EMANETE İHANET EDİLMEMELİ, YOKSA…

Ana Sayfa » SICAK ANALİZ » EMANETE İHANET EDİLMEMELİ, YOKSA…

29.06.2018 - 11:44

EMANETE İHANET EDİLMEMELİ, YOKSA…

24 Haziran’ın siyasi, toplumsal, ekonomik gelişmeler başta olmak üzere bir çok alanda  ve konuda uzun vadede bile değişmesi zor görünen kalıcı etkiler yarattığını, yaratacağını  seçim sonuçlarına yönelik analizlerde görmek mümkün.

Bunları bir kenara koyup daha kısa dönemli bir bakış açısıyla, dikkati Meclis’deki dağılıma çevirmek, belki de 9 ay sonra yapılacak yerel seçimler için bir umut ışığı olabilir. Özellikle HDP’nin bu noktada sergileyeceği tavır dengeleri, hesapları karıştırmaya aday görünüyor. Yani HDP’nin 24 Haziran’da sergilediği tutumu koruması, sürdürmesi şimdi çok daha büyük bir anlam taşıyor.

Bunu açmadan önce, geriye iktidarın yok sayarak yenilediği 7 Haziran seçimlerine kısaca bakmakta fayda var. İktidar 7 Haziran’da ilk defa Meclis’teki çoğunluğunu yitirerek, tek başına hükümet kuramayacak bir duruma itilmişti. Sonrasında ülke koalisyonlarla yönetilemez, vatandaş istikrar istiyor söylemleri eşliğinde birden tırmanmaya başlayan terör olaylarının sonucunda 1 Kasım’da yeniden erken genel seçime gidilmiş ve AKP 7 Haziran’da kaybettiği oyları geriye alarak tek başına yoluna devam etmişti.

7 Haziran seçimlerinin en çarpıcı sonuçlarından bir diğeri de, HDP’nin özellikle batıda, büyük kentlerde oylarını arttırarak küçümsenemeyecek bir başarıya imza atmasıydı. Bunda Selahattin Demirtaş’ın 7 Haziran’a giden süreçte ısrarla, üzerine basarak tüm Türkiye’nin partisi olma iddiası başarının özünü oluşturuyordu. Demirtaş net bir biçimde, HDP’nin yalnız Kürtlerin değil, ülkede ezilen tüm kesimlerin partisi olduğunu defalarca dile getirmişti. Bu söylem yalnız ve doğu ve güneydoğuda değil, batıda da başarıyı perçinleyen bir itici güç vermişti HDP’ye.

Sonra ne oldu?

PKK’nın başta Diyarbakır, Van, Hakkari başta olmak üzere bir çok yerleşim biriminde devletin gözü önünde nasıl kazdığı hala bilinmeyen yüzlerce, binlerce çukurun ardına gizlenerek başlattığı ayaklanma denemesinde bölge kan ve gözyaşına boğulmuştu. Operasyonların yaşandığı yerlerden daha güvenlikli noktalara göç etmek zorunda kalan PKK ile hiç ilgisi olmayan yöre insanı için bu tam bir yıkımdı.

İşte bu süreçte HDP çok kötü bir sınav verdi.

7 Haziran seçimlerinde tüm Türkiye’nin partisi olacağız iddiası ile çıtayı yükselten HDP ne yazık ki terör örgütü ile arasına gereken mesafeyi koyamadı. Hendek operasyonlarının devam ettiği süreçte PKK’nın bu politikasını net bir biçimde eleştirmekten kaçınan HDP’nin yönetim kadroları, 7 Haziran’da bol kepçeden elde ettikleri başarıyı hendeklere gömüp bıraktılar.

İktidarın özellikle 24 Haziran seçimlerinde Kürtlere yönelik söylemlerinde ana temanın, HDP terör örgütünün uzantısıdır iddiası o günlerden başlayarak bugüne kadar katlanarak gelen bir yaklaşımdı.

Sonuçta 25 Haziran sabahı bambaşka bir tablo çıktı ortaya.

Cumhur İttifakı’nın baraj altında kalması için var gücüyle baskıladığı HDP bir kez daha batıdan gelen oylarla ipi göğüsledi.

Verilen destekte HDP’nin baraj altında kalması durumunda Meclis çoğunluğunun AKP’ye geçeceği uyarısının büyük etkisi oldu. Tabii bu noktada bir ayrıntının altını çizelim. HDP’nin Cumhurbaşkanı adayı Demirtaş’ın partisinin oy oranının altında kalması dikkat çekicidir. Demirtaş’ın cezaevi koşullarında seçime girmesi, yani mağdur pozisyonda olması bile ona oy getirmemiştir. Özellikle batıdaki seçmen tek adam tehlikesine karşı yalnızda HDP’ye emaneten oy vermiştir.

Bizde bir söz vardır: Emanete ihanet edilmez.

Tam da bu noktayla örtüşen bir deyim galiba.

24 Haziran seçim sonuçlarını değerlendiren partinin kilit isimleri, emanet oyların farkında olduklarını ve bunu değerlendireceklerini, politikalarını yeniden gözden geçireceklerini ifade ettiler.

Artık olayın özüne geldik: Türkiye büyük bir tehlikeyle yüz yüze değil, o tehlikenin köküne kadar içinde. Evet AKP Meclis’te, HDP’yi destekleyenlerin emanet oyları sayesinde çoğunluğu sağlayamadı. Bu önemli bir gelişme. Ama soru şu: HDP bunun bilincinde olarak gerçekten politikalarını yeniden değerlendirerek bütün Türkiye’yi kucaklayan bir çizgi izleyebilecek mi?

Eğer 7 Haziran sonrası düşülen tuzaklara yeniden düşülürse hem emanet oylara, hem HDP’ye, hem de Türkiye’ye yazık olur.

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :