”EN BÜYÜK PROJEM HUZUR”

Ana Sayfa » SICAK ANALİZ » ”EN BÜYÜK PROJEM HUZUR”

05.05.2018 - 12:21

”EN BÜYÜK PROJEM HUZUR”

 

‘’EN BÜYÜK PROJEM HUZUR’’

 

Muharrem İnce’nin baba ocağı Yalova’da söylediği ‘’En büyük projem huzur’’ sözleri, dün gün boyunca yaptığı konuşmaların belki de en önemli kısmı.

Bugün toplumun neredeyse ortak dili haline gelen ‘’şiddet’’ in günlük yaşamın her alanına sinsi bir kanser hücresi gibi yayıldığını çıplak gözle bile görmek mümkün.

Kadına, çocuğa, öğrenciye, işçiye, memura, çiftçiye, sıradan yurttaşa yönelik şiddetin her türlüsünü bu ülke gördü, görmeye de devam ediyor.

Şiddet dilinin en somut örneği olan Mersinli çiftçiye, Erdoğan’ın söylediği ‘’Artistlik yapma, ananı da al git.’’ sözü, Türkiye’nin tepe noktasından, günlük hayata dalga dalga yayılan bir anlayışın simgesidir. Bugün devlet yönetiminden, hayatın bütün katmanlarına; çarşıya, pazara, fabrikalara, stadyumlara, eğlence mekanlarına, okullara kadar yayılan öfke nöbetlerinin insan ilişkilerini nasıl çirkinleştirdiğine tanık oluyoruz. En son Ankara’da Yüksel Caddesi’nde ‘’İşimi geri istiyorum.’’ eylemine destek veren 76 yaşındaki Perihan Teyze’yi yüzünü, gözünü şişirinceye kadar döven polisin, savunmasız bir kadına reva gördüğü vahşet geldiğimiz noktanın özetidir.

!6 yıl boyunca burnuna halka geçirilmiş bir ayıyı terbiye edercesine korkuttukları medyanın ekranlarında, gözlerini belerterek, boyun kaslarını gererek, şah damarlarını şişirerek bağıran, tehditler savuran etkili, yetkili güç odaklarının kullandıkları yöntem ne yazık ki insan ilişkilerimizi yıprattı, bozdu, çirkinleştirdi.

Ana haberlerin son 10 dakikalık diliminde yurdun dört bir yanından adeta fışkıran cinayet, kavga, hırsızlık, gasp olaylarını anlatan görüntüleri film gibi izliyoruz artık. Bu yetmezmiş gibi haberlerin ardından başlayan dizilerin neredeyse tamında boğazları yırtılırcasına birbirlerine bağıran karakterlerin çığlıklarıyla, gözyaşlarıyla doluyor evlerimiz.

Kendisi, partisi ve yandaşları dışında herkesi potansiyel suçlu gören bir anlayışın bu ülkeye yaptığı kötülüğü tam olarak içeriklendirecek bir sözcük Türkçe’de yok. Çünkü sözcükler gereksinmelerden, toplumsal çalkantıların gel-gitlerinden doğar. Örneğin ‘’jenosit-soykırım’’ sözcüğü Hitler faşizminin yarattığı bir kavramdır. İkinci Dünya Savaşı’nda, benzeri geçmişte görülmemiş bir katliamın ardından bunu adlandırmak üzere ortaya çıkmıştır soykırım tanımı.

16 yılda şiddetin dilini küçücük çocuklara kadar yaygınlaştıran, içselleştiren bu iktidarın yarattığı ürkütücü tablonun yeniden adlandırılması kaçınılmaz görünüyor.

İşte o nedenle Muharrem İnce’nin ‘’En büyük projem huzur.’’ sözleri büyük değer taşıyor.

Kimseyi aşağılamadan, suçlamadan, ötekileştirmeden, yalnızca ve yalnızca insan olduğu için kucaklamaya hazır bir dünya görüşünün ürünü olan huzur projesi umarız gereken etkiyi gösterir.

Şiddetin ortalığı kasıp kavurduğu bir ortamda huzurdan söz etmek kuşkusuz yel değirmenlerine kılıç sallamak gibi bir şey. Ama imkansız görünen işlerin hepsi ilk aşamada Don Kişot cesareti gerektiriyor mu?

Cesaret!

Gerçekten bugün şiddetin iktidarına karşı inatla, kararlılıkla ‘’En büyük projem huzur’’ diyen birisinin cesaretine her zamankinden çok gereksinmemiz var.

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :