ENİS TÜTÜNCÜ YAZDI- KILIÇDAROĞLU’NA YAŞAMSAL İKİNCİ UYARI

Ana Sayfa » GÜNCEL » ENİS TÜTÜNCÜ YAZDI- KILIÇDAROĞLU’NA YAŞAMSAL İKİNCİ UYARI

01.12.2018 - 18:58

Enis Tütüncü

Enis Tütüncü

yazarın tüm yazıları
ENİS TÜTÜNCÜ YAZDI- KILIÇDAROĞLU’NA YAŞAMSAL İKİNCİ UYARI

24 Haziran’la beraber tek adam rejimine yönelen Türkiye 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde çok önemli bir sınavdan daha geçecek. MHP’nin de içinde yer aldığı Cumhur İttifakı’nın, bu seçimlerde de başta Ankara ve İstanbul olmak üzere kritik kentlerde belediye başkanlıklarını kazanması durumunda geriye dönüşü mümkün olmayan bir karanlık tablo çıkacaktır ortaya.

Şu günlerde eğer muhalefet doğru bir yol haritası izlenirse, Türkiye rahat bir nefes alacaktır.

Kuşkusuz bu noktada en büyük sorumluluk CHP’ye ve onun Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na düşmektedir. Yurtseverlik.Com, CHP saflarında yıllarca Meclis’te ve tabanda siyaset yapmış bir isim olan Enis Tütüncü’nün, 19 Kasım 2018 ”Kılıçdaroğlu’na Yaşamsal Uyarı” başlığıyla hazırladığı bir yazıyı yayımlamıştı. Tütüncü’nün uyarısı kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Peki konunun muhatapları ne yaptılar? Üzülerek görüyoruz ki yanlışta ısrar ediliyor.

Enis Tütüncü şimdi zaman geçmeden, Türkiye geleceğini bütünüyle kaybetmeden ikinci uyarıyı yapıyor.

İşte o yazı: KILIÇDAROĞLU’NA YAŞAMSAL İKİNCİ UYARI

 

 

31 Mart Yerel seçimleri yalnız Türkiye açısından değil, CHP açısından da son derece önemdedir. CHP demokrasinin beşiği olan yerel yönetimleri kazanarak ülke kaderine hakim olabilme açısından yeni bir başlangıca imza atabilir.

 

Seçim takvimi uyarınca ön seçim yapılmasının zamanlama açısından sıkıntılar yaratacağı anlaşılmaktadır. Bu nedenle İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere uygun görülen diğer kimi büyük şehirlerde, eğilim yoklamasıyla aday belirlenmesi yöntemi bir an önce devreye sokulmalıdır. Eğilim yoklaması, o seçim bölgesindeki tüm parti üyelerinin katılımına açık sandık yoluyla yapılmalıdır.

 

Bakınız! 1984 yılı yerel seçimlerinde SODEP MKYK üyesi, 1989 yerel seçimlerinde ise, SHP PM üyesi ve Milletvekili olarak sorumluluk üstlenmiş ve siyasi yaşamında sayısız ön seçimli seçime katılmış bir parti yöneticisi sıfatıyla, yakın geçmişimize kısa bir göz atılmasını önermekteyim.

 

SODEP, Meclis’te hiçbir milletvekiline sahip olmaksızın 1984 yerel seçimlerine girmiş  ve ana muhalefet partisi olma başarısını göstermiştir.  Daha sonra kendini fesih sorumluluğuyla Halkçı Parti tüzel kişiliğine katılınmış ve bu kez hep birlikte SHP olarak 1989 yerel seçimlerine girilmiş ve birinci parti çıkılmıştır.

 

Bu başarıların altında ya çok ciddi eğilim yoklamaları, ya da tüm üyelerle ön seçimler yatmaktadır.Bunları yaşamış bir siyaset adamı olarak iddia ediyorum ki; özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere uygun görülecek diğer kimi büyük şehirlerde, eğer tüm üyelerin katılımıyla eğilim yoklaması yapılmadan 31 Mart 2019 seçimlerine girilirse, sonucun tam bir hezimet olacağını öngörmekteyim. Bu uyarıyı, 1983-2011 yılları arasındaki 28 yıllık dönemin parti hafızasını kesintisiz olarak taşıyan ve siyasette hiçbir kişisel beklentisi kalmayan  bir yurtsever duyarlılığıyla, ama ezilerek yaptığımın da bilinmesini istiyorum.

 

Kaldı ki CHP’nin son tüzük değişikliğinden sonra Sn. Bülent Tezcan’nın 11 Mart 2018 günü basında şöyle bir açıklaması yer almıştır:

 

“Örgütlerin hakim gelmeden de sandık koyarak yapabilecekleri eğilim yoklamalarını da ön seçim gibi dizayn etme anlayışı tüzüğe yerleştirilmiştir.”

 

Öte yandan, Yerel Seçimler Aday Saptama Yönetmenliğinde (Merkez Yoklaması Mad.10); “Merkez yoklaması kararının alınmasından önce ya da sonra, bu yöntemin en verimli şekilde uygulanabilmesini sağlamak ve Parti Meclisinin kararına kaynak oluşturmak üzere Merkez Yönetim Kurulu şeklini ve zamanlamasını da belirleyeceği çeşitli eğilim yoklaması yöntemleri uygulayabilir.” hükmü de yer almaktadır.

 

Demokrasiyi, “hedefe varmak için binilip, hedefe varınca inilecek bir tramvay” olarak gören AKP anlayışı, Türkiye’de teokratik (din temelli) bir devlet yapılanmasına yönelmiş durumdadır.

Bu arada ülke ekonomisi çok derin bir ekonomik krize sürüklenmektedir. İşsizlik, yoksulluk ve yolsuzluklar ciddi boyutlarda artarken, gelir dağılımındaki adaletsizlikler derinleşmektedir. Hem hane halkları hem de özel girişimciler, gırtlağa kadar borca sokulmuşlardır. Yolsuzluklar, organize hale getirilmiş, Türkiye’de bir çeşit çeteleşmiş soygun düzeni oluşmuştur.Çağdaş hukuk anlayışının terk edilmesiyle yargı bağımsızlığı her gün çiğnenmektedir. Korku, baskı ve sindirme her alanda egemen kılınmaktadır. Zorbalık ve adaletsizlik kol gezmekte, yapanlardan ise yeterince hesap sorulamamaktadır. Öte yandan Türkiye inananlar ve inanmayanlar olarak, ya da mezhep, tarikat, cemaat, ve etnik farklılıklar gibi konularda kutuplaşma ve ayrışma sürecine sokulmuştur. İşin acı yönü AKP iktidarı, sıfır terörle devir aldığı Türkiye’de hem bölücü ve hem de dinci terör odaklarının güçlenmesine yol açan yanlışlar yapmıştır. Türkiye’miz dünyada saygınlığı dibe vurmuş, neredeyse herkesle kavgalı bir ülke durumuna düşürülmüştür. Söz konusu bağışlanamaz yanlışlar, “ Bizi yanılttılar, Allah ve Millet bizi affetsin” kabilinden sözlerle daha ne kadar geçiştirilebilir?

İçinde yaşadığımız dönemde AKP’nin oy oranı, 24 Haziran seçimlerindeki yüzde 42’nin oldukça altına düşmüş durumdadır. Bu düşüş eğiliminin, normal koşullarda 31 Mart’a kadar artarak devam edeceği kuvvetle tahmin edilmektedir.Ne var ki CHP’nin oy oranında kayda değer bir artış da söz konusu değildir.

Evet! Bir daha vurgulamalıyız:

31 Mart Yerel seçimleri yalnız Türkiye açısından değil, CHP açısından da yaşamsal önemdedir.

CHP demokrasinin beşiği olan yerel yönetimleri kazanarak ülke kaderine hakim olabilme açısından yeni bir başlangıca imza atabilir.

Tüm CHP’liler olarak, birbirimizin saçımızın her bir teline dahi ihtiyacımız olduğu gerçeğiyle ben anlayışını bırakıp, geçmişten de ders çıkararak, “hepimiz anlayışıyla” harekete geçme olanağı önümüzde durmaktadır. Bunu mutlaka kullanmak zorundayız.

Bilmeliyiz ki, CHP’nin önüne tarihi bir fırsat doğmuştur.

Bu fırsatın kaçırılmasına sebep olanları tarih kesinlikle affetmeyecektir.

Enis Tütüncü

Tekirdağ Önceki Dönemler  Mv.

(SODEP Kurucu Üyesi, SHP Gn. Sek. Yard., CHP MYK ve PM Üyesi.)

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :