28 Eylül 2021 - Hoş geldiniz

BOĞAZİÇİ’NDE MELİH BULU’NUN İZİNDEN GİDEN NACİ İNCİ’YE TEPKİLER BÜYÜYOR

Ana Sayfa » EĞİTİM » BOĞAZİÇİ’NDE MELİH BULU’NUN İZİNDEN GİDEN NACİ İNCİ’YE TEPKİLER BÜYÜYOR

Eklenme : 12.09.2021 - 10:00

BOĞAZİÇİ’NDE MELİH BULU’NUN İZİNDEN GİDEN NACİ İNCİ’YE TEPKİLER BÜYÜYOR

Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanan Prof. Dr. Naci İnci yönetimi tarafından 5 Eylül’de düzenlenen çevirim içi mezuniyet törenin ardından, 8 Eylül’de Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, akademisyenlerin ve mezun yakınlarının da katıldığı alternatif bir mezuniyet töreni düzenledi.

Gazete Duvar’dan Didem Mercan’nın haberine göre akademisyenler ve mezunlar alternatif tören ve Boğaziçi’nde yaşananlara ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

MUNGAN: ‘REKTÖRLÜK MEZUN KİTLESİYLE YAN YANA GELMEKTEN KORKMUŞTUR’

Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Esra Mungan, “Ülkemizi yöneten rızasız güce neredeyse tıpatıp benzer şekilde Boğaziçi Üniversitesi mikrokozmosu içinde de bir rızasız güç durumuyla karşı karşıyayız. Tabii ki burada yine de bir fark var. Ülkenin başındaki partili güç sahibi, Burhan Kuzu uydurması bir hilkat garibesi sistem sayesinde, denetlenemediğinden sınırsız düzeye yakın bir güce sahip.  Öte yandan üniversitemizi yöneten, daha doğrusu yönetemeyen güç, en tepedeki kudretli tarafından belirli bir süreliğine gücü ödünç verilmiş bir ‘aracı’ konumundadır’’ dedi ve şöyle devam etti:

‘’O açıdan öğrencilerin daha ta başında kullandıkları ‘kayyımlık’ tabiri hayli yerindedir bana göre.  Tüm uygulamalar burada bir rektörün değil, Partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denen meşruiyetten uzak oluşuma hizmet eden bir koltuğun olmasıdır. Örneğin, cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle, yani tek bir kişinin imzasıyla (hatta YÖK bile haberdar edilmeden) açıldığı tebliğ edilen bir hukuk ve iletişim fakültesine dair, ister dışarıdan paraşütle indirilen Bulu olsun, ister Bulu’nun gitmesiyle aynı araçsal göreve hevesli olan içeriden kişi ve kişiler olsun, bu ‘talimatı’ sorgulamaksızın ve telaşla uygulama çabasına girmeleri. Tabii ki durumu tüm kamuoyunun önünde tartışmasız şekilde açık eden şey, Bulu’nun kendisi bile haberdar değilken nasıl ki tek bir imza ile üniversitenin rektör koltuğuna atandıysa, yine aynı tek imzayla o görevden alınmasıydı.  Şu an atanan ve genel olarak tüm diğer üniversitelere atananların hepsi bu Demokles kılıcı altındadır.’’

Bu durum nedeniyle üniversitenin bariz şekilde yönetilemediğinin ortaya çıktığını belirten Mungan, “Öğretim kadrosu bütün sorumluluklarını yerine getirirken, 154. Mezuniyet Töreni çevrimiçi değil, hemen düzeltelim, eski tabirle “playback”e benzer biçimde, yani önden kayıt edilerek gerçekleşti!  Bu da demektir ki Rektörlük bir tören yapamamıştır çünkü 2021 mezun kitlesiyle yan yana gelmekten korkmuştur’’ dedi.

“Naci İnci demokratik bir yönetim biçimi ortaya koyabilecek mi?” sorumuzu yanıtlayan Mungan şöyle konuştu: “Bir çocuk bile bilir ki bir insan söyledikleriyle değil yaptıklarıyla değerlendirilir.  Naci İnci o açıdan ‘rüştünü’ hemen ispatlamıştır, bu tez zamanda 3 hocamızı hiçbir ikna edici gerekçe göstermeksizin (hepsinin dersleri hem öğrenciler hem bağlı oldukları birim kurulları tarafında çok olumlu değerlendirmeler almıştır) ve böylece bu hocalarımızın bağlı olduğu birim ve fakültenin iradesini hiçe sayarak ‘tek bir imzayla’ -ne kadar tanıdık geliyor- işten çıkarmıştır. O hocalar ki öğrencilerimizin en sevdiği, en beslendiği kültür derslerini vermekteydiler. Aynı şekilde üniversitemizin anayasası olan ve 2012 yılında Senatomuzca onaylanan 2012 Boğaziçi Üniversitesi Akademik İlkelerini çiğneyerek, örneğin her zamanki usullerimize uygun biçimde seçilen Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü ve Fen Bilimleri Müdürü’nü atamak yerine kendi şahsi atamalarını yapmıştır. Diğer bir deyişle Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyelerinin iradesini hiçe saymıştır. Yoksa sizce neden onca yıldır Fizik Bölümü’nde öğretim üyesi olan birinin rektör adaylığına karşı (400’den fazlası tam zamanlı öğretim üyesi olan) 700’ün üzerinde meslektaşı yüzde 95 oranında güvensizlik oyu versin?  Bu herhalde bir insanın akademik kariyerinde başına gelebilecek en korkunç şey olsa gerek.’’

DR. DİCLE: BİR YÖNETİM ZİHNİYETİNE DAİR SOMUT BİLGİLER VERİYOR

Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi ve aynı zamanda alternatif mezuniyet törenin sunucusu Dr. Esra Dicle, şöyle konuştu: “Geçen yıl pandemi koşullarına rağmen güvenli bir mezuniyet töreninin yapılabilmesi için çok detaylı, gerekli tüm tedbirlerin alındığı bir organizasyon planlanmış; törenimiz her zamanki gibi üniversitemizin Uçaksavar Spor Tesisleri sahasında mezunların, hocaların ve yönetim kadrosunun katılımıyla gerçekleştirilmişti. Bu sene ise pandemi koşulları ve önlemleri ile ilgili çalışmalar için hem bilgi ve deneyime hem de geniş bir zamana sahip olunmasına rağmen, tarihi defalarca değiştirilen genel tören çevrim içi olarak, katılıma ve yoruma kapalı, önceden kaydedilmiş bir bant yayınla savuşturuldu. Bölümlerin diploma dağıtım törenleri ise Uçaksavar Spor Tesisleri sahasında, çok geniş bir alanda yapılmasına rağmen mezunların aileleri içeri alınmadı ve aileler töreni demir parmaklıklar ardından, metal panolar arasından izlemek zorunda bırakıldı. Her ne kadar pandemi koşulları neden gösterilse de Boğaziçi Üniversitesi’nin tüm bileşenleri tarafından reddedilen, hocaların yüzde 95’inin güvensizlik oyu verdiği bir rektörün Boğaziçi Üniversitesi kamusunun karşısına çıkmaktan kaçınmasının, Boğaziçi Üniversitesi kültüründe yeri olmayan böyle sönük ve renksiz bir mezuniyet töreni yapılmasına neden olduğunu düşünmek mümkün.’’

Alternatif mezuniyet töreninin, Boğaziçi Üniversitesi’nin açık, katılımcı, barışçıl, çok sesli, çok kimlikli, ortak söz ve eylemle oluşturulmuş özgür ortamının değerlerini bir kez daha hatırlatan bir etkinlik olduğunu belirten Dicle, “Yönetimin genel mezuniyet töreni hakkındaki tasarrufu ve performansı; tek yönlü, sadece kendi sesine kulak veren, diyalog ve katılıma kapalı, merkezî ve otoriter bir görüntü sundu. Bu fotoğraf sadece bir organizasyona dair değil bir yönetim zihniyetine dair somut bilgiler veriyor’’ dedi.

‘KOLTUĞU İŞGAL ETMEKTE SAKINCA GÖRMEYEN BİRİNDEN DEMOKRATİK BİR YÖNETİM BEKLEMİYORUM’

Boğaziçi Nöbeti’nden Doruk Tunaoğlu konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, ‘’Naci İnci’nin başını çektiği okul yönetimi önce töreni Ağustos’tan Eylül’e erteledi. Sonra da Covid’i bahane ederek YouTube’dan çevrimiçi bir tören yapmaya karar verdi. Bu tören yorumlara bile kapalıydı. Protesto edilmekten bu kadar korkan bir yönetimden bahsediyoruz’’ dedi.

Alternatif Mezuniyet tarihinin iki aylık bir çalışmanın sonucu olduğunu ve  kayyımsız bir alternatif mezuniyet töreni hayal ederek yola çıktıklarını söyleyen Tunaoğlu şu bilgileri verdi: ‘’Alternatif mezuniyeti düşlerken kendimizi gerçek mezuniyeti yaparken bulduk. Herkesin kendi dekanını ve rektörünü seçebildiği alternatif diplomalar hazırladık. Törene 500’e yakın öğrenci, tahmini bir o kadar da öğrenci yakını ve 50’ye yakın akademisyen katıldı. Akademisyenler öğrencilere alternatif diplomalarını törende verdiler. Pankartlı yürüyüşler, konuşmalar, kep atma faslı ve sonunda konserler de oldu. Yönetim bu etkinliğe izin vermedi, açıkçası izin de istemedik. Kayyum olarak gördüğümüz birinden böyle bir izin istemeyi de kendimize yakıştıramayız zaten. Yani, tüm engellere rağmen bu etkinliği kendimiz yaptık.”

Benzer Haberler

Facebook'ta Biz

Çanakkale Rent a Car Banka Kredisi diş rehberi Bozcaada Otelleri Bozcaada Otelleri Bozcaada Pansiyonları