FERHAN ŞAYLIMAN YAZDI- BEN SENDEKİ BENİ SEVDİM.

Ana Sayfa » HAYATIN İÇİNDEN » FERHAN ŞAYLIMAN YAZDI- BEN SENDEKİ BENİ SEVDİM.

30.12.2018 - 15:50

Ferhan Şaylıman

Ferhan Şaylıman

yazarın tüm yazıları
FERHAN ŞAYLIMAN YAZDI- BEN SENDEKİ BENİ SEVDİM.

BEN SENDEKİ BENİ SEVDİM.

 

Bunu senden ilk duyduğumda hemen dönüp kendime bakmıştım.

Apaçık ortadaydı: Sözlerindeki büyülü güzelliği kendime mal etme yanlışına düşmek üzereydim. Hani o karşısındakini davranışlarıyla, bakış açısıyla, cinselliğiyle etkileme; bir yerden alıp başka bir yere sürükleme gücü vardır ya, ilk aklıma gelen bu olmuştu. Megalomanlık yapmamaya çabalasam da bilinçaltımdan yükselen ses gerçekten başkasın, onu değiştirdin, dönüştürdün, bunu senin dışında kimselerle başaramazdı diyordu sinsice.

Öyle miydi gerçekten?

Bir insan diğerinin varlığında kendini aştığını, çoğaldığını, ruhunun titrediğini itiraf ettiğinde söyledikleri ille de vazgeçilmezlik anlamına mı gelir? Ya da duygularını cesaretle paylaşan, kendi özvarlığıyla yetinemediği, derinlerinde kapatılması olanaksız boşluklar, eksikler hissettiği için mi diğerinin kollarına sığınır?

Bütün bu belirsizlikler arasında ısrarla sormaya devam ediyordum: Neyi başarmıştım da, sonunda o büyülü sözlerle ödüllendirmiştim: Ben sendeki beni sevdim.

Aşk kuşkusuz tek başına yaşanacak bir şey değil. Eksiklik duygusu onu ateşleyen sürecin özünde var. Yani insan biraz da tek başına üstesinden gelemeyeceklerini diğeriyle beraber alt edebileceğini düşündüğünde aşık olmaya başlıyor galiba. Örneğin sen, bendeki seni sevdiğini söylediğinde şunlardan hangisiyle en çok başın beladaydı:

Korkularınla mı?

Hani tanımını tam koyamadığın, nereden kaynaklandığını bilemediğin tedirginlikler.

Giderek vahşileşen dünyamızda, altta kalanın canı çıksın koşullarının salgın hastalık boyutunda üreterek önüne çıkana bulaştırdığı ve artık hiçbir antibiyotiğin tesir etmediği yalnızlık mikrobu.

Ya da artık tenini ısıtmayan, uyarmayan, ürpertmeyen dokunuşların yarattığı yorgunluklar.

Hep uzaklardaymışçasına kendini gurbette hissetme, bir yere ait olamama, nereye gidersen git ardında bıraktığına takılıp kalma, göçebelik hali.

Bana geldiğinde bunlardan yorgun düştüğünü bilemezdim. Belki de bilmemek farkında olmadan önce seni, sonra beni iyileştirdi. Daha doğrusu sen iyileştikçe gözlerinden yansıyanların ışığı doldu içime. Aslında yan yana durarak, yalnızca varlığını hissettirerek de birini sevmek mümkün: Fazla söze gerek kalmadan, yalanlara bulaşmadan, oynamadan, abartmadan, beklentileri çoğaltmadan, üzerine yük bindirmeden bir ilişkiyi sürdürmek.

Bunu mu başarmıştım acaba?

Yoksa beni yaşayabileceğin bir yurt olarak görüp topraklarıma göç etmeye karar verdiğinde mi başlamıştı hikâyemiz?

Sevgilim bu topraklarda ben hiç sınır koymadım, kimseyi sorgulamadım, kimsenin yaşam alanını kurallarla daraltmadım. Sırtlarında taşıdıkları korkularıyla, yalnızlıklarıyla göç edenler için böyle bir yurtta yaşamanın anlamını bunları bana söylediklerinle birleştirdiğimde kavradım: Ben sendeki beni sevdim.

İnsan ilişkilerini tanınmaz hale dönüştüren dünyamızın efendileri sınır kavgalarıyla, otoritelerini biledikleri güç gösterileriyle, yalnızca tehdit etmeye odaklı sözcükleriyle hayatlarımızı kıskaca almaya devam ededursunlar, bizim tek çaremiz kaldı: Yüreklerimizi birbirimize yurt olarak sunmak, gel benim topraklarımda yaşa diyebilmek.

Sen dünya cehenneminden kaçarken göç ettin bana.

Savaş yok, hesap yok, tehdit yok yüreğimin topraklarında.

Akıl ve ruh oradan başka nerede özgürleşebilir ki?

Ve özgürlük insanı güzelleştirir sevgilim.

O nedenle söyledin bütün bunları: Ben sendeki beni sevdim.

 

Kaynak: http://ferhansayliman.com/yazi-odasi-ben-sendeki-beni-sevdim/

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :