17 Ocak 2022 - Hoş geldiniz

BİDEN’IN 110 ÜLKENİN KATILIMIYLA DÜZENLEDİĞİ ”DEMOKRASİ” ZİRVESİ TEPKİ ÇEKTİ: DEMOKRASİNİZ PALAVRA

Ana Sayfa » DÜNYA » BİDEN’IN 110 ÜLKENİN KATILIMIYLA DÜZENLEDİĞİ ”DEMOKRASİ” ZİRVESİ TEPKİ ÇEKTİ: DEMOKRASİNİZ PALAVRA

Eklenme : 10.12.2021 - 9:26

BİDEN’IN 110 ÜLKENİN KATILIMIYLA DÜZENLEDİĞİ ”DEMOKRASİ” ZİRVESİ TEPKİ ÇEKTİ: DEMOKRASİNİZ PALAVRA

Ortadoğu ülkelerine “demokrasi” götüren ABD emperyalizmi insanlık suçlarıyla dolu kirli siciline rağmen halen dünyaya demokrasi vaat ediyor, onlarca ülkeye uyguladığı ağır ekonomik yaptırımlarla milyonlarca kişiyi açlık koşullarına sürüklerken demokrasinin garantörlüğü rolünü üstleniyor. ABD Başkanı Joe Biden’ın 110 ülkeye davet göndererek dün başlattığı “Demokrasi zirvesi” başta Çin ve Rusya’nın tepkisini çekerken yapılan açıklamalarda toplantının demokrasi ile bağdaşmadığı vurgulandı. Videokonferans yöntemiyle yapılan zirve bugün sona erecek.

DAVETLİ ÜLKELERDE DEMOKRASİ VAR MI?

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamaya göre, Biden’ın demokrasi zirvesi “dünyadaki demokratik durgunluğu tersine çevirmek ve demokrasilerin halklara hizmet etmesini sağlamak” amacında. Açıklamada “dünyada otoriterliğe karşı koyma, demokratik gerilemeye son vermeye yardımcı olma, insan hakları ve özgürlüklerin erozyonunu engelleme” gibi ifadeler de yer alırken, zirveye davetli ülkelerin bir kısmının demokrasi endeksi raporlarında geri kalan ülkeler olması dikkat çekti. Davetli olmayan ülkeler arasında Rusya ve Çin’in yanı sıra Macaristan da yer alırken demokrasi endekslerine göre, Macaristan’dan daha geride olan Filipinler ve Kongo zirveye davet edilen ülkeler oldu. Brezilya, Polonya gibi aşırı sağcı ve insan hakları ihlalleriyle anılan ülkelerin liderleri toplantıya katılırken Ortadoğu’dan ise yalnızca Irak ve İsrail’e davet gönderildi. Asya’dan Japonya ve Güney Kore’ye davet giderken Tayland ve Vietnam’ın davet edilmediği görüldü.

Türkiye de zirveye davet edilmeyen ülkeler arasında yer aldı. ABD Dışişleri’nin demokrasi ve insan haklarından sorumlu yetkilisi Uzra Zeya, Türkiye’nin toplantıya katılmamasına ilişkin bir soruya “ABD, bazıları gelişmekte olan bazıları ise güçlü demokrasilere sahip, yaptıkları taahhütler ve sergiledikleri ilerlemeyle daha adil, barışçıl dünyaya ulaşmamıza katkı sağlayan çeşitli ülkeleri davet etti” yanıtı vermişti. Beyaz Saray Basın Sekreteri Jen Psaki ise davet listesinin bir “onay veya ret damgası” anlamına gelmediğini savunmuştu.

ÇİN VE RUSYA ABD’NİN SUÇLARINI HATIRLATTI

Biden’ın zirvesi aynı zamanda Ukrayna kriziyle gerilimin yüksek olduğu Rusya ile Tayvan’a desteğiyle sert tepki gördüğü Çin’e de bir mesaj niteliğinde oldu. Rusya, ABD’yi “demokrasi ihracı” yerine uluslararası hukuka davet ederken Çin ise hem Tayvan’ın davet edilmesine tepki gösterdi hem de ABD’nin demokrasi sorunları olduğunun altını çizdi. ABD’de “Para siyaseti, kimlik siyaseti, siyasi partiler arasında kavga, siyasi kutuplaşma, toplumsal bölünme, ırksal gerilim, gelir dağılımındaki eşitsizlik” gibi sorunlarla demokrasi olmadığını belirten Çin Dışişleri Bakanlığı, “ABD demokrasiyi başka ülkelerin içişlerine karışmayı meşrulaştırmak için kullanıp daha fazla soruna yol açıyor” açıklaması yaptı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise Biden’ın zirvesini “tuhaf bir etkinlik” olarak tanımladı ve “Kimi organizatör ve destekçileri, demokrasi ve insan hakları davasını ilerletmekte dünyaya liderlik ettiklerini öne sürüyor” dedi. ABD’nin en yüksek mahkum sayısına sahip ülkelerden biri olduğu hatırlatılan açıklamada, “ABD ve müttefiklerinin ifade özgürlüğü, seçim idaresi, yolsuzluk ve insan hakları konusunda kronik sorunlar yaşaması nedeniyle ‘demokrasi neferi’ statüsü üstlenmemeleri gerektiği açık. Washington’dan gelen demokratikleştirme söylemi olabildiğince ikiyüzlü ve örnekler vermeye devam edebiliriz. Ancak buna gerek var mı?” sorusu yöneltildi.

Biden ise zirveye saatler kala dünyaya “demokrasi” vaat ettiği konuşmasının bir bölümünde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i Ukrayna’yla ilgili yaptırımla tehdit etti. Washington’da konuşan Biden, Putin’le salı günü yaptığı telefon görüşmesine ilişkin “Kibarca, fakat açıkça anlattım. Ukrayna’yı işgal etmesi halinde ağır yaptırımlar uygulanacak. Şimdiye kadar hiç görmediği ekonomik yaptırımlar. Mesajımı aldığından eminim” dedi. Washington aynı zamanda İran, Suriye, Kosova ve Uganda’da bazı yetkililere yeni yaptırımları da zirveden hemen önce açıkladı. ABD Hazine Bakanlığı’nın ekim ayında yayımlanan 2021 Yaptırımlar İnceleme raporunda, ülkelere uygulanan ekonomik yaptırım kararlarının 11 Eylül 2001’den bu yana yüzde 933 arttığı ortaya konulmuştu.

***

ABD insan hakları kavramını yok etti

ABD ve Biden yönetiminin demokrasi anlayışının yaptırım uyguladığı ülkelerde ağır ekonomik yıkım yaratmak olduğu vurgulandı. Çin Komünist Partisi’nin yayını Global Times’ta yayımlanan “Demokrasi adına kaç kötülük işlendi?” başlıklı yazıda, demokrasi zirvesi düzenleyen ABD’nin yaptırım ve ambargolarına 60 yıldır boyun eğmeyen sosyalist Küba’nın 130 milyar dolarlık ekonomik zarara uğratıldığı, İran ekonomisinin ise 1979’dan bu yana süregelen yaptırımlardan ötürü yaklaşık 1 trilyon dolarlık zarar gördüğü hatırlatıldı. Pandemide yaptırımların ekonomik yıkımı daha da artırdığı ve milyonlarca kişiyi yoksulluğa sürüklediği vurgulanan haberde, Afrika ve Güney Amerika ülkelerinin yaptırımlarla hizaya getirilmeye çalışıldığı yorumuna da yer verildi. Yazıda şu ifadeler yer aldı: “Sözde demokrasi zirvesi düzenleyen ABD ekonomik yaptırımların hedefinde olanın diktatörler değil sıradan insanlar olduğunu açıkça biliyor. Halkları yavaş yavaş açlığa ve ölüme sürüklüyor. Gelişmekte olan ülkelerin büyük çoğunluğu ise uzun yıllardır borç içinde ancak en çok kime borçlular? Hiç şüphesiz ABD. Uluslararası toplum, savaşlar ihraç eden, ‘renkli devrimler’ başlatan, ekonomik istikrarsızlığı teşvik eden ABD’nin demokrasi ve insan hakları gibi kavramların en büyük yok edicisi olduğunu anladı.”

***

‘Demokrasi’nin kalbinde İran’a saldırı hazırlığı

Demokrasi zirvesinin yapıldığı Washington’da dün ABD Genelkurmay Başkanı Mark Milley ile İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz İran’a karşı savaş senaryolarını masaya yatırdı. Reuters ajansının haberine göre, görüşmede “İran’la yeniden başlayan nükleer müzakerelerin başarısız olması halinde İran’ın nükleer tesislerini yok etmeyi hedefleyen bir askeri tatbikat hazırlığı” gündeme geldi. Üst düzey Pentagon yetkilileri ile de görüşen Gantz’ın ABD’den yeni silahların satın alımını içeren bir dizi talep ilettiği de aktarıldı. Suudi merkezli yayın Şarkul Avsat’ın haberine göre, İsrailli üst düzey askeri kaynaklar Gantz’ın İran’ın yerin derinliklerine inşa ettiği nükleer tesisleri yok etmek için gerekli yeni silahları elde etmeye çalıştığını söyledi. İsrail Dış İstihbarat Servisi Mossad’ın Başkanı David Barnea’nın hafta başında Washington’a yaptığı ziyarette, İran’ın iki nükleer gizli tesisine ilişkin dosyalar paylaştığı basında yer almıştı. Öte yandan dün, Avusturya’nın başkenti Viyana’da 5+1 olarak bilinen nükleer anlaşmanın tarafı olan ülkeler müzakereler için yeniden bir araya geldi. 29 Kasım’da başlayan müzakerelere İran heyetinin iki taslak metin sunmasının ardından istişareler için ara verilmişti.

kaynak: Birgün

Benzer Haberler

Facebook'ta Biz

Çanakkale Rent a Car Banka Kredisi diş rehberi Bozcaada Otelleri Bozcaada Otelleri Bozcaada Pansiyonları