DİKENLERİNİ BOŞ VERDİM, GÜL DÖKTÜM YOLLARINA

Ana Sayfa » SICAK ANALİZ » DİKENLERİNİ BOŞ VERDİM, GÜL DÖKTÜM YOLLARINA

18.05.2018 - 12:51

DİKENLERİNİ BOŞ VERDİM, GÜL DÖKTÜM YOLLARINA

 

 

Siyasetçilerin, bilim insanlarının, gazetecilerin yani düşünce üretenlerin olayları analiz etme, gelişmelerin sonrasına ilişkin öngörülerde bulunma yetileri zamanla, bugünle, yarınla sınırlı değildir. O yeti koşular ne olursa olsun hep vardır. Bunun sonucunda ortaya çıkan düşüncelerin doğruluğu ya da yanlışlığıysa apayrı bir tartışma konusudur. Daha açık anlatımla doğru ya da yanlış düşünceyi belirleyen unsurlar başta siyasi tercihler, kişilik yapısı, beklentiler olmak üzere farklı bileşenlerin toplamından oluşur. Ülkeler, toplumlar açısından özellikle kritik süreçlerde büyük önem kazanan analizlerin, öngörülerin olayları yönlendirme, biçimlendirme, insanların kaderlerine yön verme güçleri bu açıdan bakıldığında günümüz dünyasının elle tutulmayan, gözle görülmeyen silahları gibidir. Hatta bazen güdümlü füzelerden, termal kameralardan bile daha tehlikelidir.

Eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener’in 6 yıl önce yaptığı Kudüs açıklamalarını da bu çerçevede değerlendirerek, başka bir noktaya varmak mümkün.  Şener’in 2012 yılında CNN Türk’te katıldığı Aykırı Sorular’da “İsrail Kudüs’ü başkent ilan edecek ve buna en çok Erdoğan yardım edecek. Başkent ilan edildiği gün de en çok o meydan okuyacak.” şeklindeki sözleri haklı olarak onu apayrı bir noktaya yükseltti. Bilgiye, birikime, deneyime dayalı olduğu apaçık görülen bu analiz ve öngörü yeteneği karşısında şapka çıkarmamak mümkün değil.

Ama girişte vurgulandığı üzere bu yetiler zamanla sınırlı değildir. Düşünce üretenler bunu her zaman ve her koşulda kullanırlar.

O halde şimdi Şener’e sormazlar mı:

2002’de beraber yola çıktığın, kurucusu olduğun bir hareketin ve şimdi en sert biçimde eleştirdiğin onun tartışılmaz lideri Erdoğan’ın ülkeyi nereye doğru sürükleyeceğini göremedin mi? 2002’lerde yollarına gül dökülenlerle, kader arkadaşlığı yapılanlarla nasıl oluyor da bugün taban tabana zıt bir noktaya geliniyor? Şener’in 2018’den 6 yıl önce söyledikleri hiç tartışmasız doğru bir öngörüyse,  2002’de aynı siyasi görüşün gemisiyle, arkasında Fethullah’ın ve ABD’nin olduğu, sivilleşiyoruz, özgürleşiyoruz, çağ atlıyoruz rüzgarı eşliğinde çıkılan yolculuk dibe vurmuş bir öngörüsüzlük değil midir?

Bugün parçalanmış bir halde limana varmaya çabalayan rotasını şaşırmış o yorgun geminin ardında bıraktığı izler, kaptanın yol haritasına gül dökenlerin hikayeleriyle dolu.

Onlardan birisi de ulusalcı kesimin şahinlerinden Serdar Akinan.

2012’de İsmail Küçükkaya’nın Genel Yayın Yönetmenliğinde çıkan Akşam Gazetesi’ndeki köşe yazılarına, hükümete yönelik eleştirileri nedeniyle son verilen Akinan, o dönem uzun süre gündemde kalmıştı. Akinan’ın işine, yukardan gelen istekle son verildiği iddia edilmişti. Sonra ne olduysa, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından mağdur gazeteci birden değişmişti. Yaptığı açıklama çarpıcıydı:

“Geçen iki haftada ortaya çıkan tabloda söylenecek çok şey var. Tek bir şeyin tartışılacak yanı yok. Tüm çatışma alanlarını askıya alacağız. Erdoğan’a yönelik tutumum ve düşüncelerim açıktır. Ancak bu ahvalde kayıtsız şartsız yanındayım. 15 Temmuz bir milattır ve arkası geliyor. Erdoğan millidir, Kayıtsız şartsız yanındayım.’’

Henüz tazeliğini koruyan bu yollarına gül dökme eylemi tabii ki ödülsüz kalmadı. Serdar Akinan, Habertürk TV’ye danışman oldu. Artık kaleminden kan damlatan o derin analizlerine, öngörülerine orada devam edecek.

Edebiyatımızın büyük romancısı Adalet Ağaoğlu anayasa referandumunda ‘’Yetmez ama evet’’ kampanyasıyla iktidara destek veren aydınlarımızdan birisiydi.  O günlerde ülkeyi yönetenlerle aynı gemide uzun süre yolculuk yapmışlardı. Sonra kaptan bunların tümünü denize attığında yani gerçek yüzünü gösterdiğinde ünlü romancı şunları söylemişti:

‘’Ellerim kırılaydı da vermeyeydim Bu son enayiliğimdi.’’

Ülkenin aydınlarının enayilik yapma hakkı olabilir mi?

Öngörüleriyle, analizleriyle toplumu yönlendirenler, peşlerinden gittiklerini iyi seçmek zorundalar.

Türkiye onların yaptıkları hataların, yanlış seçimlerin sonucunda bu duruma gelmedi mi?

Ziyaretçi Yorumları

Halil Biga18 Mayıs 2018

”Enayilik ettim” özrüyle geçiştiremiyecek aydın sorumluluğu bekliyorum tüm aydınlarımızdan

Enis tütüncü01 Eylül 2018

Ferhan bey.
Sizi Candan kütlüyorum
Teşekkürlerimle

Ortak Akıl Editörü02 Eylül 2018

Çok teşekkürler Enis Bey..

İlgili Terimler :