ERDOĞAN’IN MİTİNGDE KATLİAM GÖRÜNTÜLERİ HALKA İZLETTİRİLDİ

Ana Sayfa » GÜNCEL » ERDOĞAN’IN MİTİNGDE KATLİAM GÖRÜNTÜLERİ HALKA İZLETTİRİLDİ

16.03.2019 - 18:33

ERDOĞAN’IN MİTİNGDE KATLİAM GÖRÜNTÜLERİ HALKA İZLETTİRİLDİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 31 Mart yerel seçimleri öncesi Tekirdağ’da yaptığı mitingte Yeni Zelanda’da 49 kişinin hayatını kaybettiği katliamın görüntülerini yayınladı.

Yeni Zelanda’daki saldırıda terörist katliamı canlı yayınlamıştı. Saldırının görüntüleri gelen tepkilerin ardından sosyal medya platformları Twitter ve Facebook’ta kaldırılmıştı.

Şimdi düne dönelim ve bu vahşetle ilgili gelişmeleri daha yakından irdeleyelim

Katliamı gerçekleştiren Brenton Tarrant aslında böylesi büyük bir eylemi hayata geçirirken yalnız mıydı?

Avustralya medyası, zanlının Sidney’in 600 km kuzeyindeki Grafton Kasabası’ndan geldiğini ve daha önce bir spor merkezinde çalıştığını yazdı. Spor merkezini işleten Tracey Gray yerel medyaya verdiği söyleşide Tarrant hakkında, aşırı görüşlü ya da dengesiz olduğunu belli edecek hiçbir şey yapmadığını ısrarla vurguladı.

Öte yandan, saldırganın geçtiğimiz ekim ayında Pakistan’a seyahat ettiği ortaya çıktı. BBC’ye konuşan Pakistanlı bir otel sahibi Brenton Tarrant’ın Pakistan’ın Keşmir bölgesindeki Gilgit-Baltistan’da yer alan otelde 2 gece kaldığını doğrulayarak, “Sıradan bir turist gibiydi. Müslümanlara karşı görünür bir saldırganlığı yoktu. Hatta Pakistan’da seyahat etmeyi ne kadar sevdiğini Facebook’ta yazmıştı.” dedi.

Saldırı anına kadar Tarrant’ın herhangi bir sabıkası veya istihbarat örgütlerince herhangi bir takibinin olmadığı biliniyor. Aşırı sağcı olduğunu sadece internetten yayınladığı 74 sayfalık manifesto ile anlıyoruz.

Buraya kadar ki bilgilerden şunu çıkarmak mümkün olabilir mi: Türkiye’de faaliyet gösteren radikal dinci örgütlerden özellikle IŞİD’ın, Hizbullah hareketinin uyuyan hücrelerden oluştuğunu, yıllarca bir aile hayatı görünümü sergileyen teröristlerin zamanı geldiğinde harekete geçtiklerini gazetelerde sayfalar dolusu haberler eşliğinde okumadık mı? Reina Katliamı’nı gerçekleştiren kişinin de İstanbul’da eşi ve çocuğu ile beraber yaşadığı ortaya çıkmamış mıydı?

Şunu demek istiyoruz: Benzer büyük katliamları gerçekleştiren teröristlerden hiçbiri tek başlarına hareket etmiyorlar. Eylem yerini, eylemin zamanını belirleyenler hep başkaları. Brenton Tarrant’ın da istihbarat örgütleri tarafından kullanılan bir maşa olduğu kuvvetle muhtemel. İnternete koyduğu ‘Büyük Yer Değiştirme’ (The Great Replacement) başlıklı 74 sayfalık bir belgede katil, 2017 yılında Avrupa’yı ziyaret ettiğinde gördüğü şeylere öfkelendiğini ve döndüğünde saldırıyı planlamaya başladığını anlatıyor. Metinden, zanlının Nur Camii’ni 3 ay önce hedef olarak seçtiği (tabii ki yalan söylüyor) saldırıda ölmemeyi hedeflediği ve eyleminin hedefinin de korku salmak olduğu apaçık anlaşılıyor. Metinde, bu kapsamda “yüksek profil sahibi düşmanlar” olarak sayılan Almanya Başbakanı Angela Merkel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan hakkında tehditler de yer alıyor.

İşte hedefleri kitleleri böyle saldırılarla sarsmak, toplumda korku yaratmak olan terör örgütlerinin en büyük propaganda silahı görsel medya değil midir?

Yeni Zelanda’daki cami katliamının faili Brenton Tarrant’ın eyleme hazırlık aşamasından itibaren çekmeye başladığı görüntüleri halka izleten Erdoğan’ın bu tavrı tartışmalara neden oldu.

Cumhuriyet’te yer alan haber göre o görüntüler eşliğinde konuşmasına devam eden Cumhurbaşkanı şunları söyledi:

“Sizlerin buradaki varlığı, birliği, dirliği, temsil ettiğiniz değerler, Yeni Zelanda’da cami basıp Müslümanları katleden teröristin bile zoruna gitmiş. Bu katliamda kullandığı silahını da İkinci Viyana Kuşatması’nın tarihinden, haçlı seferlerinin zalim isimlerine kadar bilinen tüm Türk ve Müslüman düşmanlarıyla süslemiş.”

“İstanbul’a geleceğiz, tüm camileri, minareleri yıkacağız diye zırvalamış. Be namussuz, Yeni Zelanda nire, Türkiye nire?”

“Nasıl oluyor da dünyanın öteki ucundaki bir katil, Müslümanlarla ve Türklerle ilgili bunca fesatla kafası dolu olarak harekete geçirilebiliyor?”

“İstanbul’a 3 gün bir gelmiş, 40 gün bir gelmiş. Şimdi çalışmalar yapılıyor. Bunun bağlantısı nerelerle var, çıkaracağız. Ama tabi Yeni Zelanda’dan bunların hesabının sorulmasını istiyoruz. Öyle kuru kuruya, şöyle bir müddet yatsın, ondan sonra çıksın. Olmaz böyle şey. 49 insan… Bu bir katliam, bunun hesabının sorulması lazım. Aksi takdirde bu gidiş iyi bir gidiş değil.”
Erdoğan’ın açıklamalarından da anlaşılıyor ki Yeni Zelanda katili Brenton Tarrant, katliamı tek başına gerçekleştirmemiştir.
31 Mart seçimleri öncesine denk gelen bu olayın karanlık noktaları bakalım nasıl aydınlanacak?

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :