CHP: KURULTAY VE İMZA SÜRECİ- ERGÜN AYDOĞAN

Ana Sayfa » İÇ ve DIŞ SİYASET » CHP: KURULTAY VE İMZA SÜRECİ- ERGÜN AYDOĞAN

23.07.2018 - 18:17

Ergun Aydoğan

Ergun Aydoğan

yazarın tüm yazıları
CHP: KURULTAY VE İMZA SÜRECİ- ERGÜN AYDOĞAN

 

CHP; Kurultay, imza süreci…

24 Haziran seçimleri bitmiş, rejimin değiştiği ikinci defa tescillenmiş, 16 yıldır ülkeyi yöneten Erdoğan, ülkeyi tamamen teslim almış, her gün başka bir ciddi ‘tartışılması’ gereken kararname çıkarıyor. Kararnamelerle ülkeyi yönetiyor. Sözde, çıkarılan kararnamelere karşı Meclis’ten yasa çıkarsa, yasa geçerli olacaktı; kararnamelere karşı yasa çıkaracak Meclis yok!

CHP’nin gündemi: Kurultay…

CHP kaybetmiş. Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce parti oylarından yüzde 8 fazla oy aldığı, yüzde 30’u geçtiği için kendini başarılı sayarak Kemal Kılıçdaroğlu’nun görevi kendisine bırakmasını, onursal genel başkan olmasını, grup başkanı olarak Meclis’te görevi sürdürme teklifini; Kemal Kılıçdaroğlu kabul etmeyince. Olağanüstü Kurultay için delegelerden imza toplama süreci başlatıldı.

Bir hafta içinde, bin 266 delege sayısının salt çoğunluğu olan ‘634’ bulunamadı. Yasal süre için daha bir hafta var. Geçen bir hafta içinde değişim diyen imzacılar ellerindeki delege imza sayılarını kamuoyuyla paylaşırken, genel merkez ise açıklanan rakamların aksine farklı rakamlar telaffuz etti. En son Cuma günü imzacıların elimizde ‘604’ imza oldu açıklamasına karşılık genel merkez; elinize ulaşan ‘604’ salt çoğunluğa yakın imza varsa teslim edin gereğini yapalım teklifine; imzacılar, daha yasal süremiz var biz, gereken ve üzeri imzayı yasal süre içinde teslim edeceğiz açıklamasını yaptı. Araya hafta sonu girdi, bugünden itibaren süreç hafta sonuna kadar sürecek.

Salt çoğunluk olan ‘634’ imza toplanırsa zorunlu olağanüstü kurultay toplanacak. Varsayalım ‘634’e ulaşılamadı, ‘625’te kaldı ne olacak. Kurultay toplanmayacak mı? Genel Merkez kendisini başarılı mı sayacak?

CHP bu seçimden başarısız bir sonuçla çıkmıştır. Kurultay tartışmasının başlayacağı çok önceden belli iken keşke imza süreci ile parti içinde ayrışmalara yol açmadan; seçim sonuçlarını da değerlendiren tartışma ve kurultay sürecini imzaya gerek kalmadan genel başkan başlatmış olabilseydi. CHP yönetiminin seçim sonuçlarını başarı gören anlayışı, toplumun kendine olan güvenini hızla yitirmektedir. CHP, topluma umut olma umudunu yok etmektedir.

Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde bir heyecanın doğduğu, umudun ortaya çıktığı doğrudur. Belki kitleler uzun süre sonra, galiba bu defa olacak, kazanacağız umuduna kapıldı. O umut, iyi yönetilebildi mi… o ayrı. Partinin seçim sonrası neyi nerede doğru, nerede yanlış yaptık değerlendirmelerini yapmak, eksikleri tespit edip bir sonraki seçimlere eksikler giderilerek hazırlanmak yerine; kurultay tartışmaları ile umutsuzluğa yol açıyor.

Oy veren seçmen bile ‘umutlandık, heyecanlandık, kazanacağımıza inandık, nasıl oldu bir türlü anlamadık. Seçim şokunu üzerimizden atamadan hemen kurultay tartışması çıktı, durun üzerimizden şoku atalım’, kurultaya değil, kurultayın toplanma yöntemine itiraz ediyor.

CHP seçimin kazananı mı, değil. Kurultay olmalı mı, imza toplama sürecine gerek kalmadan olmalıydı. Ve de sadece kişilerin değişimi ile sınırlı bir kurultay değil. Tüzük… Program… Kadro… politikaların sorgulandığı, uygulamaların gözden geçirildiği bir kurultay.

Siyasi ideolojisini belirlemeli. Kendi mahallesini yok sayarak, sürekli karşı mahallenin sempatisini almak için kendi olmaktan vazgeçme politikasını bırakmalıdır.

Erdoğan, almış ülkeyi bir bilinmezliğe götürürken, ikiye bölünmüş bir parti her gün; parti yönetimi adına bir yöneticinin, kurultay isteyenlere karşılık veren açıklamaları… Kurultay isteyenlerin imzalar üzerinden genel merkeze mesajları, CHP’ye olan güveni sarsmaktadır. CHP; sen mi, ben mi tartışmasına aralıksız devam ederken, topluma ne kadar güven verebilir?

Kişileri aşan, köklü bir yenilenmeye ihtiyaç kaçınılmaz bir zorunluluktur…

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :