CANİP SEVİNÇ YAZDI- TÜRKİYE’NİN MADEN İTHALATI VE MADEN ARAMACILIĞI ORANTISIZLIĞI VARDIR

Ana Sayfa » EKONOMİ » CANİP SEVİNÇ YAZDI- TÜRKİYE’NİN MADEN İTHALATI VE MADEN ARAMACILIĞI ORANTISIZLIĞI VARDIR

28.12.2019 - 23:19

CANİP SEVİNÇ YAZDI- TÜRKİYE’NİN MADEN İTHALATI VE MADEN ARAMACILIĞI ORANTISIZLIĞI VARDIR

 

 

 

 

 

 

Canip SEVİNÇ

Yurtseverlik Enerji Topluluğu Başkanı

 

 

Türkiye maden ithalatına ortalama olarak yılda  20-25 milyar dolar dolayında bir bedel ödüyor.Bunun örneğin taş kömüründe olduğu gibi  üretimin giderek düşmesi ile son 10 yılda sıfır ithalattan gelerek  her yıl giderek  daha da artmaya başladığını ve günümüzde yılda 25 milyon ton mertebelerine ulaştığını  görüyoruz.

Diğer taraftan 1935 yılından bu yana yapılan sondajlı maden aramalarının toplamının 9,5 milyon metre olmasına karşın bu sondajlı aramaların 3,5 milyon metrelik kısmının son 3 yılda gerçekleştiğini de söyleyebiliriz.Bu  şu anlama geliyor.  Son 3 yılda maden aramacılığına büyük  bir hız ve önem  verilmiş.Hatta bir hedef olarak MTA’nın yılda 1 milyon metre sondaj hedefine ulaşması da isteniyor.Peki sondaj ve arama işleri bu kadar yoğun da  gerçek maden üretimi neden gittikçe düşüyor? Türkiye Taşkömürü Kurumu 20 yıl önce  kabaca yılda 5 milyon ton üretim yaparken  günümüzde  yılda 750 000 kg. üretim mertebesine kadar düştü.

Acaba sondaj ve aramaları , ülkemizin  maden rezerv alan ve miktarlarını belirleyerek madenlerimizi  daha hızlı bir şekilde ve tamamen yerli yabancı şirketlere pazarlayabilmek için mi  hızlandırdık?

Yeni ve gerekli  maden üretim  işletmeleri  açılmayacaksa  , sürekli olarak kaynakları maden  sondaj ,arama ve tespitine ayırarak tüketmek bir madencilik yöntemi olarak çok büyük finansal imkanlarınız yoksa kesinlikle bilimsel değildir ve yanlıştır.

Son 20 yılda yeni sondaj ve aramalar ile tespit edilen hiçbir havzada henüz bir gram maden üretimi de  yapılmamıştır. Düşük kalorili linyit kömürlerinin tespit edildiği  yeni kömür  havzalarında çevresel nedenlerle ,ulusal ve uluslararası yükümlülükler dolayısı ile kömür üretilmesi de tüketilmesi de giderek artık imkansız duruma gelmişken bu havzalarda sürekli sondaj ve arama yapmak için trilyonların harcanmasının sebebi bilimsel olamaz.Ülkemizin kaynaklarını doğru kullanmak zorundayız.

Dünyada madencilik sektöründeki krizlerin en önemli belirtilerinden birisi sondaj ve arama guruplarının işsiz kalması ve eldeki bu  mevcut  kapasitelerini diğer ülkelere ihraç ederek krizden kurtulmak isteme çabalarıdır.Ülkemizin yabancıların  bilhassa bu alanda makine ve ekipman satışı ile ortaya çıkan bu oyunlarına da gelmemeleri gerektiği düşünülmektedir.

Zonguldak taş kömürü havzası üretimin en çok düştüğü ve ülkenin en çok dışa bağımlı hale geldiği bir madencilik  alanı  olmasına rağmen, Türkiye’de sondaj ve aramaların bu kadar yoğun boyutlara geldiği  bu yıllarda nedense  bu havzada nerede ise son 20 yılda  taş kömürüne yönelik tek bir arama ve sondajda yapılmamıştır. Havzada 1970’li yıllarda yapılmış  sondaj derinlik ve nitelikleri ise   teknik olarak havzayı   tamamen  daha iyi bir görüntü ile ortaya  çıkarmaktan uzaktır. Havzanın derin madenciliğe ve derin mühendisliğe ihtiyacı vardır.Yeni sondaj ve aramalarla  elde edilecek sonuçlara göre  Zonguldak Havzasındaki 5  büyük  mevcut işletme  müdürlüğüne ilave olarak  yeni  5 işletme tekrar oluşturulmadıkça  eski havzadan daha fazla üretim yapabilmek mümkünde görünmemektedir.

Sürekli gerekli gereksiz sondaj ve aramaya kaynak ayrılacağına; yılda 5 milyar doların üzerinde ithalat yaptığımız bu alandan ulusal kaynaklarımızı üreterek ve istihdam ve katma değerde yaratarak  Cumhuriyetin kuruluş  yıllarındaki  madencilik politikamıza tekrar dönülmesi  ulusumuzun  geleceği açısından daha önemlidir.

Ziyaretçi Yorumları

Mehmet Nuri Yıldırım29 Aralık 2019

Canip bey can merhaba, makaleni okudum üzüldüm. Bu işleri yürüten tek kurum olan MTA nın başına da tıpkı KİT lerde olduğu gibi kariyeden yoksun adamların yönetici olarak getirilmesi sonucunda ülkemizin içinde bulunduğu durum maalesef budur. Ülkemizin kurucusu Atamız 1923 yılında toplanan İzmir İktisat Kongresinde diyor ki: mealen ‘Batı ilim ve fende ilerlerken bizim ülkemiz hep onların yükselişini seyrettik. Dolayısı ile batı yükselirken bizler hep geri kaldık, tarih böyle bir şey kaydetmemiştir.’ Bu gün de o günleri yaşıyoruz. Cumhuriyetimizi temeli iyi atılmış ki onlar dışarıdan, bizler de şahsi çıkarlarımız doğrultusunda onların değirmenine içeriden su taşıyarak yıkmayı beceremedik. Saygılarımla

İlgili Terimler :