DR. ALİ TİGREL YAZDI- SURİYE MESELESİ

Ana Sayfa » GÜNCEL » DR. ALİ TİGREL YAZDI- SURİYE MESELESİ

08.09.2019 - 12:20

DR. ALİ TİGREL YAZDI- SURİYE MESELESİ

 

SURİYE MESELESİ
Dr. Ali Tigrel

 

AKP’nin Suriye politikası başından itibaren çok riskliydi. Ülkemiz için büyük sorunlar yaratma potansiyeli vardı.
Nitekim öyle de oluyor.

 

İdlib ile ilgili son gelişmeler gerçekten çok tehlikeli bir manzara oluşturuyor. Bu bağlamda şu hususların altını
çizmekte yarar var:

 

1. Eylül 2018 içinde imzalanan Soçi Anlaşması’na göre Türkiye İdlib ve çevresinde 12 gözlem noktası kuracak,
sonra da Nusra ve benzeri grupların ağır silahlarını alacaktı. Bu bağlamda Rusya Devlet Başkanı Putin
Türkiye’nin sözünü tutmadığını iddia ediyor ve gözlem noktaları kurulmasına rağmen Nusra’nın İdlib’in yüzde 90’ını ele geçirdiğini ve bölgedeki Rus üssüne yönelik saldırılarına devam ettiğini belirtiyor. Bu iddia doğruysa vahim, değilse aksini Putin’e anlatmak gerek.

 

2. Esad’a göre de “Türkiye Nusra ve diğer gruplara yardım ediyor.” Putin çizgisinde yine vahim bir iddia. Suriye ordusunun İdlib’e yönelik bir operasyonu başlatarak kısa süre içinde 100 yerleşim bölgesini kurtarmasının arkasında bu iddialar yatıyor. Türkiye bu iddialara karşı ne diyecek bilmiyorum ama konu çok önemli.

 

3. Rusya ve İran destekli Suriye ordusunun kendi toprağı olan İdlib ve çevresini kurtarma kararlılığında olduğu
kesin ve net. Rusya, söz konusu bölgede bulunan Çeçen, Özbek, Uygur, Dağıstan ve eski Sovyet vatandaşı 15 bin civarındaki teröristi temizlemek istiyor. Bunun için de en gelişmiş uçak, füze, tank ve savaş teknolojilerini Suriye’ye gönderdi.

 

4. Mevcut Suriye politikası ile Türkiye’nin işi çok zor. Moskova, Tahran ve Şam kararlı ve aceleci. Sebep
basit: Er ya da geç Suriye ordusu kendi toprağına girecektir.

 

5. Bence bu işin içinden tek çıkış yolu var. O da, sonuçları ne olursa olsun, 2011 öncesine dönmek ve Şam ile
barışmak.

 

6. Türkiye’yi yönetenlerin yanlış hesap yapmamaları lazım. Rusya ve İran büyük bir savaşı göze alır ve yine
de Suriye’den vazgeçmezler. Unutmayalım ki hem İdlib, hem Fırat’ın batısı ve hem de doğusu Suriye’nin
egemen, uluslararası olarak tanınmış toprağıdır. Şam ile iş birliği ve eşgüdüm yapılmadan, sınırlarımızın
güvenliği gerekçe gösterilerek atılan veya atılacak adımların sürekliliği ve meşruiyeti düşünülmemelidir.

 

7. Türkiye’yi yönetenlerin göz önünde bulundurması gereken bir başka gerçek te, son anlaşmaya rağmen
ABD’nin YPG/PKK’ya olan desteğinin hızla devam etmesidir.

 

Son olarak şunu da vurgulamakta yarar var. Ülkemizdeki çok ciddi Suriyeli mülteci sorununun çözülmesi de Şam
ile barışmaya ve 2011 öncesine dönmeye bağlıdır. Giderek derinleşen ekonomik ve sosyal sorunlarımızın üstesinden
gelinebilmesinin ön koşullarından biri de bana göre budur.

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :