ERGUN AYDOĞAN YAZDI- ASRIN EKRAN BULUŞMASINDA MERAK EDİLEN SORULAR

Ana Sayfa » GÜNCEL » ERGUN AYDOĞAN YAZDI- ASRIN EKRAN BULUŞMASINDA MERAK EDİLEN SORULAR

15.06.2019 - 13:30

Ergun Aydoğan

Ergun Aydoğan

yazarın tüm yazıları
ERGUN AYDOĞAN YAZDI- ASRIN EKRAN BULUŞMASINDA MERAK EDİLEN SORULAR

Bir araya gelecekler mi, gelmeyecekler mi, geliyorlar…

Ekran daveti 31 Mart öncesi Ekrem İmamoğlu’ndan geldi. Binali Yıldırım tek başıma verebileceğim bir karar değil… kimlere sorduysa, kararını verdi tamam çıkıyorum, moderatör de Uğur Dündar olsun diyerek herkesi şaşırttı.

Türkiye’nin en tecrübeli moderatörü oluşu bir yana, muhalif bir ismi önermesini kimileri cesaret örneği gösterirken kimileri de doğru strateji olarak değerlendirdi. Uğur Dündar kendisine göre haklı gerekçelerle doğrudan bir talep ulaşmadan kabul etmeyeceğini kamuoyuna ilan etti.

Kim olacak tartışmaları içinde yine isim önerisi Binali Yıldırım’dan geldi; İsmail Küçükkaya olsun. İsmail Küçükkaya da muhalif kanal FOX TV’nin sabah programcısı. O da yine, o mahalleye göre, muhalif diye bilinen isimlerden. İktidar tarafı muhalif isim önerileri ile cesaret örneği algısı yaratmaya çalışırken, muhalif taraf ise; üst düzey tartışmayı yürütecek ‘güvenilir!’ moderatör bile bulamıyorlar…

İsmail Küçükkaya’nın muhalifliği elbette çalıştığı kanal dışında bugüne kadar ki iktidar ve Binali Yıldırım ilişkilerine bakarak akıllarda soru işaretlerine yol açabilir. Elbette deneyimli yetişmiş bir gazetecidir ama cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendisine atılan ‘adam kazandı’ Twitini kamuoyuna ilan etmesi… ve ismi ilan edildikten sonra sosyal medyada Ankara gazetecileri arasında bilinen Ulaştırma-Uzan-Karamehmet bağlantıları sıkça paylaşılıyor.
Bütün bunlar bir tarafa…

Pazar günkü ‘Asrın büyük buluşması’ nasıl geçecek? Toplumun önemli bir kesiminin kafasında oluşan korku-endişe-kaygıya yol açacak bir gelişme yaşanır mı?

Veya moderatör, adaylardan herhangi birisini zor duruma düşürecek bir tavır içine girer mi?

Esas olarak taraflardan herhangi birisini zor duruma düşürmenin aksine iki tarafa da eşit, hakkaniyetli bir yaklaşımla mesela Binali Yıldırım’a içinde yer aldığı iktidarın 25 yıldır İstanbul’u, 17 yıldır Türkiye’yi yöneten olarak yaptıkları yanlışları, eksikleri, İstanbul’a ihanetlerini, israfları, adrese teslim ihaleleri… sorabilecek mi?

Mesela; bir TV programında İSPARK’ın neden zarar ettiğini ‘valla’ bende anlamadım neden zarar ettiğini dedikten kısa bir süre sonra başka bir TV programında İSPARK zarar etmemiştir, bilmem şu kadar ‘kar’ etmiştir demesinin gerekçesini… ve yine; çünkü çaldılar sözünü, çalma yok ama gündeme gelemediğim için gündeme gelebilmek için söyledim sözünün gerekçelerini… seçimlerin yenilenmesi için olmadık yollara başvuran AKP iken, seçimlerin yenilenmesini biz istemedik sözüne karşılık o halde bu seçimleri kim yeniletti… ve de; 25 yıldır İstanbul’a neyi yapamadınız da seçildiğinizde yapacaksınız? Sorularını, korkusuzca! yöneltebilecek mi?

Şimdi birileri de tamam Binali’ye bu soruları soracak da, Ekrem’e sormayacak mı? diyebilir.

Elbette soracak. Nasıl mı?

Mesela; kenar ilçenin adayı olarak yola çıktınız, kazanacağınıza ihtimal veren azdı, ne oldu da İstanbul seçmenini ikna ettiniz… mesela; bugüne kadar sandıklara sahip çıkamadığı için seçimleri kaybettiğini iddia eden sizler, nasıl oldu da sandıklara sahip çıktınız… oy çalarak seçimleri kazandıysanız nasıl çaldınız, sandık başlarına kamu görevlisi olmayan görevlileri siz mi atadınız… sandık başlarında kamu görevlisi olmayan görevlilerle organik bir bağınız var mı… zor da olsa mazbatanızı alıp 18 gün görev yaptığınız sürede neler yaptınız, mazbatanız elinizden alınmasaydı daha neler yapacaktınız… meclis çoğunluğu sizde olmadan İstanbul’u yönetebilecek misiniz… merkezi iktidar projelerinize maddi kaynak aktarmazsa projelerinizi hayata nasıl geçireceksiniz veya aşırı ‘israf’ var dediğiniz ‘israf’ miktarı projelerinize kaynak olarak yetecek mi gibi, kamuoyunun aklındaki basit soruları sorabilecek mi?

Elbette sorabilir…

Ama kamuoyunun İsmail Küçükkaya’nın bütün tecrübesine rağmen iktidar baskısından arınarak kamuoyunu tatmin edecek soruları sorabileceğinden, kamuoyu pek emin değil!

Tam aksine kamuoyu, iktidar mensuplarının bugüne kadar ‘anlaşmalı’ programlara alıştırıldığı için acaba yine öylemi olacak endişesi içerisinde…

Ekrem İmamoğlu’nun bir TV programında cümlesinin devamı kesilerek iktidar cephesi tarafından oluşturulan algı operasyonunun bu program sürecinde ve sonrasında da olacak kaygısı oldukça yüksek…

Moderatör olarak adı geçen Uğur Dündar’ın uyarı kabilindeki yazısı dikkate alınmalı! Uğur Dündar geçmişte yaşadığı tecrübeden yola çıkarak; daha program devam ederken görüntülere, seslere eklemeler yapılarak, ekran altındaki KJ’lerle, söylenmeyenler söylenmiş gibi bambaşka bir algı yaratılabilir, önlem alınsın uyarısını yapıyor.
Aman dikkat… Bu karşılıklı canlı yayın 31 Mart’tan önce olsaydı Ekrem İmamoğlu’na şimdi ise Binali Yıldırım’a avantajlı hale getirebilir.

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :