DİSK BAŞKANI ÇERKEZOĞLU: KADINLAR ERKEKLERDEN YÜZDE 31 DAHA AZ KAZANIYOR

Ana Sayfa » GÜNCEL » DİSK BAŞKANI ÇERKEZOĞLU: KADINLAR ERKEKLERDEN YÜZDE 31 DAHA AZ KAZANIYOR

19.09.2020 - 8:58

DİSK BAŞKANI ÇERKEZOĞLU: KADINLAR ERKEKLERDEN YÜZDE 31 DAHA AZ KAZANIYOR

 

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlenmesi Birimi (UN Women) ve Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) liderliğinde ve birçok hükümet, işçi ve işveren örgütleri ile uzman kuruluşların katılımıyla “Uluslararası Eşit Ücret Koalisyonu” (EPIC)1 kurulmuştu. Küresel düzeyde farkındalığı ve işbirliğini artırmak üzere de 18 Eylül Uluslararası Eşit Ücret Günü olarak belirlendi. DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu, eşit işe eşit ücret gününde, Dünya ve Türkiye’de eşitsizlik ve ayrımcılığın durumunu ARTI TV’de değerlendirdi.

Arzu Çerkezoğlu’nun değerendirmeleri şu şekilde oldu: 

“Eşit işe eğit ücret mücadelesi, ücret eşitliği mücadelesi çok temel tarihsel bir talep ve çok temel bir hak. Yıllardır emek örgütleri kadın örgütleri olarak bunun mücadelesini veriyoruz. 18 Eylül gününün Eşit Ücret Günü olarak belirlenmesi ve bütün dünyada bu konuda çeşitli etkinliklerin yapılması, çeşitli taleplerin yükseltilmesi bir mücadele günü olarak kabul edilmesi, kuşkusuz kadınların toplumsal hayatın bütününde çok büyük ayrımcılık yaşadığı günümüzde son derece önemli ve anlamlı”.

‘AYRIMCILIK HEM İSTİHDAMDA HEM İŞ GÜCÜNDE’

“Ücretler kadınların çalışma hayatında uğradığı ayrımcılığın en büyük göstergesi. Daha işe alım sürecinden başlayarak hem istihdama hem de iş gücüne katılım sürecine kadar bir eşitsizliğe uğruyoruz. Bugün Türkiye’de de dünyada da istihdam da iş gücüne katılım oranı da erkeklere göre oldukça düşük. Çalışma şansını elde ettikten sonra da yine bu ayrımcılık politikaları devam ediyor ve özellikle ücretler bütün dünyada özellikle kadın işçilerin ücretleri erkek işçilerin ücretlerinden çok daha düşük. Yani kadınlar sermayenin ucuz ve güvencesiz işçilik politikalarının hedefinde olan bir grup olarak değerlendirilebilir. Özellikle neoliberal dönemle birlikte çok daha net bir şekilde ortaya çıkan sermayenin işçi sınıfıyla kurmuş olduğu bütün dengelerin ortadan kalktığı bütün kazanımların ortadan kaldırılmaya çalışıldığı bütün bu süreçte bütün bu ayrımcılık politikalarını net bir şekilde görmek mümkün”.

ÜCRETLER DÜNYA GENELİNDE NE DURUMDA?

“Özellikle Türkiye’de de dünyada da son iki yılda hayata geçirilen temelinde ucuz ve güvencesiz işçilik politikaların olduğu neoliberal politikaların hedefinde hep kadın işçiler daha fazla var. Dolayısıyla kadın işçilerin geliri ve ücreti erkek işçilere göre daha az oluyor. Tarihsel olarak kadınların uğradığı ayrımcılık politikaları çalışma hayatında da karşılığını buluyor. Kadınlar hep daha güvencesiz çalıştırılıyor, örneğin kayıt dışı çalıştırma erkeklere göre kadınlarda dört kat daha fazla, güvencesiz geçici işlerde çalıştırma kadınlarda daha fazla. Bunun nedeni aslında sermayenin ucuz ve güvencesiz işçilik politikalarının hedefinde kadınların olmasıdır. Aynı zamanda hem sermayenin hem de ülkeleri yöneten siyasi iktidarlarının bu konudaki politikaları, yaklaşımları bu toplumsal cinsiyet ayrımcılığının hem hayatın bütün alanlarında toplumsal yaşamın bütününde hem de çalışma hayatında ne yazık ki yeniden yeniden üreten politikalar haline gelmiş durumda.

Örneğin Türkiye’de kadın istihdamı ile ilgili bütün politikaların temelinde kadının esas görevinin aile ve çocuk bakımı, ev işleri olduğu ön kabulüne dayanarak; örneğin çalışma hayatı ile aile yaşamının uyumlaştırılması temel bakış açısıyla bütün kadın istihdam politikaları hayata geçiriliyor. Dolayısıyla bütün bu ayrımcılık politikaları çalışma hayatında iktidarların yaklaşımları nedeniyle yeniden yeniden tarihsel olarak da üretiliyor. Biz bu ayrımcılığı eşitsizliği ortadan kaldırmakta bu sebeple zorlanıyoruz”.

‘KADINLARIN GELİRİ ERKEKLERİNKİNDEN YÜZDE 31 DAHA AZ’

“Biz bugün bir rapor yayınladık 18 Eylül Günü vesilesi ile. DİSK-AR kadının çalışma hayatında yaşadığı ayrımcılığı özellikle aldığı ücretler özelinde inceledi. 2019 verilerine göre Türkiye’de erkeklerin yıllık geliri kadınların yıllık gelirinden yüzde 31 daha fazla. Bunu çalışma birimleri açısından baktığımızda bu fark özellikle kendi hesabına çalışanlar ve yevmiyeli çalışanlarda çok daha fazla yüzde 70’lere ulaşıyor. Yıllar içinde de aynı tabloyu görüyoruz. Özellikle 2000’li yıllardan itibaren Türkiye’de noliberal politikaların çalışma hayatında daha da yapısal bir özellik kazanmasıyla birlikte, kadınların yaşadığı bu eşitsizlik daha da net bir şekilde görünür hale geldi. Ücret açısından da böyle işsizlik açısından da böyledir. Kadın işsizliğinin en yüksek işsizlik olduğunu görüyoruz”.

‘PANDEMİDE KADINLAR DAHA ÇOK YOKSULLAŞTI’

“Eşit iş eşit ücret talebi pandemi koşullarında daha da önemli bir hale geldi. Çünkü bütün kriz koşullarında olduğu gibi şuan içinden geçtiğimiz Covid 19 pandemisinden de kadınlar her anlamda bundan daha çok etkileniyorlar. Birçok işçinin işini kaybettiği süreçte kadınların işini daha çok kaybettiğini görüyoruz. Kadın işçilerin gelirini daha fazla kaybettiğini görüyoruz. Özellikle en fazla istihdam daralmasının yaşandığı örneğin tekstil sektörü gibi turizm konaklama sektörü gibi alanlarda daha çok kadın işçiler çalışıyor ve dolayısıyla kadınlar daha fazla yoksullukla baş başa. Yine pandemi koşulunda en riskli alan olan sağlık çalışanları arasında kadın işçi sayısı çok daha fazla. Dolayısıyla pandeminin kadınlar açısından daha çok mağduriyet yaşattığı bu süreçte bugün bu talep ve bu mücadele bu açıdan çok önemli”.

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :