YEREL SEÇİMLERE KADAR İDARE ET: Bu bütçe ekonomik krizle mücadele için gerekli argümanları barındırmamakta, sadece kamu yatırımlarında tasarrufu ön plana çıkarmaktadır. Lüks harcamalar, şaşalı açılış törenleri, birkaç ilde devam eden Cumhurbaşkanlığı konut yatırımları ve harcamaları için herhangi bir sınırlama getirilmemektedir. İktidar partisi süreci yerel seçimlere kadar idare et, kamuda kısmi tasarruf et, teşvik ver, emeği baskıla ve bekle anlayışı ile götürmek kararlılığındadır.

BU GAYRİCİDDİLİĞİN SONU IMF KAPISIDIR: Ekonomi yönetiminde hâlâ Türkiye’nin dünyanın en büyük 17’nci ekonomisi olduğu zannedilmektedir. Ama Türkiye 2019’da Uluslararası Para Fonu’nun 631 milyar dolarlık millî gelir tahminiyle, dünyanın en büyük 20 ekonomisi liginde 20’nciliğe yani son sıraya gerilemektedir. Bu rahatlığın, bu gayriciddiliğin sonu IMF kapısıdır. Artık oyunun kurallarını değiştirecek ve dünya piyasalarına ülkenin yeni bir hikâye yazmakta olduğunu gösteren demokratikleşme ve ekonomik reform hamlesinin başlatılması gerekir.

5 ACİL PROBLEME KARŞI KAPSAMLI DÖNÜŞÜM ŞART: 2019 yılına girerken, önümüzdeki fotoğraf bugün Türkiye ekonomisinin 5 acil problemi olduğunu ortaya koymaktadır. Yüksek borçluluk, arz yönlü yüksek enflasyon, durgunluk, yüksek işsizlik ve giderek büyüyen eşitsizlikler. İşsizlik sorununu çözemeyen, eşitsizlikleri derinleştiren, borçlanmadan gerçekleşemeyen büyüme modeli, neoliberal politikalar terk edilmelidir. Ekonomide kapsamlı bir dönüşümü gerçekleştirmek gerekmektedir. İşsizlik, eşitsizlik, borçluluk, durgunluk, enflasyon yaratan bir büyüme modeline sahip olan olan bir ekonominin, bütçe önceliklerinin de ekonomik ve sosyal politikalarla eşitsizlikleri gidermek ve genelde üretimi, özelde de yüksek katma değerli üretimi arttıracak bir kalkınma modeline geçmek olması gerekir.