CHP’DE REZÜDİEL (KALAN) GÜÇLERE DÜŞEN GÖREV- ERSİN ERTÜRK

Ana Sayfa » İÇ ve DIŞ SİYASET » CHP’DE REZÜDİEL (KALAN) GÜÇLERE DÜŞEN GÖREV- ERSİN ERTÜRK

05.08.2018 - 17:01

Ersin Ertürk

Ersin Ertürk

yazarın tüm yazıları
CHP’DE REZÜDİEL (KALAN) GÜÇLERE DÜŞEN GÖREV- ERSİN ERTÜRK

((Rezidüel (Tortu)hacim: Akciğerlerdeki kirli havanın en güçlü bir  şekilde atılmasından sonra orada geriye kalan temiz hava miktarı.)

CHP’deki Kurultay isteme ve yaptırmama sürecinin sonunda kazananın olmadığı görülüyor.

Ancak kaybedenin CHP olduğu apaçık ortada.

Muhalefetin imza toplaması,  genel merkezin de imzaya karşı olması kadar doğal bir durum düşünülemez. Her iki tarafta demokratik haklarını kullanıyor: Ancak doğal olmayan bu sürecin iyi yönetilememesi.

İmza verenler kendilerini değişimci, vermeyenleri ise statükocu olarak nitelerken; imza vermeyenler de  yerel seçimler öncesi kurultayın sakıncalı olduğunu, imza verenlerin de partinin başarısını engelleyerek bölücü duruma düşürdüklerini söylüyorlar.

İşte tam da burada her iki tarafa zorlamalarla partiyi kutuplaştırdıklarını birilerinin söylemesi gerekir.

İktidarın tüm olumsuzluklarla ülkeyi ikiye böldüğü bir dönem de CHP’de de partiyi ikiye bölmeyi başardılar.

Bunda en önemli sorumluluk genel merkezde. Tayyip’i suçladıkları her konunun aynısını kendileri yapıyor.
AKP karşısında CHP nasıl başarısız bir muhalefet yapıyorsa, CHP içinde de muhalefet aynı başarısızlığı sergiliyor. Çünkü tutarlı davranmıyorlar.

CHP’nin iyi yönetilmediğini gördükleri halde hiç seslerini çıkarmayanlar, ne zaman milletvekili adayı gösterilmediler, işte o aşamada başladı seslerin yükselmesi.

Genel Başkan ve yönetimi oligarşik yapıyı koruma derdine düşmüşken, muhalefet de oligarşik yapıya yelken açmış durumda: Bu nedenle rejim değişiminde CHP yönetimlerinin ne kadar sorumluluğu varsa, o gün sessiz kalanlarında aynı derecede sorumluluğu vardır.

Şimdi her iki tarafın da tavrına bakalım:

Dokuz seçim kaybedildi hemen istifa edilmeli derken evet doğru söylüyorlar, hemen görevi bırakmalılar ancak bunu isteyen arkadaşlar o dönemde hangi konumdaydılar?  Tabiki birçoğu milletvekili ve aynı zamanda PM üyesiydi.

O zaman değişim için tüzük değişikliği dahil hangi öneriyi getirdiler, ona bakmak gerekiyor.
Oligarşik yapının delegeleri ile seçimler kaydedilirken değişimle ilgili her hangi bir istemleri olmuş mu? Hayır.
Bu delegeler bırakın değişim istemelerini hatta bu günkü yönetimlerin statükolarını korumak adına değişim isteyenlere karşı durmuşlardı. O halde aynı delege şimdi ne oldu da değişim istiyor? Çok basit, milletvekili adayı olamadığı için.

Peki diğer taraftan değişim istemeyenler hangi görevdeydi? Milletvekilliğinin yanında hem PM, hem MYK üyesi. O halde bu arkadaşlar genel seçimde başarısız olacaklarını bilmiyorlar mıydı? Tabii ki biliyorlardı. O zaman ülkede rejim değişirken neden sıkı sıkıya yapıştıkları koltuklarını bırakmamak için her türlü oyuna başvuruyorlar? Çok basit: Ülkede iktidar olmak zorlu bir iş ama partide iktidarını sürdürnek daha kolay.

Tüm bunların kamuoyuna yansıması nasıl oluyor? CHP algısı yıpranıyor ve kaybeden parti oluyor.

Yandaş takımı başta olmak üzere sosyal medyada CHP’nin yok olması için el birliği ile saldırılar devam ediyor. Kazanan yok ama kaybeden belli: Adı CHP. İşte sonuç ortada ve parti ikiye bölünmüş durumda.

Tüm bunlara karşın umutsuz olmaya gerek yok. Umudumuzun artması için gerekçelerimiz var.

Hala ayrışmayan ve partiye sahip çıkmaya devam eden gerçek  partililer var. Onlar iyi ki de varlar. Onlar bu partinin rezüdül( kalan) güçleri.

Değişim tepeden gerçekleşmez; gerçekleşse de bu sen git ben geleyim değişimi olur ki aralarında hiç bir fark yoktur.

Değişimin iki yolu var: Ya Yeni CHP gibi sağcılaşma,  ya da Altı Ok ilkeleri doğrultusunda ilerlemek.

İleriye gidebilmenin çözümü en az bir hafta süreyle yapılacak çalıştaydır. Bunun hemen devamında olması gerekense demokratik ve çağdaş bir tüzük eşliğinde hazırlanmış program önerileri ile toplanacak seçimsiz kurultayıdır. Sonrası kendiliğinden gelecektir.

Bunun içinde rezüdiüel (kalan) güçlere büyük görev düşüyor. Öyle kenarda oturmak yok. Tarihi görev onlara kalıyor: O da CHP’ye sahip çıkmaktır.

Haydi o zaman hep beraber görev başına.

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :