DİYARBAKIR NOTLARI- BÖLGENİN NABZI- ERGÜN AYDOĞAN

Ana Sayfa » İÇ ve DIŞ SİYASET » DİYARBAKIR NOTLARI- BÖLGENİN NABZI- ERGÜN AYDOĞAN

14.06.2018 - 20:24

DİYARBAKIR NOTLARI- BÖLGENİN NABZI- ERGÜN AYDOĞAN

 

Diyarbakır’a bu 4’ncü gidişimiz. Diyarbakır mitingi önemliydi, sadece miting için gitmek olmazdı. Bu kadar yaşanılanlardan sonra gelinen noktada halk ne durumda, sakağın nabzı, siyasi çevreler ne düşünüyor bakalım dedik, iki gün Diyarbakır siyasetine baktık.

Hendek ve tünel olayları Diyarbakır’ı çok etkilemiş, halk yaşananlardan yorulmuş; artık bu yaşananlar son bulsun, hayat normale dönsün istiyor. Yaşananlardan HDP’yi sorumlu görürken, devleti yönetenlerin olaylara göz yumduğunu söylemekten imtina etmiyor.

Halk terör ve şiddetten bıkmış, yorulmuş; artık yeter, normal yaşam istiyoruz…

Diyarbakır ekonomisi, Türkiye ekonomisine paralel krizde; Diyarbakır ekonomisi tarıma, inanç turizmine dayalı bir ekonomi. Tarımın çöktüğü, pamuk, buğday başta olmak üzere tarım ürünlerinin önemli bir kısmını ithal ettiği için üretici zorda. Terör olayları bölgeye yapılan inanç turizmini de olumsuz etkilemiş. İşsizlik özellikle gençler arasında en büyük sorun. OHAL’den kaynaklı bazı caddelerin trafiğe kapatılması o bölgedeki esnafı olumsuz etkilemiş, caddelerin trafiğe açılması talebi var.

Yoksulluk bölgenin acı gerçeği; caddede yürürken, oturduğunuz yerde kısa sürede çocuk ve kadınların dilendiğini görmek alışılmış bir davranış…

Sanat sokağı her daim canlı, modern, ünlü markaların cafeleri Ankara’yı aratmıyor. Önceleri daha canlı olduğu, resim sanat gösterilerinin yapıldığı, bildirgelerin okunduğu bir sokak…

Sur içi, yani eski Diyarbakır’ın dışında kalan ana arterler Avrupa kenti gibi, her biri çift gidiş çift geliş, kavşaklar, sokaklar düzenli… çok sayıda kitapçı var. Kitap satışlarının yüksek, gençlerin politize olduğu bilgisi veriliyor.

Kürdistan isimli resmi üç parti; PAK ( Kürdistan Özgürlük Partisi-Partiya Azadiya Kürdistane),  PSK (Kürdistan Sosyalist Partisi), PDKT-(Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi), Anayasanın 90’ncı maddesine göre hak iddia ederek kurulmuş. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ihtar vermiş, ihtarlar ve hukuki süreç devam ediyor kapatma davası açılabilirmiş.

-Kürdistan demokrat platformu,

-Azadi hareketi (Kürt İslami bir grup), Kürdistan seçim ittifakı 2 Mayıs’ta ilan edilmiş, HDP ve HÜDAPAR ile görüşülmüş anlaşma sağlanamamış. Son hafta seçimlere yönelik bir deklarasyon yayınlayacaklarını söylüyorlar.

PAK; 106 belediyenin özyönetim talebini yanlış bulduğunu, şiddetin Kürt’lere hiçbir faydası olmadığını, parti olarak şiddete karşı olduklarını, teröre hiçbir destek vermediklerini… 5 parti henüz tutum belirlemediğini, boykot düşüncelerinin olmadığını… ne devletin şiddeti ne de PKK şiddeti diyor başkan Mustafa Özçelik.

Demokratikleşmenin önündeki engellerin kaldırılmasını, düşünce ve örgütlenme özgürlüğü OHAL’in kaldırılması. Avrupa yerel Yönetimler Özerklik şartının uygulanması talepleri…

Silahın çözüm olmadığını, silahın bırakılmasını destekliyorlar.

HAKPAR Gen. Bşk. Yrd. Av Sedat Çınar; terör ve şiddet konusunda ‘barışçı ve şiddeti’ ret eden anlayışla HDP ile ayrıştıklarını, diyalogdan, barıştan yana olduklarını…

DDKD üyesi Veysi Aksar; söylemleri başlangıçta ileri zor talepler olsa da, silahsız çözüm, barış demesi…

Diyarbakır San. Tic. Od. Bşk. Yrd. Abdurrahman Aslan; terörün, şiddetin bölge ekonomisine büyük zarar verdiğini, zaman zaman PKK baskısına maruz kaldıklarını, ayrımsız birlikte yaşamaktan yana olduklarını sürece katkı sunmak için ellerinden geleni yapacaklarını…

AKP’nin çözüm sürecini HDP üzerinden yürütmesi, sadece HDP’yi muhatap almış olması diğer grupları rahatsız etmiş…

CHP’nin bölgede etkinliği azalmış olsa da, CHP’nin bu konuda çok şey yapacağı beklentisi yüksek. CHP’nin bölgeden uzaklaşması, diyalog kanallarını kullanmaması eleştiriliyor. CHP bu ülkenin kurucu partisi olarak barış sürecinde etkili olacağı inancı hala devam ediyor.

Çoğu gruplar misakı milli sınırları içinde birlikte yaşamın tesis edilmesini, terör ve şiddetten arındırılarak diyalog kanallarının açılmasını ve konuşulmasını dile getiriyor.

Bazı talepler rahatsızlık yaratabilir, hoşumuza gitmeyebilir ama silah bırakılsın, terör çözümün bir aracı olarak dayatılmasın denilmesi önemsenmelidir.

Muharrem İnce’ye sempatiyle bakılıyor. Tarihsel yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. Bölgede ki değişiklikleri gözlemlemede ‘şimdilik’ adının anılmasını istemeyen, bu işlere kafa yormuş, özgürlüklerle büyüyecek bir Türkiye’de ayrımsız barış içinde yaşanılacağına inanan bir dostumuzun katkıları ile sağladık. Gelişmeleri yakından takip edeceğiz. Kardeş kavgasının son bulması, akan kanın durması, barışın egemen kılınması; hepimizin sorumluluğudur. Üzerimize, payımıza ne düşüyorsa sorumluluğumuzun gereğini yerine getirmeye hazırız.

 

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :