CANİP SEVİNÇ YAZDI- DOĞU AKDENİZ’DE MAVİVATAN VE MAVİ EKONOMİ

Ana Sayfa » EKONOMİ » CANİP SEVİNÇ YAZDI- DOĞU AKDENİZ’DE MAVİVATAN VE MAVİ EKONOMİ

27.05.2019 - 12:30

CANİP SEVİNÇ YAZDI- DOĞU AKDENİZ’DE MAVİVATAN VE MAVİ EKONOMİ

 

Canip SEVİNÇ

Yurtseverlik Enerji Topluluğu Başkanı

Büyük devlet adamı rahmetli Rauf Denktaş’ın “Özgürlük Kıbrıs’a denizden gelmiştir.Bu halk
50’li 60’lı yıllarda Rum çetelerinin baskısı ve kuşatmasına deniz yolu ile gelen silahlarla
direndi.1974 Mutlu Barış Harekatında Mehmetçik denizden geldi. Milletimiz ekmeğini
denizden çıkaran bir millettir.” İfadelerinin davetlilere dağıtıldığı 22. Mayıs 2019 tarihinde
İzmit Deniz Ticaret Odasında icra edilen “Doğu Akdeniz’de Mavivatan ,Mavi Ekonomi
konulu panele, Büyük denizci, Küdenfor Kurucu Direktörü Amiral Cem GÜRDENİZ beyin
davetine icabet ederek katıldım .

Gürdeniz’in isim babası olduğu mavivatan kavramını sadece deniz kuvvetlerimize
değil , tüm ulusumuza nasıl bir gurur ve onurla benimsettiğini ifade edecek güçte kelime
bulamıyorum. İzmit’te ki panelde gördüğüm, millet bugüne kadar anavatan ve yavruvatan
derken sanki unuttuğu, kaybettiği bir kardeş ismi bulmuş da bayram ediyorcasına bir de
artık mavivatan demeye hazır gibiydi.

Ve artık bu millet için anavatan, mavivatan ve yavruvatan yazılı
olmayan bir üçlü anayasal vatan tanımlaması haline gelmiş görünüyor.

Amiral Gürdeniz Mavivatan isimli kitabında ” Ülkemizin karasal yüzölçümünün yarısı kadarda denizlerde, maviliklerde sahip olduğu bir yüzölçümü daha vardır ki ( münhasır ekonomik bölge) burası
mavi vatanımızdır. Anavatanın savunması mavivatanla başlar. Mavivatan mavi
ekonomi, mavi strateji, mavi enerji,  mavi ticaret ,mavi doğal kaynaklar , mavi turizm , mavi
eğitim ve mavi güvenlik, huzur ve kalkınma demektir.” İfadelerini hatırlıyorum.

Panel sabah seansında , Doğu Akdeniz’i ve özelinde Kıbrıs’ı ekonomik potansiyelleri
yönünden değerlendiren Kıbrıs’lı akademisyen ve işadamları ile uzman katılımcılar
arasındaki görüş alışverişlerine odaklanmış iken, ikinci oturumda Türkiye-Kıbrıs arası
ekonomik ilişkiler,sorunlar,projeler konusu uzman sunumlarının ardından katılımcılarla
birlikte tartışıldı.

Amiral GÜRDENİZ  “Bu toplantılarımızda Akdeniz’ in iki yönünü tartışıyoruz.” diyerek söze girdi.
”Birinci yönü jeopolitik yönü ,ikinci yönü  de joeekonomik yönüdür. Bugün burada daha çok
Kıbrıs’ın jeoekonomik yönü konuşulacaktır .Doğu Akdeniz ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
bizim için en önemli meseledir. Çünkü 21. Yüzyılda en büyük savaş buradadır. Bu panelleri
daha önce Mersin ve KKTC’de düzenledik. Mersin, Kıbrıs’a barış gücünün gitmesinde ve
başarılı olmasında en önemli ilimizdi. Üçüncü birlikteliği Kocaeli’de yapıyoruz. Çünkü Türk
donanması Kocaeli’de. KKTC’yi Türk donanması koruyor. Diğer yandan Kocaeli Türk
ekonomisini kalkındıran bir il. Bu özellikle Kocaeli’yi çok önemli kılıyor” dedi.

Gürdeniz şöyle devam etti:

“Şuanda Doğu Akdenizde egemen güçlerinde içinde yer aldığı Doğalgaz ve Petrol
kaynaklarına yönelik önemli bir faaliyet görüldüğünü anlatan Amiral Gürdeniz ; Türkiye’ nin de kendi veri toplama,arama ve sondaj gemileri ile Doğu Akdeniz’ de bulunmasının önemli
olduğunu ve Türkiye Uluslararası Hukuku ihlal etmeden kendi ulusal imkanları ve gücü ile
Doğu Akdeniz’ de Türkiye ve Kıbrıs Türkünün çıkarlarını korumaya kararlı olduğunu
göstermiştir. Baf’ın 45 Km. batısında ilk sondaj yerinde Türk Arama gemileri 3.Mayıs’ta 2 gemi doğal
kaynak arama çalışmalarına başlamıştır. Bu önemli bir dönüm noktasıdır. Aynı anda Dnz.K.’de
131 parça gemi ile Akdenizde tatbikattadır.Arama projesininde tüm gücü ile
arkasındadır.”.Türkiye ;”Doğu Akdeniz’de Türkiye ve KKTC’nin yer almadığı ,hak ve
menfaatlerimizin dikkate alınmadığı bir projenin yaşama şansı olmadığını en etkili şekilde
dosta düşmana ilan etmiştir”

Katılımcıların çoğunluğu ikili sohbetlerde , Türkiye’nin doğalgaz ve petrol aramasında kendi
gemi ve imkanları ile Akdeniz’de bulunmasının önemli olduğunu , emperyal güçlerin çıkarları
söz konusu olduğunda uluslararası hukuku çok kolay çiğnediklerini ,hukukun da gerektiğinde
güç ile korunması gerektiğine inandıklarını ifade etmişlerdir. Diplomasininde önemine vurgu
yapılan konuşmalarda Türkiye’nin Akdeniz’ d eki ülkeler ile daha fazla iyi diplomatik ilişkiler
geliştirmesi gerektiği üzerinde durmuşlardır.Ayrıca, KKTC’nin Güney tarafında planlama
aşamasındaki Kalecik Tersanesi ve Limanını yapması bu taraftaki Doğalgaz ve Petrol
aramaları içinde önemli lojistik sağlayacaktır.”
Tarafımdan yapılan değerlendirmede; “ İşin birinci derecede uzmanı olan arkadaşlarımızla
Doğu Akdeniz Doğalgaz ve Petrol Aramalarını en yakın şekilde takip ettiğimizi ,Doğu
Akdenizde yapılacak doğalgaz keşfi ve üretimi ile hem Kıbrıs’ın ve hemde Türkiye’nin enerji
ve ekonomi sorunlarına önemli katkılar sağlanabileceğini bunun hem Kıbrıs’ın hemde
Türkiye’nin ortak en büyük projesi olduğunu ifade edilmiştir.
Türkiye’nin Doğu Akdeniz Doğalgaz ve Petrol Projesi için ilgili kurumların tamamının katılımı
ile uygun bir model içinde , multidisipliner bir anlayışla çalışma yapabilecek uzmanlarını
Diplomasisi, Deniz Hukuku , Deniz Bilimleri ve Deniz Oşinografisi ve Petrografisi gibi tüm
tarafları ile birlikte bu projede kullanabileceği bir üst organizasyona ihtiyacı vardır. Henüz
böyle bir organizsayon oluşturulmamıştır. Doğu Akdeniz Doğalgaz ve Petrol Arama ve Üretim
Projesi için gerekli ölçekte bir bütçe ayrılması gerektiği de açıktır.Bu yatırım olarak sadece
TPAO’ya bırakılamayacak kadar büyük bir iştir. Şu anda Akdeniz’de bulunan uluslararası
düzeydeki doğalgaz ve petrol arama ve üretim kuruluşlarını ,strateji ve davranışlarını iyi
bilen uzmanlarla birlikte , Akdeniz’deki arama,sondaj ve üretim stratejilerimizi birlikte ele
alan ,büyük düşünen bir çalışmayı hedef almamızın gerekmekte olduğu görülmektedir.
Panelin konusu Mavivatanda ekonomi olduğu için, Ekonomik bakış açısı ile Kıbrıs’ın Türkiyeyi
örnek alan büyük devlet modelinin büyük bir israf kapısı ve irrasyonel bir yönetim anlayışı
olduğunu belirtilerek bunun yeniden düzenlenmesinin gerekli olduğu ifade edilmiştir.226
000 nüfusu olan bir ülkede her vatandaş nerede ise kamuda çalışırken burada siyasallaşmamış bir devlet yapısı kurulamaz.Bu yapıdan verimlilik ve liyakatta beklemenin de zor olacağı anlatılmıştır.

Kıbrıs’ın en büyük ekonomik sorunu olarak yıllardan beri sabit tutulan demografik yapısı
olduğunu belirterek, bu kadar az bir insan gücü ile burada tarımda, turizmde, hizmet
sektörü de bu nüfusla yürütülemez diyerek, Türkiye’den buraya iyi planlanmış ,meslek ve
gurupları iyi belirlenmiş,yeni bir göç ve vatandaşlık kapısı mutlaka açılması gerektiğini ifade
edilmiştir.
Mevcut yapıdaki Üniversitelerde bile öğretimde kalite sorunları yaşanırken sırada daha
onlarca üniversitenin eğitimde kalite,nitelik ve nicelik düşünülmeden açılmasına izin
verilmesinin Kıbrıs’ın geleceği açısından olumlu bir etki yaratmayacağının mutlaka
düşünülmesi gerektiği üzerinde durulmuştur.
Panel daha çok Mavivatanda ekonomi başlığı altında olduğundan diğer tüm konuşmacılar
daha çok Kıbrıs’ta Balıkçılık,Yat Turizmi,Yat Tamir ve Bakımı ile Yat İmalatı,Tarım Ekonomisi
gibi ekonomik faaliyetler üzerinde yoğunlaşmışlardır.
Kıbrıs kökenli Avukat olan Bilun ELMACIOĞLU “ KKTC’ne uygulanan AMBARGOLARIN Deniz
Ticaretine Etkileri ve Uluslararası Hukuk Boyutu” konulu sunumunda ;” 1974’ten bu tarafa
Kıbrıs Türk tarafı limanlarından yük alınmasının yasak olduğuna, ambargo bulunduğuna
ilişkin alınmış herhangi bir BM Kısıtlama kararı olmamasına rağmen bazı ülkeler, Rum
armatörlerce böyle bir Ambargo olduğuna inandırılmış ve o yıldan günümüze kadar KKTC’nin
deniz ticareti baltalanmıştır” diyerek bunu belgelendirmiş ve çok büyük bir şok etkisi
yaratmıştır.
KKTC Limanları yasaklı liman diye, giren gemilere ceza uygulanmış , örnek olarak bunu yapan
HOLLANDA, DTÖ’ne şikayet edilmiş buradan gemilere cezanın yersiz olduğu ve BM’in
herhangi bir kısıtlama kararı olmadığı cevabı gelerek,1974 tarihli kısıtlama kararı GKRK’nin
bir iç hukuk kararıdır ve bu uluslararası camiayı bağlamaz cevabı gelmiştir.
2004 tarihli KOFİ ANNAN Planında ise KKTC’ne karşı yapılan yaptırımlarım değil izolasyonların
kaldırılmasına yönelik bir sirkülerde mevcut olmasına rağmen KKTC hakları ekonomik
yönden yeterince savunulamamış ve komplolara maruz kalmıştır demiştir.
Panel Amiral Sn.Gürdeniz’in teşekkür konuşması ve Mavi vatanda Doğu Akdenizdeki ulusal
çıkarlarımızın arkasında olacağız,takipçisi olacağız mesajı ile sona ermiştir.
Panel, Doğu Akdenizdeki Doğalgaz ve Petrol Aramalarımız ve Projemizden ziyade ,Doğu
Akdeniz ve Mavivatanda Ekonomi ağırlıklı bir panel olduğundan konu enerji yönünden
ziyade ekonomi yönü ile bir çok güzel değerlendirme ve tartışmanın yapıldığı önemli bir
çalışma olarak değerlendirilebilir.

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :