EKREM İMAMOĞLU: HİÇ UMUTSUZ OLMADIM HAYATIMDA, AÇTIĞIM SAYFANIN FARKINDAYIM, DEMOKRASİ İÇİN YOLUMA DEVAM EDİYORUM

Ana Sayfa » GÜNCEL » EKREM İMAMOĞLU: HİÇ UMUTSUZ OLMADIM HAYATIMDA, AÇTIĞIM SAYFANIN FARKINDAYIM, DEMOKRASİ İÇİN YOLUMA DEVAM EDİYORUM

21.05.2019 - 8:54

EKREM İMAMOĞLU: HİÇ UMUTSUZ OLMADIM HAYATIMDA, AÇTIĞIM SAYFANIN FARKINDAYIM, DEMOKRASİ İÇİN YOLUMA DEVAM EDİYORUM

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın Tarafsız Bölge programının konuğu oldu.

 

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın Tarafsız Bölge programının konuğu oldu.

Gerçek Gündem.com’da yer alan söyleşide Ekrem İmamoğlu, “oyların çalındığı” iddiasıyla ilgili şunları vurguladı:

“1 kişi karar vermiyor kurul karar veriyor geçerli mi geçersiz mi diye. Her sandıkta bu böyle. Sayısal baktığımızda Binali bey’e de bana da haksızlık yapılmış. Neyi aradığınızı anlamaya çalışıyorum.

11 bin öbür tarafta, 16-17 bin oy diğer tarafta var. Bana da ona da haksızlık yapılmış. Çaldılar kime? Enteresan bunu da yorumlamak lazım. AK Parti bir belge hazırlamış: Neden yenileniyor? İstanbul seçimlerinin yenileme kararının nedenleri? Tarattırdım arkadaşlara okuyun dedim. Tek bir kelime çaldılar yok. Cumhurbaşkanı çaldılar dedi.

Rakibimiz 31 Mart öncesi bir başka Binali Yıldırım. Sonrasında başka. Ben hiçbir şey çalmadım. Sadece gönül çaldım.

Siz basın mensubusunuz. Basına hizmet eden birisiniz. Sayın Yıldırım, cumhurbaşkanı, bakanlar çaldılar derken siz kimi anladınız? Seçim sürecinin her aşamasındaydım. Çaldılar, kim? Gayet tabi sinirleniyorum. Niye? Ramazan ayında iftira atıyor.

Yalan söylemek, iftira atmak büyük günah. Geçersiz oylar da sayıldıktan sonra sonuçta hiçbir değişiklik yok. Gerekçelere bakar mısınız Allah aşkına? Maddi hata dediğiniz şey her zaman olur. Beylikdüzü’nde genel seçimlerden birinde, 2015 olabilir, ilçe başkanımız hatayı düzeltenlerden biriydi. Ben de belediye başkanıydım. Rakibimizin oyunu yanlış yazdınız dediler. Ne benim bir oyum rakibime, ne de rakibimin 1 oyu bana gelsin. Derdim bu.

Onlar itiraz ettiler tümü sayılsın diye. YSK kabul etmedi. YSK’nın buna gerekçe üretmesi lazım. Geçersiz oylar sayıldıktan sonra gerekçe olması lazım.

57 sandık seçtim dedi. Sayın dedi. 57 sandık sayıldı. Yaklaşık 21-22 bin oy yapar. 12 oy bize fazla çıktı orada da. Minimum hatalarla yürüyor.

İstanbul’un dışında 10 binin altında 40’ın üzerinde ilde seçim sonuçlandı. 600, 1, 300… YSK geçersiz oyların sayılmasına bile yanlış kararı verdi. Hukukçu değilim. YSK’nın bir içtihadı var.

Hepsini yenileyelim dedim mi dedim. Sandıktan daha evla. 25 seçimin sonucunu etkilemiyormuş. Zamanında itiraz etmediniz, ettik. Gidelim 39 ilçede bir daha seçim yapalım. Millet karar versin. 25 ilçede seçime etki edecek sayıda sorun yok. O ilçelerde, muhtarda, ilçe belediye başkanında, meclis üyelerinde sorun yok. Büyükşehir belediye başkanına gelince sorun başlıyor.”

 

Ekrem İmamoğlu: Bu, Türkiye tarihinde en kritik olaylardan birisi

 

Bizim evine iftar için gidip fotoğraf çektirmediğimiz insanlar da oluyor. O benim yeni geleneğim değil.

10 yıl önce partide ilçe başkanı olduğumda vardı. Sokak iftarı bir noktada siyasileşebiliyor.

Ben 10 yıl önce evlerde iftar yapmaya başladım. En çok rahatsız olan annem babam kardeşlerim çocuklarım. Herkesle sofrasını paylaşıyorsnuz. Türkiye’nin her yerinden insanların sofrası. 10 yıldır samimi bir şekilde yapıyoruz. Fotoğraf çekilmek onu insanlara anlatmak, ramazan ayının bütün masumiyetini göstermek açısından çok güzel. O sofra üzerinden çok çirkin şeyler oldu. Yanlış yanlıştır.

İster Binali Beye ister başkasına. Olayın güzelliğini keşfetmek çok değerli.

“60-70 yerde iftar sofrası yapıyor” sorusuyla ilgili olarak İmamoğlu şunları kaydetti:

Ben de anlamadım. Arkadaşlar araştırdı buldu. Beylikdüzü Belediyesi’nde belediye başkanı olduktan sonra sokak iftarını doğru bulmuyorum dedim. Sadece bir kez kadir gecesinde büyük bir iftar sofrası olsun. Bütün beylikdüzü’nü çağıralım dedik.

Herkesin evine sıcak yemek gitsin dedik.

YSK’nın kararı şaşırtmadı. YSK’nın seçimi iptal edeceğini düşünmemi istedi birçok kesim. Rakibimiz, karşıt görüş. Ben İstanbul’a hizmet etmek istedim. 24 saatin hiçbir evresinde seçeneği gündemime almadım. İşime baktım. Türkiye’nin demokrasi süreci adına bir temenni. Bunu yapamazlar zihnimin bir köşesinde var. Beni bu alana çekmek isteyeceklerini düşündüm. İşime baktım. Şaşırmadım. Benim bir analizim var elbette sürece dair. Demokrasi adına öfke duydum. Öfkem dışa dönük değildir. Umutsuz olmadım hayatımda. Açtığı sayfanın farkındaydım.

Bu bir basit olay değil. Türkiye tarihinde seçim sürecinde yaşanmış en kritik olaylardan birisi. İddialı olmak istemiyorum, belki de birinci olay. AK Partili hemşehrilerimin anlaması gerekiyordu. Benim anlatmam gerekiyor. AK Partiye oy vermiş hemşehrilerime de anlatmam gerek. Yarın sizin de başınıza gelebilir. İktidar gücünü elinde bulunduran bir heyetin sistem olarak adı neyse: Seçimi kaybettik, biz bir daha seçim yapalım.

Şu var demokrasi için yoluma da devam ediyorum.

Bu işin ne kadar yanlış olduğunu, demokrasiye aykırı olduğunu hissettirmem gerekiyordu.

13 bin 700 küsür civarında farkımız var.

(Oy farkının 29 binden 14 bine düşmesi hakkında) Çok basit. Sayıyı net söyleyeyim. YSK’nın ilk açıkladığı veri 27 bin 899. Aradaki fark.

Seçimin gecesi Sayın Binali Yıldırım 3 bin 700 oyla kazandım dedi. Ben de dedim ki: Biz seçimi yaptığımız hesaba göre, son düzeltmelere göre değişebilir, 17 bin civarında farkla kazandık dedim. Rakibimiz 18 bin oyla yanıldı, ben 3 bin oyla yanıldım.

Çaldılar diyorlar ya: Biz 250 oy aldığımız sandıkta 0 oy yazılmış. Bakanın açıklaması var kıyameti koparmayalım da ne yapalım diyorlar.

4234 nolu sandıkta 145 oy aldık 0 yazılmış.

Şöyle: Bilgisayara girerken 0 giriliyor. Bizim itirazlarımız oldu, AK Parti’nin itirazları oldu. 20 bine düştü.

13 seçim gördüm. Her seçimde olur. İnsani hata da kabul edebiliriz, abur cubur şeyler de olabilir. Bu 20 bine inerken her iki partinin de oyu yükseldi. İptal oylar, geçersiz oylar sayıldı. İptal oyların tekrar sayılması YSK tarihinde görülmüş şey değil. Altına yazıldı, üstüne yazıldı kabul edildi.

(Maddi hatalar niye Yıldırım’ın aleyhine) O bilgisayar başındaki insanların hatası. Kampanyada şöyle bir tanıtımımız vardı: CHP yukarıda, altta eevet mührünün basılacağı yer. AK Parti ampülün üstüne bas demiş.

Önce dediler soyadına göre partisi belli oluyor. Sayın Yıldırım anlatıyor: Gelen kişinin tipine bakarak AK Partili olup olmadığına karar veriyor. Ona eksik pusula veriyor. O yüzden AK Parti’nin oyu büyükşehirde düşüyor. Şaşkınlıkla dinledim. Bir daha dinleyeyim dedim.

Benim okul müdürüm annesini ikna etmeye çalışıyor CHP’ye oy versin diye. O da adalet partili. Altı oka da ikna etmiş. Oyunu kullanmış rahmetli analık. Müdür manidar bakıyor. O da yırtmış oyu getirmiş, inanmayacağını anladım ha buraya getirdim diye.

Hem oy nasip olmuyor hem de oğlunu kırmıyor. Milleti üzmeyin.

Büyükşehir belediyesi oyların diğer oylardan düşük olması lazım. Milletin aklıyla dalga geçiyorlar.

Bizim oylarımız da düşük yazıldı. Bilinçli de olabilir maddi hata da olabilir. Zihninizi okuyamam.

Seçimden önce dedim ki: Ey bakanlar, bu sürece hizmet eden insanlar, (bir çok iş onlara ait, hükümetsiniz neticede) gidin işinizle uğraşın, insanların sandıkla ilgili şüpheleri var. Seçim sistemi dünyanın en güvenli seçim sistemi dediler. Seçimde haksızlık, yolsuzluk arayan bahane arar dedi. Ak Parti genel başkan yardımcısı dünyanın en güvenli sistemi dedi.

Cumhurbaşkanı sandık görevlilerini bir gece ansızın arayabilirim, yol arkadaşlarıma başarılar diliyorum dedi. AK Parti her sandıktaki görevlilerine de güvenmiyor.

“Ben seçimi kaybettim, bir bahane bulmalıyım” üzerinden 8 tane gerekçe üretildi.

Çetele dediğiniz işte imza aranmaz. YSK’da görev yapmış, sandıklarda duran tüm AK Parti’li kardeşlerim bilir. Çeteleden bahsediyor. Islak imzalı olan sandık tutanakları da YSK’nın sisteminde var. kayıp denilenler YSK’nın sisteminde görülebilir. Bizde de var. Onlar kayıt döküm derken çeteleden bahsediyor. Onda imza aranaz. Çetele imzalamayız ki, tutanak imzalarız. Benim de aklım almıyor.

Sayılırken bir çetele tutulur. Onlar toparlanır. Sandık kurulunun tutanağı tutulur. Kutucuklar doldurulur. Onda imza aranmaz. Tutanakta aranır.

Tespit ettik dedikleri 123 sandıkta soruşturma niye yapılmadı? Soruşturma yapıldı deniyor ben inanmıyorum o açıklamalara. 15 gün geçti Ahmet Bey. Gerekçe açıklanmadı. Bugün diyorlar ki (sızdırılıyor 200 sayfa): Yazılmış, ekranda görülüyor. 200 sayfa yazılmış, printerlarımı yok, mürekkepleri mi yok.

Millete dedim 1 oya sıkıntı getirtmeyeceğim diye getirtmedim.

3 bin oyla kazandım dedi ya açıkladı ya. Hangi veriye, kimin verisine göre açıklamadılar. Açıklamak zorunda kalıyorum dedim. Elimizdeki verilere göre diye. AA toplumu yanıltıyor, yalan söylüyor. Biz belli bir orana başladıktan sonra açıklama yapacaktır. Yüzde 20 ye göre niye açıklama yapayım ben. Soru önergesi verdik. Oradaki insanların benim devlete ödediğim vergiden ceplerine maaş giriyor. AA topluma, millete ihanet etti. Onun için dedim çıkıp açıklamak zorunda kaldım. Ben bunu derken 3 bin 700 oyla kazandım dedi.

YSK sabaha karşı sonuç açıkladı. Bizimle benzer sonuç açıkladı. Niye benzer diyorum: Bizim tutanaklarımızla aynı değildi, AK Parti’nin itirazları vardı, bizim itirazlarımız vardı. Kamu görevlilerini suçluyorlar 123 sandıkta. Bizi arıyorlar. Referandumda vardık, cumhurbaşkanlığı seçiminde vardık. Bu insanlar şimdi FETÖ’cü oldu. Şaibe varsa, kanıt varsa açıklayın. 15 gündür gerekçeli kararı açıklamıyorsunuz. Şimdi sızdırıyorsunuz.

3 gün daha bekleyeceğiz. Yazılsın. 19 gün geçmiş olacak üzerinden. Tekrar soruyorum, soruşturma açıldı mı, referandum için ne diyeceksiniz, cumhurbaşkanlığı seçimleri için ne diyeceksiniz. Bu insanları çağıran sizsiniz. İş Bankası açıklama yaptı: Siz bizden istediniz, biz de yolladık diye.

Geçersiz oylar sayıldı ve böyle bir fark çıktı. 57 sandık çıktı ve 13 oy İmamoğlu lehine fark çıktı. Sondaj yapıldı. Biz burada gördük olmadığını öyle bir şeyin. (AKP’nin 150 bin oy fark olur demesi hakkında)

Tüm ilçelerde seçim yapılsın dedik. 25 ilçenin sonuçlarına sirayet etmezmiş. 25-30 il sayarım size oyların hiç sayılmadığı. Adam yerine koymadılar.

 

Ekrem İmamoğlu: 25 yılda yapamadıklarını 18 günde yaptırdım

“Bir avuç insan üzerinden şu manzarayı bize yaşatanları anlatacağız. 1994 yılında kazananlar kaybedenlerin elini havaya kaldırıyor. Bu manzarayı yaşatamadılar bize. 25 yıl geçmiş aradan. Nurettin Sözen 5 yıl görev yapmış burada.

Toplumun insanların iradesini mağdur ettiler. 39 ilçede miting yapacakmış. Dediklerinin tam tersine yukarıya doğru seyir var bu ülkede. İşsizlik 5 milyonu aşmış. 3 gençten biri işsiz bu ülkede. Ne okutabilmişiz ne iş verebilmişiz.

5 yıl sonra başkası da gelebilir. Demokrasinin devamlılığı adına esastır. Bunu anlatacağız. İstanbul’un durumunu anlatacağım.

Suyla ilgili bir şey konuşmadınız, ulaşımla ilgili bir şey konuşmadınız. Bir talimat göndermişiniz. Aynı şeyi İSKİ’ye yazmışız. Su indirimi konusu. 3 Mayıs’ta. (YSK kararı 6 Mayıs)

YSK’nın aklını okumuyoruz. Bilenler var da bizim işimiz değil. Bir öncesi mecliste niye çıkartmadınız diyenler var. 5 yıl belediye başkanlığı yaptım. Toplantının gündemi bellidir. Bunun usülü vardır. Biz bunu orada da konuştuk yapacağız diye. Orada bana cevap verdiler. Hesap kitap bilmiyorsunuz dediler. 50 lira açıkladık 40 lira dediler. Olsun 40 lira yaptılar, gençler kazandı. Ortak kararları. Benim kararıma eşlik ettiler. 25 yılda yapamadıklarını 18 günde yaptırdım AK Partililer. Konuşulanları milyonlarca insana izlettim.

Biz insanlara İBB’nin bir avuç insana değil millete ait olduğunu hissettirdik. Şeffaflığı insanların önüne koyduk. 3 buçuk milyon izledi bir oturumu. Demek ki insanlar aç. Kadınlar öğrenmek istiyor ne olup bittiğini. 18 günde ne yaptığımızı anlatmak istiyoruz.

Bir yılda bir ailenin cebine 540 lira girecek. Seçim taahhüdünde bunu koyan benim onlar değil.

Niye önemli biliyor musunuz? 2 milyon işssiz var bu şehirde. Öğrenci kartında yarı yarıya indirim. 12 yaşına kadar ücretsiz ulaşım. Onları geçirmediler. Başkanlık makamına havale ettiler. 4 yaşına kadar bebelerin anneleriyle ücretsiz ulaşımı paketimizde var.

Bu şehirde en önemli sorunun israf olduğunu anlatacağız. Tasarrufla neler yapabileceğimizi, zor günlerimizde neler katabileceğimizi anlatacağız.

İstanbul Belediyesi’nde nasıl israf yapıldığını anlatacağız. Uygulanmayan fikir projelerine 226 milyon lira harcanmış. Sayıştayın denetiminde ortaya çıkan zarar 723 milyon. İsraf düzenini tasarruf düzenine dönüştüreceğiz.

 

Ekrem İmamoğlu: Bulunsaydı yandaş medya çarşaf çarşaf yazardı

Sizi rahatlatacak bir şey söyleyeyim: Ters köşe sorular, çarpraz sorular olmalı. Sorun şurada: ben de çok şey sığdırmaya çalışıyorum, 5 buçuk aydır ilk defa bu ekrandayım. Bir tane programa katıldım. O da belli.

123 sandık konusunu bitirmeyelim. Sonuç cümlelerim var:123 sanıkla ilgili şaibe üretilmiştir. Gerekçeleri yazıyor. Kısa gerekçe yazdılar kamu görevlisi yok. YSK diyor suç duyurusunda bulunduk.

Yarım günde adam tutuklanıyor bu ülkede. Bulunsaydı yandaş medya çarşaf çarşaf yazardı. Bu 123 sandıkça şaibe olsaydı yazarlardı. Ben nasıl bir oy aldım ki şaibe sonuca etki etmiş. Matematiğe gerek yok. Tutanaklar var burada. Açıkla. Ben kaç almışım. Onlar kaç oy almış. 1 avuç insan 16 milyon insanın hakkını gasp etmiştir, nokta.

Biz seçimi kazandık, ben seçilmiş belediye başkanıyım.

Samanyolu TV’de çalışma iddiası

Ben hayatımda bir tek kendi şirketlerime hizmet ettim. Özür diliyorum ama sayın cumhurbaşkanı çalıştığı kurum diyor. Siz buraya çağırdınız. Çalışan mıyım burada. Konuğum. Profesyonel değil. Trabzon’u temsilen.

Ahmet Ağaoğlu’da oradaydı. 7-8 isim sayarım size burada Fenerbahçe’den de var.. Ben NTV’ye çıktım, CNN’e de çıkmışımdır. Açılışlarına katılmadım, bir şey yapmadım. Spor yorumcusu olarak gittiğimde başka insanlar da geliyordu. Bakanlar girip çıkıyordu. Bir sürü insan girip çıkıyordu. Biz sadece spor yorumluyorduk. Hayatımda ekmeğimi hep kendi iş yerimde kazandım.

Her şey uydurabilirler. Zan altında kimseyi bırakmak istemem. Millet çocuğunu okuttu diye, 3-5 lira yatırdı diye terörist ilan edildi. Kimse hakkında dedikodu, gıybet edemem. Çocuğunu okutan var, para yatıran var. Ben onlardan değilim.

Fenerbahçe kumpası iddiaları

Yarım yamalak anlatmasınlar. Telefonla bağlandılar bana. Futboldaki kirlilikten herkes şikayetçi, kim suç içlediyse cezasını çeksin demişimdir. Benim yaptığım o bağlantının FETÖ’cülükle ne bağlantısı var. Benim öyle bir savunmam yok. Futbolun kirliliğine karşı bir duruşum var.

Yunan medyasında İmamoğlu hakkında çıkan haberler iddiası hakkında

Uydurma bir internet sitesi, o bir yerel gazete. Araştırsaydınız keşke. Karşılığı yok. Birisi bir haberi yapmış ya da yaptırtmış, bilemem. www.gercekgundem.com ‘un derlediği habere İmamoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: O kadar rahatım ki. Yunansan Yunansındır. Rumsan Rumsundur. Bu ülkede herkes var. Trabzon’da kime sorsan İmamoğlu ailesini bilir. Benim şecerem belli. Şeceremi mi anlatacağım burada. Aklı kıt bir belediye başkanı. Kim derse aklı kıt derim titrine bakmam. O kadar rahatım ki.

Bana günde 2-3 bin internet sitesinden ifade düşüyor. Kıytırık bir adam. Yazmış ya da yazdırılmış. Emin değilim. Doğru dürüst bir bilgi edinemedik hakkında. Ne haddine? Ben kendi öz ailemden 7-8 kuşak sayarım. Kim ya yazmış etmiş. Tekrar ifade ediyorum. ‘Aklı kıt’, ‘cahil’ kim bunu derse ifade ederim.

 

 

 

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :