ERDOĞAN’IN PARTİSİ: AKP

Ana Sayfa » Köşe Yazarları »  ERDOĞAN’IN PARTİSİ: AKP

20.08.2018 - 11:26

Ergun Aydoğan

Ergun Aydoğan

yazarın tüm yazıları
 ERDOĞAN’IN PARTİSİ: AKP

ERDOĞAN’IN PARTİSİ; AKP

AKP 6. Olağan Kongresini Ankara Arena’da yaptı. Kongre dediysek öyle fikirlerin tartışıldığı, politikaların belirlendiği, doğru veya yanlışların dile getirildiği bir kongre değil. Önceden Erdoğan’ın kafasında belirlediği isimlerin listelere yazıldığı, ilçe ve illerde yukarıdan talimatla belirlenen kongre delegelerinin önlerine konulan listeyi onayladığı; bir günlük, hatta yarım günlük bir kongre. Fikir yok, slogan yok; tek patron Erdoğan’ın bütün katılımcılar adına belirlediği listelerin onaylanması, konuşmanın alkışlanması, tek adayın bütün katılımcıların oylarıyla seçilmesi/onaylanması!

Ülkenin tek patronu haline gelen Erdoğan, partisinde de tek patron. 14 Ağustos 2001’de beraber yola çıkılan Abdullah Gül, Bülent Arınç, Burhan Kuzu, Ali Babacan… hiçbiri şu anda yok. Birçoğu kenarda zorunlu emekliliklerini yaşıyor.

Bakanlık dışında kalan Mehmet Şimşek, Bekir Bozdağ, Mehdi Eker, Efkan Ala gibi isimler parti yönetiminde de yoklar. Tek ses, Erdoğan’ın sesi haline gelen medya; AKP’de yapılan isim değişikliklerini sayıyor bilmem ne kadar isim değişti; 15’ kadın 29 yeni isim var. Değişen, giden ve gelen, giden niye gitti gelen niye geldi; gidenin söz söyleyemediği, gelenin söz söyleyebileceği bir değişiklik mi?

Böyle olunca partinin en üst organı 50 kişilik MKYK’da kimlerin olması ancak olanları sevindirir olmayanları üzer. Bu listede parti kuruluşunda yer almış, belediye başkanlığı, milletvekilliği, bakanlık yapmış birçok isim kendilerini listede göreceği umudu yaşadı ama hiçbiri yoktu daha çok yeni isimler Erdoğan’a bundan sonra yol arkadaşlığı yapacak.

Güçlü örgüt, güçlü parti anlayışı yerini güçlü lider anlayışına bıraktı. Güçlü lider her türlü kararı verebilir, tek irade odur.

Kongrenin yerel seçimler öncesine gelmesi kongreyi daha önemli hala getirmiş olması gerekir ama öyle olmadığı orada da bütün inisiyatifin Erdoğan’a bırakıldığı gözüküyor. Yerel seçimlerin Kasım’a alınıp alınmayacağı konuşuluyor. Bunun için bir anayasa değişikliği gerekiyor. CHP yerel seçimlerin öne alınmasına karşı olduğunu açıkladı; destek verirse kendi intiharı olur, genel seçimlerde olduğu gibi! Buna rağmen AKP yerel yönetimlerden sorumlu yönetici Er                                     ERDOĞAN’IN PARTİSİ; AKP

AKP 6. Olağan Kongresini Ankara Arena’da yaptı. Kongre dediysek öyle fikirlerin tartışıldığı, politikaların belirlendiği, doğru veya yanlışların dile getirildiği bir kongre değil. Önceden Erdoğan’ın kafasında belirlediği isimlerin listelere yazıldığı, ilçe ve illerde yukarıdan talimatla belirlenen kongre delegelerinin önlerine konulan listeyi onayladığı; bir günlük, hatta yarım günlük bir kongre. Fikir yok, slogan yok; tek patron Erdoğan’ın bütün katılımcılar adına belirlediği listelerin onaylanması, konuşmanın alkışlanması, tek adayın bütün katılımcıların oylarıyla seçilmesi/onaylanması!

Ülkenin tek patronu haline gelen Erdoğan, partisinde de tek patron. 14 Ağustos 2001’de beraber yola çıkılan Abdullah Gül, Bülent Arınç, Burhan Kuzu, Ali Babacan… hiçbiri şu anda yok. Birçoğu kenarda zorunlu emekliliklerini yaşıyor.

Bakanlık dışında kalan Mehmet Şimşek, Bekir Bozdağ, Mehdi Eker, Efkan Ala gibi isimler parti yönetiminde de yoklar. Tek ses, Erdoğan’ın sesi haline gelen medya; AKP’de yapılan isim değişikliklerini sayıyor bilmem ne kadar isim değişti; 15’ kadın 29 yeni isim var. Değişen, giden ve gelen, giden niye gitti gelen niye geldi; gidenin söz söyleyemediği, gelenin söz söyleyebileceği bir değişiklik mi?

Böyle olunca partinin en üst organı 50 kişilik MKYK’da kimlerin olması ancak olanları sevindirir olmayanları üzer. Bu listede parti kuruluşunda yer almış, belediye başkanlığı, milletvekilliği, bakanlık yapmış birçok isim kendilerini listede göreceği umudu yaşadı ama hiçbiri yoktu daha çok yeni isimler Erdoğan’a bundan sonra yol arkadaşlığı yapacak.

Güçlü örgüt, güçlü parti anlayışı yerini güçlü lider anlayışına bıraktı. Güçlü lider her türlü kararı verebilir, tek irade odur.

Kongrenin yerel seçimler öncesine gelmesi kongreyi daha önemli hala getirmiş olması gerekir ama öyle olmadığı orada da bütün inisiyatifin Erdoğan’a bırakıldığı gözüküyor. Yerel seçimlerin Kasım’a alınıp alınmayacağı konuşuluyor. Bunun için bir anayasa değişikliği gerekiyor. CHP yerel seçimlerin öne alınmasına karşı olduğunu açıkladı; destek verirse kendi intiharı olur, genel seçimlerde olduğu gibi! Buna rağmen AKP yerel yönetimlerden sorumlu yönetici Erol Kaya yerel seçimlerin Kasım’da yapılmasını savunurken, Grup Başkanvekili Çanakkale milletvekili Bülent Turan seçimlerin zamanında yapılacağını savunuyor.

Şimdi gözler yerel adaylıklarda. Orada da tek karar verici Erdoğan. Nasıl ki Ankara, İstanbul, Balıkesir gibi illerin belediye başkanlarını görevden el çektirdiğinde kimsenin sesi çıkmadıysa, buralarda ve tüm adaylıklarda kimlerin aday olup olmayacağına yine Erdoğan karar verecek. Mevcut belediye başkanlarının bile yerleri garanti değil, hepsinin gözü kulağı Erdoğan’da.

Sonuç mu, Türkiye’nin iktidar partisi yarım günlük bir kongre ile gelecek yöneticilerini belirledi. Dünyadaki parti örgütlenmelerinde olduğu gibi aşağıdan yukarıya doğru bir örgütlenme değil yukarıdan aşağıya bir tek kişinin her yöneticiyi belirlediği, üye/örgüt söz hakkının olmadığı; programı, kuralı tek kişinin belirlediği bir parti modeli. Varlığı tek kişi/yöneticinin varlığına bağlı bir parti.

ol Kaya yerel seçimlerin Kasım’da yapılmasını savunurken, Grup Başkanvekili Çanakkale milletvekili Bülent Turan seçimlerin zamanında yapılacağını savunuyor.

Şimdi gözler yerel adaylıklarda. Orada da tek karar verici Erdoğan. Nasıl ki Ankara, İstanbul, Balıkesir gibi illerin belediye başkanlarını görevden el çektirdiğinde kimsenin sesi çıkmadıysa, buralarda ve tüm adaylıklarda kimlerin aday olup olmayacağına yine Erdoğan karar verecek. Mevcut belediye başkanlarının bile yerleri garanti değil, hepsinin gözü kulağı Erdoğan’da.

Sonuç mu, Türkiye’nin iktidar partisi yarım günlük bir kongre ile gelecek yöneticilerini belirledi. Dünyadaki parti örgütlenmelerinde olduğu gibi aşağıdan yukarıya doğru bir örgütlenme değil yukarıdan aşağıya bir tek kişinin her yöneticiyi belirlediği, üye/örgüt söz hakkının olmadığı; programı, kuralı tek kişinin belirlediği bir parti modeli. Varlığı tek kişi/yöneticinin varlığına bağlı bir parti.

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :