EKONOMİDE YANGIN VAR- ERGÜN AYDOĞAN

Ana Sayfa » İÇ ve DIŞ SİYASET » EKONOMİDE YANGIN VAR- ERGÜN AYDOĞAN

24.05.2018 - 12:00

EKONOMİDE YANGIN VAR- ERGÜN AYDOĞAN

Dövizin yükselme hızındaki artış bile ekonomi yönetiminin aklını başına getirmemiş.

Dün uluslararası piyasalardan ayrışarak IMF kontrolüne girmiş Arjantin’den sonra ulusal parası en çok değer kaybeden ülke Türkiye oldu. Dün bir ara Dolar 4,93, Euro 5,80’e kadar çıktı. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK), acil toplanarak geçte olsa; geç likidite penceresi borç verme faiz oranını 13,50’den, 16,50’ye yükseltti. Dolar 4,56’ya kadar düştü. Piyasadaki kararsızlık, belirsizlik devam ediyor.

TL/ABD doları karşısında bir hafta içinde yüzde 10’a yakın değer kaybetti. Yılbaşından bugüne TL yüzde 23 düşüş yaşadı.

Peki, her şey benden sorulur diyen siyasi irade ne yapıyor? Birbirine benzemez demeç vermeye, kendileri dışında her tarafı suçlamaya devam ediyor. Her şeyi bilen yönetenlerin, bugüne kadar alınması gereken tedbirleri almayıp geciktiren, ekonomin gereğini yapmak yerine, tribünlere oynayan yönetenler; küresel güçler bize karşı oyun oynuyor, spekülatif hareket bunlar demeyi sürdürüyor. Spekülatif hareketler ise, işiniz ne, spekülatif oyunları önleyecek kararları alın, bozun oyunları…

İktisat bilimine aykırı faiz teorisi geliştirerek uluslararası ekonomi çevrelerini bile hayrete düşürerek; faiz karşıtlığı kuramı geliştiren, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarını dikkate almıyorum diyerek yok sayan (senin sayıp saymadığının bir önemi yok, yatırım yapacak yabancı yatırımcılar dikkate aldıktan sonra…) cumhurbaşkanının olduğu bir ülkede…

Dolar, dolsa ne olur, dolmasa ne olur diyen bir başbakanın olduğu bir ülkede…

Döviz hareketlerini dikkate almıyorum diyen, kurun seviyesini anormal bulup; kalıcı hasar henüz oluşmadı deyip gelişmeleri seyreden ekonomi bakanının olduğu bir ülkede…

Ekonomik dalgalanmaları uluslararası güçlere bağlayan, seçim sonuçlarını değiştirmeye yönelik bir operasyon olarak gören adalet bakanının olduğu bir ülkede…

Merkez Bankasının bağımsız olmadığı, düzenleyici araçların kullanılamadığı bir ülkede…

Kapsayıcı ekonomik kurumların olmadığı, yerleşik kurumların ve yerleşik kuralların olmadığı bir ülkede…

Aylar önce dolar 3,50’nin altına inecek, elinizdeki dolarları satın talimatı veren kendisi dışında herkesi vatan haini, hükümet ve Erdoğan düşmanı ilan eden ekonomi danışmanının (Jöleli! Yiğit Bulut) olduğu bir ülkede… ekonominin kuralları gereğini yapmazsanız döviz yükselir.

Cari açığın… dış ticaret açığının yüksek… kamunun dış borcunun 440 milyar dolara… özel sektörün dış borcunun 310 milyar dolara ulaştığı bir ülkedeki döviz dalgalanmaları ekonomiyi olumsuz etkiler. Piyasalarda paniğe yol açar.

Acil! Demokrasi…

Ekonominin kuralları neyi gerektiriyorsa onun yapılması, piyasalarla zıtlaşılmaması, OHAL’in derhal kaldırılması, bağımsız ekonomik kurumların bağımsızlıklarının gereği yapacaklarını yapabilmesinin önünün açılması. Güven artırıcı söylemlerle güven ortamının yaratılması. Yatırım güvencesinin sağlanması, rekabet koşullarının oluşturulması.

Yönetenlerin yapması gerekenleri yapmayıp; yapacak kurumların önünü tıkayıp, sorumluluğu dış mihraklara atarak; görün bakın 25 Haziran’da her şey çok daha güzel olacak demek, her şey normale dönecek demek, akıllara yönetenler tarafından komplo kurulduğu; biz olmazsak kriz, kaos ve istikrarsızlık olur gibi, komplo! düşüncesine sebep olmaktadır.

Yönetenler yangın var diye bağırmak yerine, yangını söndürecek…

 

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :