AYDINLANMA YOLUNDA YÜRÜYEN YURTSEVERLERE ÇAĞRI- SÖNMEZ ÇETİNKAYA

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » AYDINLANMA YOLUNDA YÜRÜYEN YURTSEVERLERE ÇAĞRI- SÖNMEZ ÇETİNKAYA

07.08.2018 - 11:28

Sönmez Çetinkaya

Sönmez Çetinkaya

yazarın tüm yazıları
AYDINLANMA YOLUNDA YÜRÜYEN YURTSEVERLERE ÇAĞRI- SÖNMEZ ÇETİNKAYA

Değerli Dostlar,

Merhaba

 

Öncelikle, ‘yurtseverlik.com‘ sitesinin kurucularını kutlar, yurttaşlarımızın özgürlük ve insan hakları arayışında yararlı olması dileklerimi sunmak isterim.

 

Bendeniz de, bundan böyle, arada bir yazılarımla, sitenin değerli çalışmalarına katkıda bulunmaya çalışacağım. Profesyonel bir yazar olmadığım için, yazılarımda oluşabilecek, sorumluluğu bütünüyle bana ait hata ve eksiklerimi şimdiden hoş görmenizi dilerken, uyarılarınızla yapacağınız düzeltme ve katkılardan memnun olacağımı belirtmek isterim.

 

Yazılarımın konusuna gelince; amatör merakı ile yıllardır ilgimi çektiği için okumalar yaptığım, siyasi tarih, dinler tarihi, bilim tarihi, felsefe, gibi disiplinlerden popüler konuları seçmeye çalışacağım. Siyasetçi olarak değil ama, gençliğimden bu yana sol/sosyal demokrat olarak izlediğim siyasi konularda da, arada bir görüşlerimi sizlerle paylaşmayı düşünüyorum.

 

Ancak en çok sevdiğim ve değerli bulduğum konu olarak, ATAMIZ ve DEVRİMLERİ’nin vazgeçilmesi olanaksız ana konum olduğunu da dikkatlerinize sunmak isterim.

 

Bu ilk yazımda, yazı, yazma, okuma üzerine düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

İnsanoğlu, şimdilik okuyabildiği en eski yazı olan Çivi Yazısı’nın Sümerler’de başlamış olması nedeniyle yazılı tarihin Sümer’le başladığını kabul etmiştir. Niyetim, bu derin tarihi süreç ile sizi yormak değil. Sadece bu ilk yazım vesilesiyle amacım, günümüzden yaklaşık beş bin yıl geriye gidip düşündüğümde, “yazı” kavramı üzerinde, kim bilir, kaç on yıl veya yüz yıl düşünme ve denemelerin ardından bu düşüncelerini pratiğe geçirmeyi başarmış o yaratıcı insanları size hatırlatmak. Eğer Sümerler, kanımca insanlık tarihinin en muhteşem buluşlarından birini başarmamış olsalardı, insanlık gelişme açısından belki de asırlar kaybedecekti. Kendilerine ne kadar şükran duygusu beslesek azdır. Yani o yaratıcı insanların sayesinde beş bin yıldır yazıyor, okuyoruz.

 

Yazmak, yazılanları okumak, bana göre insanın özgürlük anlayışının gelişmesi ve her alanda yaratıcı olması açısından vazgeçilmez iki temel süreç. Latinlerin çok anlamlı söylemi ile; “sine qua non” yani ” olmazsa olmaz” iki süreç.

 

Öyle olsa da tarih bize, insan zeka ve aklının ürünü olan bu muhteşem buluştan hiç hoşlanmayanların da olduğunu gösteren örnekleri de sergiliyor. Bu hoşlanmayanların başında da, genellikle toplumları keyiflerince yönetmek isteyen “tiran” karakterli insanların geldiğini görüyoruz. Sizi, tarihin derinliklerinden bu yana yaşanan insanlık dışı acı örneklerden söz ederek yormak istemiyorum.

 

Ancak bu çerçevede, sadece düşüncelerini yazı yoluyla ifade ettikleri için, 20.yy’da faşizm altında inim inim inletilmiş Avrupalı’lardan da, ABD’nin Mc Carthy döneminde acı çekmiş aydınlardan da, SSCB’de sürgünlerde telef edilmiş yazarlardan da, Güney Amerika ülkelerinde halkları kasıp kavurmuş baskıcı rejimlerin katlettiği insanlardan da, başta Çin olmak üzere Güneydoğu Asya ülkelerindeki benzerlerinden de bahsetmeyeceğim.

 

Ülkemizde cumhuriyet döneminde, yazar, sanatçı, öğretim üyesi gibi, fikirlerini yazıya döken çok sayıda yurtseverin, 1940’lı yıllardan günümüze kadar hemen hemen her on senede bir, iktidarı ele geçiren asker ve siviller tarafından kovuşturulup, zindanlarda tutulmuş olduğunu hatırlatacağım. Anlaşılması son derece güç bu olgunun, günümüzde ne yazık ki, hala en tepelerde, “kitapların, yani yazılı belgelerin bazen mermiden daha tehlikeli olabildiği” düşünce şeklinde devam ediyor olmasının son derece hazin olduğunu belirtmekle yetineceğim.

 

Ancak bu tehdit edici iklim, tarih boyunca olduğu gibi, bugün de, aydınlanma yolunda yürüyen yurtseverlerin, yurttaşları ile iletişim sorumluluğundan kaynaklanan görevlerini yerine getirmelerine engel olmamalı.

 

Bu nedenle, Değerli Genel Yayın Yönetmeni’miz Ferhan Şaylıman’ın dediği gibi, sorumluluğumuzdan kaynaklanan görevimizi, dikkatli bir tarzda yazarak yerine getirmeye çalışacağız.

 

Umarım, yazılarımızla meraklı okuyucularımızın arayışlarına az da olsa katkıda bulunabiliriz.

Ziyaretçi Yorumları

Ersin Ertürk07 Ağustos 2018

Sönmez Bey ,
Tebrik ediyorum. Uygarlıklardan bu tarafa yazmak insanlığın gelişimiyle doğru orantılı. O halde yazmaya devam. Başarılar dilerim.
Sevgi ve dostlukla.

İlgili Terimler :