evet çok açık: En fazla iki defa seçilebilir.Erdoğan, bu hükme uygun biçimde, 2014’te seçildi. Demek ki, ilk hakkını kullandı.

2. 2017 yılının 16 Nisan günü, bir anayasa değişikliği daha halkoylamasında kabul edildi. AKP’liler akıl almaz bir biçimde, hem Türkiye’ye ve hem de (evet, ısrar ediyorum!) AKP’ye fena halde kazık atan bu değişikliğe, koşa koşa ‘Evet’ oyu verdi. Bu, ‘yeni’ bir anayasa değildi. Bir ‘anayasa değişikliği’ idi. Anayasa’nın değiştirilen maddelerinden biri, 101’inci madde oldu. Ancak, o maddedeki şu fıkraya dokunulmadı: “Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa cumhurbaşkanı seçilebilir.” Görüldüğü gibi, herhangi bir değişiklik yok.

3. Aynı değişiklik, TBMM ile cumhurbaşkanı seçimlerinin‘birlikte’ yapılacağını da hükme bağladı. TBMM ‘erken seçim kararı’ alırsa da, cumhurbaşkanı TBMM seçimlerini yenilerse de, bu böyle. İki seçim birlikte yapılacak.

4. Değiştirilen 116’ncı maddeye göre, TBMM ‘beşte üç’(parlamentonun gücünü biraz daha azaltan bir hüküm!) ile erken seçim kararı alabilir ve bu durumda iki seçim birlikte yapılır. Peki, cumhurbaşkanı parlamentoyu feshederse? Şöyle diyor yeni 116’ncı madde: “Cumhurbaşkanının seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimi ile cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır. Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir.” 

5. Buradan hangi sonuçlar çıkar? 

a. Erdoğan, ilk kez değil, ‘ikinci kez’ seçime giriyor ve dolayısıyla Anayasa’nın açık hükmüne göre, ikinci ve son ‘seçilme’ hakkını kullanıyor.

b. Eğer seçilirse, bir ‘istisna’ dışında ‘bir kez daha’ seçime giremez.  

c. O istisna, görev süresi içinde, TBMM’nin ‘erken seçim’ kararı almasıdır. Eğer TBMM erken seçim kararı alırsa, Erdoğan bir kez daha seçime girebilir ve iki seçim birlikte yapılır. 

d. Eğer TBMM erken seçim kararı almaz da, Erdoğan ülkeyi seçime götürmek isterse, bu durumda yeniden aday olamaz. Çünkü halihazırda iki kez seçilmiştir.

e. Bu ne demektir? Eğer Erdoğan seçilirse ve TBMM çoğunluğu muhalefete geçerse, Erdoğan ya beş yıl boyunca TBMM ile uyumlu çalışmayı göze alacak, ya çoğunluğu muhalefette olan TBMM’yi erken seçim kararı almaya zorlayacak, ya da TBMM seçimlerinin yenilenmesine ‘kendisi’ karar verecek.

f. Sonuç: Eğer son şıkkı seçer de ‘seçimleri yenilerse’ kendisi aday olamayacak.

6. Varılan bu sonuçlar, cumhurbaşkanının ilk kez değil, ikinci kez seçime girdiği yargısına dayanmaktadır.

7. Cumhurbaşkanının ilk kez seçime girdiğini savunanların, Anayasa’nın 101’inci maddesinin ‘değiştirilmeyen’ ikinci fıkrasını nasıl ‘buharlaştırdıklarını’ anlamakta zorlanıyorum.

8. Zira, ne Anayasa’da ne de 16 Nisan 2017’de halk oylamasında kabul edilen değişiklik metninde konuya dair herhangi bir düzenleme mevcut. 

9. Anayasa’da, ‘Halihazırdaki cumhurbaşkanının görev yaptığı süre hesaba katılmaz’ anlamına gelecek hiç bir ‘istisnai’düzenleme yok.

10. Cumhurbaşkanının seçimini düzenleyen 6271 sayılı kanunda da konuya dair değişiklik yapılmadı.

11. Haliyle bu durumda, örneğin Abdullah Gül için yaptığımız, ‘görev süresi beş yıl mı yoksa yedi yıl mı’ (bence beş yıl olmalıydı!) gibi bir tartışma yürütmenin de imkânı yok.

12. Ayrıca, 16 Nisan’da kabul edilen anayasa değişikliği hakkındaki 6771 sayılı yasanın 18’inci maddesinin ‘b’ bendi uyarınca, Anayasa’nın 101’inci maddesinde yapılan değişiklik, seçim takviminin başladığı tarihte yürürlüğe girecektir. Seçim takvimi başladığına göre bu hüküm yürürlüktedir ve bu saatten sonra ‘ek’ değişiklik yapmak, elbette olanaksızdır.

Değerli okuyucu, 

Hiç kuşkusuz her anayasal sorun, diğer hukuksal sorunlar gibi tartışılabilir. Buna mukabil, yukarıdaki satırların ‘tartışmalı’olduğu kanısında değilim. Aksi yönde düşünenlerin, laf olsun torba dolsun ifadelere tenezzül etmeden, anayasanın kendi mantığı içinde, ilgili terminolojiye sadık kalarak karşı argüman üretmesi ve Erdoğan’ın 2014’te girdiği ‘seçimi’ nasıl yok saydıklarını açıklayabilmeleri gerekir.

Erdoğan, ilk kez değil, ‘ikinci kez’ seçime girmektedir! Eğer seçimi kazanıp cumhurbaşkanı olursa ve TBMM seçimlerini ‘yenilemeyi’ düşünürse, yeniden aday olamaz…

 

KAYNAK DİKEN.COM.TR

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :