ERGÜN AYDOĞAN YAZDI- BİR DERBİNİN ARDINDAN: TOKAT, TEKME, BOYUN SIKMA VAR, FUTBOL…

Ana Sayfa » GÜNCEL » ERGÜN AYDOĞAN YAZDI- BİR DERBİNİN ARDINDAN: TOKAT, TEKME, BOYUN SIKMA VAR, FUTBOL…

05.11.2018 - 14:51

Ergun Aydoğan

Ergun Aydoğan

yazarın tüm yazıları
ERGÜN AYDOĞAN YAZDI- BİR DERBİNİN ARDINDAN: TOKAT, TEKME, BOYUN SIKMA VAR, FUTBOL…
Dünyanın sayılı derbilerinden sayılan GALATASARAY-FENARBAHÇE derbisi geride kaldı ama, tartışmaları daha uzun süre devam edecek.
Beklenenin aksine GS Başkanı Mustafa Cengiz, FB Başkanı Ali Koç’u maça özel davet ederek beraber izlemeyi, maç öncesi beraber yemek yemeyi teklif ediyor. Bugüne kadar yapılanın aksine misafir tribündeki yüksek sesle taraftarı baskı altına alan hoparlörler kaldırılıyor. Bir iyi niyet çabası, normalleşme arayışları; VAR…
FB Başkanı yemek davetini kabul etmiyor. Belki ilk kez FB başkan futbolcularla birlikte takım otobüsü ile maça geliyor. FB başkanı, yönetimi, camiası ile birlikte bu maçı bir çıkış, kurtuluş maçı olarak görüyor rakip takımın başkanı ile yemek görüntüsü vermek yerine, futbolcularını motive etmeyi tercih ediyor.
Bugüne kadar ki uygulamaların aksine FB başkan ve yönetimi, GS başkan ve yönetimi tarafından en üst düzeyde ağırlanarak A Protokol uygulanıyor.
Buraya kadar gayet olumlu ve güzel…
Maçın devre arasında, FB taraftarı genç kardeşimiz Koray Şener’in kalbi heyecana dayanmıyor kalp krizi sonucu yaşamını yitiriyor. GS camiası acıyı en üst düzeyde paylaşıyor.
Esas olay; maç başlıyor. İki takım oyuncuları arasında en küçük bir gerginlik yok. Gayet centilmence maç oynanıyor. Fauller oluyor, düşürülen düşüren tarafından kaldırılıyor; centilmence maç devam ediyor. İkinci yarı başlıyor 67’nci dakikaya kadar her şey gayet olumlu devam ederken GS’nin 2-0 önde olduğu, baskılı oynadığı, FB’yi sürklase ettiği anlarda orta sahada GS’li Onyekuru FB’li oyuncudan topu çalıyor, temiz bir pozisyon, faul yok. Her maçın önüne geçmeyi alışkanlık haline getiren Fırat Aydınus, GS aleyhine faul veriyor. Faulden başlayan atak, GS ceza sahası içinde FB’li futbolcu Isla tapu ayağından çıkardığı halde Muslera’nın kontrolsüz çıkışı ve VAR mahareti ile penaltı oluyor. FB 2-1’i yakalıyor. Sonra yine Belhanda Valbuena ikili mücadelesinde, Valbuena’dan çıkan top GS aleyhine taca hükmediliyor, taçtan gelen top gol ve maç 2-2 oluyor.
Bunlarda tamam. Peki tartışması süren ve sürecek olan olaylar bunlara mı bağlı, hayır. Olayların başlaması sonradan oyuna giren her maçta çirkeflikleri ile öne çıkan Soldado’nun Belhanda’yı orta sahada tutmasıyla başlıyor. Ayaklarını uzun süre bacaklarının arasında tutarak yürümesine mani oluyor. İki futbolcu ayağa kalktıktan sonra uzun süre kafa kafaya toslaşıyor; ortada büyük! hakem yok. Hakem o anda iki futbolcuya sarı veya kırmızı kartlarını gösterse bu yaşananların hiçbirisi yaşanmayacak.
Sadece o mu? Maç bitmiş herkes soyunma odasına giderken Saldado saha içinde orta sahaya Belhanda’ya doğru gidiyor gene toslaşma derken Jailson denen futbolcu bozuntusu geliyor Belhanda’nın suratına Allah ne verdiyse ‘şaaak’ tokadı vuruyor. Ondan sonra saha tam bir arenaya dönüyor. Artık kim kime vuruyor, kim kimin boğazını sıkıyor belli değil.
Tüm bu yaşananların bir tek suçlusu, sorumlusu vardır, olayların buraya gelmesine göz yuman veya öngöremeyen hakem; Fırat Aydınus’tur. Gözlemciler ‘tam puan’ vermiş. Ne bekliyordunuz? Bozacı, şıracı muhabbeti… it iti ısırmaz… içine eden kadı, kimi kime…
Maç biter bitmez medyadaki FB goygoycuları hep bir ağızdan saldırıya geçti. Suçlu GS, suçlu Fatih Terim! Ev sahibine yakışmazmış! GS’li futbolcular saldırganmış!
Hakem daha sahadan çıkmamış başta Erman Toroğlu ‘’bana gelen bilgilere göre hakem raporuna Fatih Terim’in hakaretlerini raporuna yazmış, büyük ceza gelebilir…’’ daha herkes sahanın içinde, statta, rapor ne zaman yazıldı, ne zaman sana bilgi geldi. Bütün kanallar aynı söylem üzerinden algı operasyonuna başladı. Hiç kimse olayların başlangıç anına, sebebine bakmıyor. FB’li futbolcular soyunma odasına gitmek yerine sahaya geri dönüyor, oyun içindeki muhataplarıyla itişiyor, yetmiyor biri geliyor tokat atıyor; bunları konuşan yok. Tabi  ki Hasan Şaş dahil saldıranlar haklı bulunmuyor ama el insaf; sorumlu hakem ve Soldado’dur.
Bugün Fatih Terim’in cellatlığına soyunanlar, doğrayanlar. Şuur altındaki nefretlerini kusanlar; BJK hocası Şenol Güneş hakemlere dümdüz giderken, hiçbir ceza almazken nerdeydiniz? Şimdi nerdeyse Fatih Terim’e yeşil sahaları yasaklayacaksınız!
Bugün GS’yi suçlayanlar! Yıl 2012 bütün bir sezonun sonunda GS-FB maçı sonrası FB stadında şampiyon olmuş, bütün bir sezonun emeğinin karşılığı hak ettiği şampiyonluk kupasını alması gerekmez mi? Şimdiki TFF başkanı Demirören o günde başkandı, şampiyonluk kupasını vermek istemedi. Sebep, FB taraftarı tahrik olmasın. Sonuç, tarihe kara bir leke olarak geçen karanlıkta soyunma odasında GS kupasını alabildi. Uzun sürede eleştirildi ‘almayıverseymiş! Şart mıymış FB stadında kupa alması, nasılsa kazanmış, başka yerde de alabilirmiş!’ dendi. Şimdi FB’li futbolcular GS sahasında GS’li futbolcuyu tokatlıyor, tokatlayanın suçu yok, tokatlanan susuverseymiş, sessiz kalsaymış! ayıptır, ayıp…
Yıl 2010 Ali Sami Yen’de tribünden düşerek ölen bir GS taraftarı, o hafta FB’lilerin açtığı pankart ’uçmayı bilmiyorsan tribünde işin ne’ devre arası kalp krizi sonucu ölen FB taraftarı Koray Şener kardeşimizin acısını GS camia olarak en süt düzeyde paylaştı.
Bakmayın herkesin ahlak goygoyculuğu yaptığına, herkes içindeki renk aşkına göre yorum yapıyor. Renk aşkına göre savunuyor veya saldırıyor.
Sesi çok çıkanın haklı olmaması gerekiyor diye bildiri yayınlayan FB, yazılı ve görsel medyadaki sözcüleri, güçlü lobileri ile daha çok bağırarak haklı olmaya çalışırken sporcu olmayı unutup rakibine tokat atan oyuncusuna hiçbir şey demiyor.
Geçen hafta faul bile olmayan bir pozisyonda sarı kartla Mariano’yu cezalı duruma düşüren hakem hiç konuşulmuyor. BJK’li Pepe Başakşehirli rakibinin beline kramponları ile tekmeliyor ne sarı ne kırmızı devam…
Herkes GS’li futbolcular ve Fatih Terim’in cellatlığına soyunmuş kaç maç ceza almaları gerektiği totosunu oynuyor. Olayların fitilini ateşleyen Saldado, rakibine orta sahaya kadar gelip tokat atarak kaçan Jailson ve maçı çığırından çıkaran Fırat Aydınus’a bir şey demiyor. Ceza verilecekse en süt limitten ceza bunlara verilmeli; olayların faili olarak.
GS Başkanı Mustafa Cengiz ve yönetimi oynanan oyunları görmeli. Hocası Fatih Terim ve takımına sahip çıkmalı. GS medyada hiç yok. FB, BJK ve TS adına yazan konuşan onlarca kişi varken GS adına sadece Evren Turhan tek başına mücadele veriyor.
Futbol sadece futbol değildir lafı aynen işliyor; büyük oyunlar devan ediyor…

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :