23 Mayıs 2022 - Hoş geldiniz

CENGİZ ÖKSÜZ YAZDI- KÖY ENSTİTÜLERİNİ JOHN DEWEY Mİ ÖNERDİ?

Ana Sayfa » EĞİTİM » CENGİZ ÖKSÜZ YAZDI- KÖY ENSTİTÜLERİNİ JOHN DEWEY Mİ ÖNERDİ?

Eklenme : 10.03.2022 - 10:49

CENGİZ ÖKSÜZ YAZDI- KÖY ENSTİTÜLERİNİ JOHN DEWEY Mİ ÖNERDİ?

 

 

Köy Enstitülerinde uygulanan eğitim sistemi toplumda giderek daha çok ilgi görüyor. İçinde bulunduğumuz çıkmazın da etkisiyle eskiden eğitim- öğretimle uğraşanların ilgi alanında olan Köy Enstitüleri son yıllarda toplumun diğer kesimlerinin de dikkatini çekmeye başladı.

Köy Enstitülerini kurma düşüncesi kimin? Bu okulları bir Batılı eğitimbilimci mi önerdi, yoksa biz bunları herhangi bir ülkeden mi kopyaladık? Gazete köşelerinde, televizyon programlarında, dergilerde, panellerde ülkemizin ünlü köşe yazarları, akademisyenleri, aydınları ve de siyasetçileri bu konudaki görüşlerini aktarıyorlar. Kimi ünlü Amerikalı eğitimci John Dewey 1924’te ülkemize geldi, bir eğitim raporu sundu ve Köy Enstitülerini önerdi, derken, kimileri de bu tip okullar Bulgaristan’da ve Macaristan’da vardı; İsmail Hakkı Tonguç Bulgaristan’dan geldiği için, orada gördüklerini Türkiye’de uyguladı, diyor.

İsmail Hakkı Tonguç’un yaşamöyküsü, yazdıkları, yurtdışı görevlendirilmeleri, İlköğretim Genel Müdürü oluncaya dek hangi görevlerde bulunduğu bilinmeden Köy Enstitülerinin kuruluşuyla ilgili sağlıklı bilgiye ulaşılamaz.

İsmail Hakkı Tonguç, İstanbul Öğretmen Okulu’ndan 1918’de mezun oluyor. Aynı yılın eylül ayında bir grup arkadaşıyla Almanya’ya gönderiliyor. Almanya’ya giden öğrenciler oradaki karışıklıktan dolayı 19 Mayıs 1919 tarihinde ülkeye dönüyorlar. İsmail Hakkı eylül ayında Eskişehir Öğretmen Okulu’na atanıyor. Eskişehir işgal edileceği anlaşılınca Öğretmen Okulu boşaltılıyor ( 10 Temmuz 1921).  Öğretmenler Ankara’ya yürüyerek geliyor.

 

Yeniden Almanya

Ankara Hükümeti eğitimini tamamlaması için onu yeniden Almanya’ya gönderiyor ( 10.07.1921). 30.06.1922’de yurda dönüyor. İsmail Hakkı iyi derecede Almanca biliyor ve bu gidiş gelişlerinde başta eğitbilim kitapları olmak üzere tarih, toplumbilim, felsefe, coğrafya ve biyoloji alanında yazılmış kitaplarla dönüyor. Yaşamını yitirdiğinde kitaplığında 400 Almanca kitabı var. ( Dr. Engin Tonguç, İsmail Hakkı Tonguç/ Yaşamı, Öğretisi, Eylemi. Yeni Kuşak Köy Enstitüler Derneği Yayını, s. 58)

Dönüşte Konya, Adana, Ankara Öğretmen Okullarında Resim, Elişi ve Beden Eğitimi Öğretmeni olarak çalışıyor.

1925’in Mart ayında incelemeler yapmak için yeniden Avrupa’ya gönderiliyor. İki aylık sürede Almanya, Fransa ve İngiltere’de mesleki eğitim kurumlarını inceliyor, seminerlere katılıyor. Özellikle “ Kır eğitimi ve İş eğitimi” konusuna eğiliyor. Bu konuda yazılmış kitaplarla ülkeye dönüyor ve konu ile ilgili bir de rapor yazıyor.

11.03. 1926 tarihinde Okul Müzesi Müdürlüğü’ne atanıyor. Bir süre sonra bu görevinin yanında Bakanlık Yapı İşleri Komisyonu’nda da görevlendiriyor. Bu arada Bakanlığın çıkardığı Tebliğler Dergisi’nin her sayısında yazıları çıkıyor. Bu dergide çeviri yazıları da yer alıyor. İlgilendiği alan iş eğitimdir. Bu arada öğretmenler için düzenlenen hizmet içi kursları yürütüyor.

 

Bir kez daha Avrupa

Milli Eğitim Bakanlığı ders araç ve gereçlerinin alımı için onu bir kez daha Avrupa’ya gönderiyor (1.10.1929). Görev gezisi iki ay sürüyor. Engin Tonguç anlatıyor: “ İsmail Hakkı, bu görev gezisinden de daha öncekilerde olduğu gibi bir yığın kitapla döndü. Birlikte getiremediklerini da daha sonra postayla getirtecekti. Her zaman olduğu gibi, kendi öğretmenlik dalı dışındaki eğitim ve eğitbilim konularındaki kitapların yanı sıra her tür alanda ilgi duyduğu kitaplardı bunlar. Ama bu kez ağırlık eğitbilimden yanaydı.” ( Engin Tonguç, İsmail Hakkı Tonguç/ Yaşamı, Öğretisi, Eylemi. S.107)

31.12.1929 tarihinde Müze Müdürlüğü yanında ek görev olarak Gazi Eğitim Enstitüsü Resim- İş Bölümü’nün kurulması görevi veriliyor. 1934-1935 öğretim yılında da Gazi Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü görevine atanıyor. Bu görevi İlköğretim Genel Müdürlüğü görevine (3.8. 1935)  atanıncaya dek sürüyor.

Tonguç,  eğitim alanında ülkemizde Tanzimat’tan bu yana yapılanları ve ülkemizin ünlü eğitimcilerini inceler. Dünyada adı bilinen Dewey, Pestalozzi, Kerschensteiner, Gaudig, Paulsen gibi zamanın önde gelen eğitimcilerini yakından izler. Onlardan çeviriler yapar ve yayımlar.

Tonguç, yabancı eğitimbilimcilerin kendi ülkelerinin gelişkinlik durumlarına göre, yani gelişmiş kapitalist ekonomilere göre eğitim planladıklarını anlar; halbuki 1930’lar Türkiye’sinin köyünde doğru dürüst ne ziraat aracı ne de teknoloji vardır. Gelişmiş kapitalist ülkelerin gereksindiği insan ile Türkiye kırının gereksindiği insan aynı değildir. Kırk bin köyün otuz beş bininde okul yoktur. 1935 yılına gelindiği halde, Devrim köye girememiştir. Üretim ilkel araçlarla yapılmaktadır. Köy pazara açık değildir. Köyü içten canlandırmadan köy kalkınması olanaksızdır. Bunun için köy için planlanan eğitim, yalnız okumaz yazmazlığı yenmek için değil, köye öğretmen dışında yararlı eleman yetiştirmek için olmalıdır. Bu da köyden alınıp köy için yetiştirilecek elemanlarla yapılacaktır; çünkü kentte büyüyen çocuk köy koşullarına dayanamamaktadır.

Köy Enstitüleri John Dewey’nin önerisiyle oluşturulmuştur, Bulgaristan’dan alınmıştır gibi savlar ileri sürenler Tonguç’un bu alanda yazdığı yazıları ve kitapları okumayanlardır.” İş ve Meslek Eğitimi”( 1933) , ile “Canlandırılacak Köy “(1939) kitaplarını okumak bile Tonguç’un iş eğitimi konusunda yıllardır nasıl hazırlandığını anlamaya yeter.

İş içinde, iş aracılığıyla, iş için ilkesiyle eğitim- öğretim yapan Eğitmen Kursları ve Köy Enstitüleri köyün istediği elemanı yetiştirmiştir. Dünyanın hiçbir ülkesinde böylesine devasa boyutta bir iş eğitimi uygulanmamıştır.

 

Eğitmen Kursları, Köy Öğretmen Okulları ve Köy Enstitüleri

CHP’nin 4. Kurultayı 1935’te yapılır. Bu kurultayda köy eğitimi konusu gündemin en önemli konusudur. Kurultay köy eğitimi konusunda yazılan bir raporu onaylar. Milli Eğitim Bakanı Saffet Arıkan bu raporu Tonguç’a okuması için verir. Tonguç raporu beğenmeyince, Arıkan bir rapor da sen yaz bakalım, der. Tonguç kısa süre içinde köy eğitimiyle ilgili raporu yazar. Bu raporu Atatürk, İnönü, Arıkan bir gece sabaha dek incelerler ve raporun uygulanmasını isterler.

1936 yılının Temmuz ayında ilk Eğitmen Kursu açılır ve daha sonra da arkası gelir. 1937-1939 arasında dört Köy Öğretmen Okulu açılır. 1940’ın Nisan ayında Köy Enstitüsü yasası çıkınca bu okullar Köy Enstitüsü adını alır. O yıl ülkemizin değişik bölgelerine on Köy Enstitüsü açılır.

İsmail Hakkı Tonguç incelemelerde bulunmak üzere 1938’de bir kez daha Avrupa’ya gider.

Köy Enstitüleri kuruluşları tamamlanmadan kapatılmıştır. Hasan Ali Yücel 1946 yılının Ağustos ayında Milli Eğitim Bakanı olarak atanmayınca, Tonguç da aynı yılın eylül ayında görevinden alınmıştır. 1946’nın sonunda 1943 programı kaldırılmıştır. 1946’dan sonra uygulanan program Köy Enstitülerinin özgün programı değildir.

Köy Enstitülerinin kuramcısı ve uygulayıcısı Tonguç’tur; Köy Enstitüleri özgün eğitim kurumlarıdır. Hasan Ali Yücel’in dediği gibi, Köy Enstitüleri bizimdir.

 

Cengiz Öksüz

Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği İstanbul Şubesi Başkanı

 

 

 

Benzer Haberler

Facebook'ta Biz

Çanakkale Rent a Car Banka Kredisi diş rehberi Bozcaada Otelleri Bozcaada Otelleri Bozcaada Pansiyonları