SICAK ANALİZ- DEMİRÖREN MEDYA BAŞKANI MEHMET SOYSAL, İNTERNET MEDYASINI NİÇİN BELEŞ OKUYUCULUKLA SUÇLADI?

Ana Sayfa » GÜNCEL » SICAK ANALİZ- DEMİRÖREN MEDYA BAŞKANI MEHMET SOYSAL, İNTERNET MEDYASINI NİÇİN BELEŞ OKUYUCULUKLA SUÇLADI?

13.11.2018 - 16:03

SICAK ANALİZ- DEMİRÖREN MEDYA BAŞKANI MEHMET SOYSAL, İNTERNET MEDYASINI NİÇİN BELEŞ OKUYUCULUKLA SUÇLADI?

Türkiye’de basın özürlüğünün yerlerde süründüğü bir aşamada Demirören Medya Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soysal’ın, Milliyet Gazetesi’nde çıkan köşe yazısında internet medyasına yönelik yaklaşımları, gazeteciliğin geldiği noktayı göstermesi açısından çok önemli.

Soysal ‘’Geleneksel medya kuruluşları pahalı içeriğin üretimi için büyük bütçelere imza atarken, ekonomik riskler alırken, “kes kopyala ve yapıştır” anlayışıyla gazetecilik yapmaya çalışan sosyal medyanın korsanlarına ve internet medyasına “dur” diyen yok. Bu duruma yerel medya da dahildir.’’ uyarısıyla girdiği yazısını ‘’Beleş okuyucu, beleş seyirci ‘’ sözleriyle vahim bir noktaya doğru taşıyor.

Soysal buna çözüm olarak da şunu öneriyor:

‘’ Bizde ise geleneksel medya araçlarıyla iletilen içeriklerin ücretsiz erişimine ya isyan ediliyor ya da alkışlanıyor.Geleneksel medya kuruluşları ve yönetimleri bir araya gelerek, stratejik ortak kararlar almaya başlamalı. Aksi halde, uçurumların kıyılarında yürüyerek yol almaya çalışan bir medyaya dönüşeceğiz. Her önüne gelen, bilen ve bilmeyen medya sahibi olmaya çalışıyor ve bu sahipliği de çok küçük maddi risklerle üstleniyor. Güç sahibi olmak, yerelde siyaseti dizayn etmek uğruna elde edilen bu güç pozisyonları aslında siyaseti ve devleti terörize ediyor. Medyaya karşı ciddi bir güvensizleşme süreciyle başlayan okuyucu ve seyirci kaçışı hızla önlenmeli. Yoksa geleneksel medya kuruluşları krizlerin eşiklerinde gün saymaya devam edecek.’’

Soysal’ın medyaya karşı güvensizleşme sürecine vurgu yapan cümlelerinin altı kalın çizgilerle çizilmeli. Çünkü burada sözü edilen güvensizleşmenin nedeni doğru biçimde analiz edilmezse, internet medyasının yükseliş nedeni pek anlaşılamaz.

Ne oldu da kitleler gazete ve televizyonlara karşı güvenlerini yitirdiler? Okuyucu ve izleyici kaybeden medya yöneticilerinin suçu internette aramak yerine dönüp kendi yaptıklarına bakmaları gerekmiyor mu?

Gazeteciliğin soru sormakla yakından ilişkili olduğu gerçeğinin 16 yıldan bu yana tanınmaz hale geldiğini, basının soru sormak yerine bilgi kirliliği yarattığını bugün bilmeyen kaldı mı? İktidarın yarattığı havuz medyasının gerçekleri ters yüz etmek amacıyla koro halinde çalıştığını ve yıllardır temiz bilgiye karşı sürdürülen kirli propagandanın artık iyice açığa çıktığını anlamak için daha nelerin olması gerekiyor ki?

Medya, Mehmet Soysal’ın belirttiği gibi ciddi bir güvensizleşme süreciyle karşı karşıyadır. Ama bunun sonucu olarak başlayan okuyucu ve seyirci kaybını önlemenin yolu, internet medyasını baskı altına almak değildir. Geleneksel medya itibarını kaybettikçe güç kazanan internet gazeteciliği, insanların gerçeğe ve doğruya ulaşmalarında onlara yeni bir pencere açtı.

Artık hiçbir güç ve baskı internetin ayağına zincir vurmayı başaramaz.

Basın özgürlüğü konusunda ağır eleştirilerle karşı karşıya bulunan iktidarın bu konuda atacağı her adım Türkiye’yi biraz daha karanlığa sürükler.

Soysal’ın geleneksel medyası kaybettikleri okuyucu ve izleyiciyi, internet gazeteciliğini baskı altına alarak geriye getiremez.

O nedenle çözüm hiç tartışmasız baskıda değil, özgürlüklerin genişletilmesindedir.

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :