DR. ALİ TİGREL YAZDI- YOLSUZLUK ALGISI GELİŞMEMİZİ OLUMSUZ ETKİLİYOR!

Ana Sayfa » EKONOMİ » DR. ALİ TİGREL YAZDI- YOLSUZLUK ALGISI GELİŞMEMİZİ OLUMSUZ ETKİLİYOR!

07.02.2019 - 19:54

DR. ALİ TİGREL YAZDI- YOLSUZLUK ALGISI GELİŞMEMİZİ OLUMSUZ ETKİLİYOR!

YOLSUZLUK ALGISI GELİŞMEMİZİ OLUMSUZ
ETKİLİYOR!
Dr. Ali Tigrel

 

Yolsuzlukla mücadelede dünyanın önde gelen saygın sivil toplum
kuruluşlarından olan ve 100’ün üzerinde ülkede faaliyet gösteren
Uluslararası Şeffaflık Örgütü (Transparency International), 1995
yılından bu yana her yıl yayımladığı Yolsuzluk Algı Endeksi’nin
2018 sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Sonuçlar ülkemiz adına
gerçekten çok üzücü. 2018 yılı endeks sonuçlarına göre Türkiye
yolsuzlukla mücadelede 41 puanla 78. sırada yer aldı.
Danimarka, 100 üzerinden 88 puanla Yolsuzluk Algı Endeksinin
ilk sırasında yer alırken, onu 87 puanla Yeni Zelanda izledi.
Üçüncü sırayı ise İsveç, İsviçre, Finlandiya ve Singapur paylaştı.
Endeksin son sıralarında 13 puanla Güney Sudan ve Suriye, 10
puanla da Somali yer aldı.

Örgütün raporuna göre, hukuk devletinin ve demokratik kurumların zayıflaması, sivil toplum ve
bağımsız medyanın toplumdaki alanlarının daralması durumunda
yolsuzluklar artıyor. Raporda, son yıllarda dokuz ve sekiz puan
kaybeden Macaristan ve Türkiye’deki durum buna örnek
gösterildi. Ülkemiz adına ne büyük bir talihsizlik! Buna mutlaka
tepki gösterecek, ülkemizi yıpratmaya çalışan dış mihrakları
suçlayacak siyasetçilerimiz olacaktır. Ama bu siyasetçilerimizin
önce objektif bir gözle mevcut durumu iyi değerlendirmelerini ve
gerekli tedbirleri almalarını tavsiye ediyorum.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün verdiği bilgilere göre Türkiye
2012 yılından bu yana endekste en çok gerileyen beş ülke arasında
yer aldı. Söz konusu beş ülke sırasıyla Santa Lucia(-16),
Bahreyn(-15), Suriye(-13), Macaristan(-9) ve Türkiye(-8) oldu.
Şeffaflık Örgütü’nün internet sayfasında yer alan şu açıklama ise
bence hem çok önemli hem de düşündürücü:
“2018 yılı sonuçları, yolsuzluğa dair algının; hukuk devleti ilkeleri,
basın özgürlüğü, sivil toplumun gücü, örgütlenme ve ifade
özgürlüğü gibi konularla doğrudan ilgili olduğunu göstermektedir.
Bu alanlarda yaşanan ihlaller Türkiye’nin dünya ortalamasının
üzerine çıkmasına engel olmaktadır. Güçler ayrılığı, yargı
bağımsızlığı, liyakat ilkelerine yönelik ihlaller, Kamu İhale
Kanunu’na aykırı uygulamalar, Kamu Özel İş Birliği projelerinde ve
özelleştirme uygulamalarında kamu çıkarına aykırı ihale süreçleri
öne çıkan sorunlar arasında görülmektedir. Demokrasinin
vazgeçilmez kurumlarının gitgide zayıflaması ile Yolsuzluk Algı
Endeksi’nde Türkiye, demokrasi geleneği bulunmayan ülkeler
arasında yer almaktadır.”

Nereden bakılırsa bakılsın bu açıklama ülkemizin imajını ciddi
ölçüde yıpratabilecek ve sermaye girişlerini olumsuz yönde
etkileyerek ekonomimize zarar verebilecek bir potansiyel taşıyor.
Bu bağlamda siyasetçilerimizin yapması gereken, iddia edilen
hususların gerçekleri doğru olarak yansıtmadığını ortaya koymak
ve gerçekten sorunlar varsa da bunların üzerine gidebilecek
basireti sergilemektir.

Yolsuzlukların ekonomik gelişmeyi çok olumsuz olarak
etkiledikleri konusunda hiçbir kuşkum yok. Bu bağlamda önemli
gördüğüm ve her fırsatta vurgulamaya çalıştığım bazı genel
hususları bir kez daha tekrarlamakta yarar görüyorum:

• Hangi alanda olursa olsun yolsuzluklar ekonomik, siyasi ve
sosyal gelişmeye zarar verir.
• Yolsuzlukların ekonomik maliyeti çok büyüktür. Çünkü
yolsuzluklar kamu yatırımlarının maliyetini yükseltir,
ekonomik belirsizliğin artmasına yol açar, kaynak
verimliliğini bozar, sağlıklı kalkınma için önem taşıyan
sektörel öncelikleri ve teknoloji tercihlerini olumsuz yönde
etkiler.
• Yolsuzlukların azaltılabilmesi için ticari kısıtlamaların en aza
indirilmesi, parasal teşviklerden kaçınılması, kayırıcı sanayi
politikalarından uzak durulması ve ücret dengesizliklerinin
giderilmesi şarttır.
• Yolsuzluklar yerli ve yabancı doğrudan sermaye yatırımlarını
ve ekonomik büyümeyi olumsuz olarak etkiler.
• Yolsuzluklar kamu harcamalarının yapısını da bozar.
Yolsuzluklara bulaşmış hükümetlerin eğitim ve sağlığa göreli
olarak daha az kaynak ayırdıkları, büyük altyapı ihalelerine
gereğinden fazla ağırlık verdikleri görülür.
Yukarıda kısa olarak ifade etmeye çalıştığım genel hususlar
büyük ölçüde bürokraside edindiğim deneyimler ve uluslararası
kabul görmüş ölçütler ışığında belirlenmiştir.

Bir ülkeyi kimler yönetirse yönetsin aşağıda sıraladığım sorulara
toplumu tatmin edecek düzeyde yanıt verebilmelidir:

1. Kamu yöneticilerinin atanmalarında bilgi, deneyim, liyakat,
dürüstlük gibi kavramlar ne ölçüde dikkate alınmaktadır?
2. Kamu ihalelerinde etkili olan karar vericilerin yaşam
biçimleri ne ölçüde izlenmektedir?
3. Kamu ihalelerinde rekabet hukukunun tüm gerekleri yerine
getirilmekte midir?
4. Yolsuzluklara karışanlardan (siyasetçi veya bürokrat fark
etmez) hesap sorulabilmekte midir?

Aslında yolsuzluklarla mücadelenin özünde iyi yönetim yatar.
İyi yönetim ise Devlet işlerinin şeffaf, hesabı verilebilir,
katılımcı ve akılcı bir şekilde yürütülmesi anlamına gelir.
Yazımı gerçek bir hikaye ile sonlandırayım:

“Markette alışveriş yaparken gözü çikolatalara ilişti. Canı
çekti. Piramit biçiminde, içinde badem olan, biraz da ballı ünlü
Toblerone çikolatalarından bir paket aldı. Ödemeyi yaptı.
Birkaç hafta sonra maliye müfettişleri kapıya dayandılar.
Soruşturma başlatıldı. Çünkü kadın İsveç Sosyal Demokrat
Parti Başkanı Mona Sahlin idi.

Çikolatanın ödemesini devletin verdiği kredi kartı ile yapmıştı.
Hesap vermeye koyuldu.

Dünya siyasi ahlak tarihine geçen Toblerone Davası başladı.
Kendi istemi ile defalarca yargı önüne çıktı. Dalgınlıkla kendi
kredi kartı yerine devletin kartını kullandığını, amacının
hazineye zarar vermek olmadığını anlattı.

Yaptığı tüm harcamalar incelendi, mal varlığı didik didik
edildi. Ve en sonunda aklandı.”

Hatırlatalım, İsveç şeffaflık algı endeksi sıralamasında
dünyada üçüncü sıradadır. Birinci sırada Danimarka vardır.
Yine üçüncü sırada Singapur ve İsviçre yer almaktadır. Bu
ülkeleri iyi bilirim. Oralarda yolsuzluğa bulaşanların işi çok
zordur. Sistem onları affetmez.

Umarım bir gün gelir, ülkemiz de Yolsuzluk Algı Endeksi
sıralamasında üst sıralara yükselir. O zaman da eminim ki
çok daha huzurlu bir ülkede oluruz.

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :