CUMHURİYET’TEN GÜNÜMÜZE SAVUNMA SANAYİİ- EROL AKKAYA

Ana Sayfa » EKONOMİ » CUMHURİYET’TEN GÜNÜMÜZE SAVUNMA SANAYİİ- EROL AKKAYA

25.04.2018 - 22:54

CUMHURİYET’TEN GÜNÜMÜZE SAVUNMA SANAYİİ- EROL AKKAYA

 

Cumhuriyetin ilk yıllarında savunma sanayine ilişkin hiçbir altyapı devralınmamıştır. Kurtuluş savaşını gerçekleştiren kadrolar savunma sanayinin çalışmalarına başlamıştır. İlk planlı dönemde sanayileşme  devletin  yönlendirilmesiyle  geliştirilmesi öngörülmüştür. 1921 yılında Askeri Fabrikalar Umum Müdürlüğü kurulmuş. Ankara’da ilk Hafif Silah ve Top Tamir Atölyesi- Fişek Fabrikası kurularak başlamıştır. 1926 yılında Gölcük Tersanesi kurulmuş Denizcilik Sanayinin temelleri oluşmuştur. Yine ayni yıl 1926 da Havacılık Sanayi çalışmaları  Kayseri de Tayyare ve Motor Türk A.Ş.( TAMTAŞ) uçak fabrikası ile başlamıştır . Bu fabrika kurulduğunda dünyada çok ülkede uçak fabrikası yoktu. Daha sonra entegre tesisler; Mühimmat Fabrikası, Barut Fabrikası, Pirinç Fabrikası, Silah Fabrikası,Top Fabrikası ,Vasıflı Çelik Fabrikası,Makine Fabrikası,Roket fabrikası ,Maske Fabrikası, İş Makinaları Fabrikası v.b onlarca fabrika o yıllarda kurulmuştur.

1950 yılına kadar devam eden süreç daha sonra MKEK (KİT)  dönemi ile devam etmiştir. MKEK Savunma  sanayinde kendi fabrikalarının yanında Türk Traktör Fabrikası,Trakmak, Tofaş Otomobil Fabrikası, Tofaş Oto Ticaret, Tügsaş,Nitromak, Roketsan vb. ilk kurulan fabrikaların kurucusu olmuştur. Büyük sanayi kuruluşlarının kurulmalarına büyük ortak olarak öncülük etmiştir. Sanayimiz için yetişmiş insan gücü ile bir okul, teknolojik gücü ile de bir ekol oluşturmuştur.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ABD den gelen ve diğer ülkelerden gelen yardımlarla savunma sanayi duraksama yaşamıştır.1 970’li yıllar ile birlikte, Türkiye’nin coğrafi konumu Kıbrıs çıkarmasında yaşanan ambargolar ile kamuoyunun desteği ve geçmiş hükümetlerin olumlu yaklaşımı sektörün gelişiminde  çok önemli rol oynamıştır.

1970’te kurulan Türk Hava Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı( THKGV), sonra kurulan (1972  )Türk Donanma Vakfı, 1981 de TDKGV adını almış ;1987 de kara, deniz, hava vakıfları birleştirilerek Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı( TSKGVakfı) ile yeni bir döneme girmiştir,yeni yatırımlarla güçlenmiştir.

Bu dönemde  TÜBİTAK SAGE ,TÜBİTAK MAM 1972,TUSAŞ 1973,ASELSAN 1975,HAVELSAN 1982,TAI 1984 ,TEİ 1985, MİKES 1987,ROKETSAN1988  kurulmuştur.Özel sektörde de FNSS 1987, MARCONI KOMÜNİKASYON (1989),  THOMSON-TEKFEN Radar (1990),NUROL,OTOKAR,BMC, MAN,MERCEDES 1985 sonra bu  firmalar da savunma sanayinde de  öne çıktılar.

1985 yılında SAVUNMA SANAYİ MÜŞTEŞARLIGI (SSM) kuruldu. Mali kaynak için Savunma Sanayi Destekleme Fonu(SSDF) ,karar organı olarak SAVUNMA SANAYİ İCRA KOMİTESİ devreye girdi sisteme yön vermeye başladı.

1985 -2000 yılları arasında ulusal ve uluslar arası ortaklıklarla (stinger,zırhlı muharebe aracı,F-16 savaş uçağı v.b)   sanayileşme deneyimi geliştirildi.

Onlarca proje arasında Kara Kuvvetleri Komutanlığı KAYSERİ Askeri Fabrikasın da TAMAY- tank kurtarıcı, Elmadağ Roket Fabrikasında TAMKAR VE TAMGEÇ-mayınlı sahalardan geçit açma sistemleri üretilmiştir. Silahlı Kuvvetlerdeki modernizasyon hamlesi sırasında K.K.K tank modernizasyonu M44 ve M52 Kundağı Motorlu Obüs modernizasyonundan büyük tecrübe elde etmiştir. 1996 yılında elde ettiği bu tecrübelerle 155 MM KUNDAĞI MOTORLU FIRTINA OBÜSÜ imalini Adapazarı Arifiye Tank Fabrikasında gerçekleştirmiştir. K.K.K. envanterine 2000 yılında girmiştir. Bugün adını televizyonlardan sıkça duyduğumuz bu sistemler ordumuz tarafından Fırat Kalkanı ve Afrin operasyonlarında başarı ile kullanılmaktadır.

1995 yılında çalışmalarına başlanan modern tank imali projesi ALTAY TANKI adıyla son yıllarda KOÇ GRUBU-Otomarsan tarafından projelendirme çalışmaları bitirilmiş. 23 yıldır çalışmaları yapılan proje ne yazık ki bugüne kadar hayata geçirilememiştir. Şu anda ihale aşamasında olan proje bir an önce bitirilmeli  ordumuzun envanterine girmeli  ve dünya pazarlarında yerini almalıdır.

1997 yıllarında K.K.K koordinasyonunda ilk yerli 40 km. atış yapan 122mm Sakarya Çok Namlulu Topçu Roketi, MKE, Roketsan ve Kale Kalıp tarafından milli imkanlarla geliştirilmiştir. Sakarya ismi de eski KKK (E)Orgeneral Hikmet Köksal tarafından Sakarya Meydan Muharebesi’nin anısına SAKARYA olarak konmuştur.

TAI tarafından F16 uçaklarının üretilmesinin yanında- insansız hava araçlarının prototipleri üzerindeki tecrübeleri ve çalışmaları ile bugün özel sektör tarafından da üretilen İHA’ lar güneydoğuda ve AFRİN operasyonlarında başarı ile kullanılmaktadır.

Bu dönem hedef özgün ürün geliştirerek yurt içinden öncelikli tedarik yöntemi benimsenmiştir. MKEK,ASELSAN,HAVELSAN,ROKETSAN,TAI,TEİ ve özel firmalar tarafından bugün onlarca büyük proje yürütülmektedir,sektörde yer alan çok önemli gelişmelerin kaynağı olmuştur.

2016 yılı dünya savunma sanayi ilk 100 firma arasında en çok ABD 38 firması ile ilk sırayı almaktadır. ASELSAN 57. sırada,TAI (TUSAŞ) 61.sıra, ROKETSAN 98.sırada 3 TÜRK firması yer almaktadır. 100 büyük firma üretimi toplamı 371 milyar dolardır (SIPRI RAPORLARI). Dünya pazarlarında  rekabet gücü nedeni ile Hindistan ,Güney Kore, Brezilya,Çin, Güney Afrika gibi ülkelerin yanında Türkiye’de bulundukları bölgenin güç odağı olarak gösterilmektedir. (SIPRI)

SAVUNMA HARCAMALARINDA İLK 15 ÜLKE( milyar-dolar)

1-)ABD  611 milyar dolar, 2-)ÇİN 215 milyar dolar,3-)RUSYA 69,2 milyar dolar,4-) SUUDİ ARABİSTAN  63,7 Milyar dolar,        5-)HİNDİSTAN 55,9 milyar dolar,6-)FRANSA 55,7 milyar dolar,7-)İNGİLTERE 48,3 milyar dolar,8-)JAPONYA 46,1 milyar dolar,9-)ALMANYA 41,1Milyar dolar   10-)GÜNEY KORE 36,8 milyar dolar,11-)İTALYA 27,9 milyar dolar,12-)Avustralya 24,6 milyar dolar,13-)BREZİLYA 23,7 milyar dolar,14-)BAE 22,8 milyar dolar,15-)İSRAİL 18,0 milyar dolar.

15 Ülkenin toplamı 1.360 trilyon dolardır. Savunma ve güvenlik harcamaları dünya ticaret hacmi ile orantılı olarak gelişmektedir.   41.142 trilyon dolar olan dünya ticaret hacmi içinde savunma harcamaları  1.686 trilyon dolarlık bir yer tutmaktadır.

Türkiye 2013 yılında 15. sırada iken 2016 da 18. sırada yer almıştır.2016 yılı 14,974 milyar dolarlık bir savunma harcaması yapılmıştır.2017 yılı Türkiye güvenlik güçleri bütçe değerlerine baktığımızda Bütçe ve  Mali Kontrol Genel Müdürlüğü verilerine göre  harcamaların toplamı 78.732.707.000 milyar Türk Lirası’dır.Bunun  MSB için 28.676.642.000 Türk Lirası, Emniyet Genel Müdürlüğü için 23.218.446.000 Türk Lirası harcama yapılmıştır.Bunun içinde önemli bir bölüm personel giderleridir

Savunma ve Havacılık Sanayi 2016 yılı itibariyle 5.968 milyar dolar tutarında şirketlerin üretim cirosu yapmıştır. Bunun yurt dışı satış gelirleri 1.953 milyar dolardır.  İthalatımız ise 1.289 milyar dolardır, bunun %40 ABD den,%48 i Avrupa dan, %12 diğer ülkelerden yapılmaktadır.  AR-GE harcamaları ise 1.254 milyar dolardır.

Savunma sanayi  kritik günlerde gündeme  getirilecek ve daha sonra unutulacak veya ikinci plana  alınacak bir sektör değildir. Sektör her zaman dinamik en son teknolojiyi kullanan, dünyadaki gelişmeleri takip eden dinamik, rekabetçi ve başarılı yönetim yeteneği olan bir yapıda olması  gerekmektedir. Sektörde silah, mühimmat sistemleri üretmek için yapılan Ar-Ge’ler, üretim kapasitesini her zaman hazır tutma yüksek  maliyetler getirmektedir. Savaş anında lazım olacak sistemlerin barış zamanı hazır tutulması ülke ekonomisine belli maliyetler, külfetler getirmektedir. Bunlara rağmen her zaman sektörde iş yapan tesisler açık ve çalışır olması gerekmektedir. Sektörde üretimlerde millilik ve özgün tasarım ilkelerinin hali hazırda istenilen seviyede olduğunu söylemek mümkün değildir. Türk  savunma  sanayi  yüksek  kaliteli ürünlerine karşı birkaç firma dışında uluslararası markalaşmayı başaramamıştır.

Dünyada gelişmiş ülkelerde savunma sanayin de genel yaklaşım ortalama şöyledir. Ülkeler savunma sanayini ulusal egemenliğin şartı olarak görmektedir. Ülkeler savunma sanayi sektörünü yönlendirmekte,gizliliğini yasal düzenlemelerle korumakta ve gelişmesini desteklemektedir.Savunma sistem tedariklerini serbest ticaret konusu yapmamaktadır.Şirketlerinin menfaatlerini gözetmektedir.Önemli stratejik ürünlerde benzer, dublikasyon üretimlere devlet yönlendirme yapabilmektedir.Ülkeler silah satışlarında dış ilişkilerini göz önüne almakta savunma ürünlerini kendi ülke menfaatleri için değerlendirip kullanmaktadır.

TAI’ de F-16 ve Casa Hafif Nakliye uçaklarının montaj hattının kurularak yapılan üretimin, gerçek anlamda teknoloji transferine imkan vermediği görülmüştür. Montaj hattı ile yapılan yatırımın, sistemin bakım onarımına yönelik başarılı hizmet ettiği, ancak kritik teknolojide dışa bağımlılığı yeterli oranda azaltamamıştır. Savunma sanayin de bundan sonraki hedefin, rotanın, komple sistem üretim teknolojisine sahip olmaktan ziyade, belli alt sistemlerde (iniş takımları, cockpic, aviyonik, elektronik harp gibi) teknolojiye sahip olmak ve sistem entegrasyonu için gerekli deneyimlere sahip olmak şeklinde olmalıdır. Diğer taraftan son zamanlarda mevcut alt yapı yeteri kadar araştırılmadan, sistem üretimine yönelik dublikasyon yatırımlar yapılarak kaynak israfına neden olunmaktadır. ( Tabanca üretimi,fişek üretimi, ihaleli işler, IHA üretimlerinde TAİ,BAYKAR,VESTEL,KALE KALIP gibi)

Dışa bağımlı olduğumuz, silah, mühimmat ve askeri teçhizatlarda bugünlerde olduğu gibi ambargo uygulamalarına karşı  karşıya kalıyoruz. Bu uygulamalara maruz kalmamak için dikkatli, planlı programlı olmalıyız. Stratejik üretimlerin yerli üretilmemesi önemli darboğazlar yaratabilir, çünkü kritik zamanlarda mal temininde tedarikte zorluklar olabilir, savunmamızı zora düşürebiliriz. Sektörde yapılan anlaşmalarda uluslararası ilişkileri iyi yürütülmeliyiz.

TSK ihtiyaçlarının yurtiçinden karşılanma oranının resmi söylemlerde farklı rakamlar beyan edilmesine karşın belirtilen %50,%70’nin de üzerine çıkması önemli bir başarı kabul edilebilir. Bu büyük kuruluşları üstün yetenekli sektöre hakim liyakatli yöneticilerle yönetmelidir. Sektörde çalışanlar belli bir hizmet süresinden sonra tecrübe sahibi olmaktadır. Savunma güvenlik harcamalarının TBMM tarafından denetlenmesi önemlidir. Savunma sanayine ayrılan kaynağın mali ve idari desteğinin sağlanması ve iyi koordine edilmesi gereklidir.

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün  temellerini attığı tüm sektörler gibi savunma sanayinde de Üretilen roket ve füzeler, simülatörler, elekro-optik ürünler, radarlar, zırhlı  taktik paletli ve tekerlekli  araçlar, deniz platformları, hava platformları helikopterler, uçaklar, milli piyade tüfeği vb ürünlerde birçok ürün üretme kabiliyetine ulaşan savunma sanayimiz de yerlilik oranlarımızı artırmalıyız ve kendi markalarımızla dünya pazarlarında yerimizi almalıyız. Bir ülkenin savunma gücü;  ulusal silahlı kuvvetlerin ve bu kuvvetleri destekleyen güçlü bir savunma sanayinin varlığına bağlıdır. Güçlü bir savunma sanayimizin olması hepimizin gurur kaynağı olur.

 

EROL AKKAYA- FİŞEKSAN ESKİ GENEL MÜDÜRÜ

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :