ERGÜN AYDOĞAN YAZDI- BİR BİLENE SORDUK: EKONOMİDE NEREYE GİDİYORUZ?

Ana Sayfa » GÜNCEL » ERGÜN AYDOĞAN YAZDI- BİR BİLENE SORDUK: EKONOMİDE NEREYE GİDİYORUZ?

14.09.2018 - 11:22

Ergun Aydoğan

Ergun Aydoğan

yazarın tüm yazıları
ERGÜN AYDOĞAN YAZDI- BİR BİLENE SORDUK: EKONOMİDE NEREYE GİDİYORUZ?

 

Yeminli Mali Müşavir, aynı zamanda 36 yıldır uluslararası danışmanlık hizmeti veren üstat Arslan Kaya’ya, yaşanılan sıkıntılarda nereye gidiyoruz, gelecekte umut var mı çizgisinde sorular sorduk.

Arslan Kaya uzun bir görüşme sonrası öncelikle küresel sıkıntılarla birlikte, yönetenlerden kaynaklı sıkıntılar olduğunu, ciddi tedbirlerin alınması, yapısal reformların gecikmeksizin gerçekleştirilmesi gerektiğini, bunlar yapılmadığı taktirde yıl sonuna doğru daha zor günlerin geleceğini vurguladı.

Kamunun aşırı savurganlıktan vazgeçmesi, kaynak israfını önleyecek tedbirlerin alınması, lüks debdebe ve şaşadan vazgeçilmesini (bunları konuştuk, Katar Emir’inden Erdoğan’a, hediye denilen ama satın alındığı düşünülen milyar dolarlık uçan saray; ameliyat bile yapılabilen ultra lüks uçak alındığı haberleri geldi. Yerküredeki saraylar kesmemiş olmalı ki, hava da uçan saray alınmış) kaynakların doğru ve rantabl kullanılmasını gerektiğini söyleyen Kaya, Saray’da 5 bin çalışan olduğunu, aylık ödenen maaşların üç ayda bire dönüştürülmek istendiğini de belirtti.

Çünkü yaşanan küresel daralmayla birlikte kaynak bulma şartlarının zor ve maliyetli hale geldi. Uluslararası finans çevrelerinde Türkiye ile ilgili tedirginliklerde ciddi bir artış var. Artık kredi vermek istemiyorlar, kredi maliyetlerinin benzer ülkelere göre ülke riski de dikkate alındığında maliyeti epeyce yüksek. Öyle bol bulamaç ucuz likidite bulma dönemleri geride kaldı.

Son dönemlerde Türkiye’den sadece yabancı yatırımcılar değil, aynı zamanda yerleşik sermaye sahipleri de yurtdışına ciddi sermaye transferi yaptı. Kaçan bu sermayeyi geri getirmenin yolları arandı, yüksek getiri vaat edildi, hazine garantisi verildi.

Bu tip kriz dönemlerinde MB’nin rezervinin 100 milyar doların üzerinde olması gerekir, oysa şu anda MB’nin kullanılabilir rezervi 15 milyar dolarla sınırlı. İktidar çevreleri krizi aşmak için kendi varlıklarını ‘Arap’ fonları üzerinden Türkiye’ye getirerek, devam eden büyük yatırımları (üçüncü havaalanı gibi) ayakta tutmaya çalıştılar.

Arslan Kaya üstadımız sadece kamunun değil aynı zamanda özel sektörün de çok savurgan, kamu gibi kaynak israfında olduğunu, özel sektörün de kaynak verimliliğine yönelmesini, pahalı hale gelen kaynakların verimli alanlarda kullanmasını; özel sektörün de kamu gibi israftan kaçacak tedbirleri alması gerektiği vurguladı.

Yani sıkıntı büyük, öyle sorun yok demekle sorunlar ortadan kalkmıyor, ciddi tedbirlerin alınması, yapılması gerekenlerin ertelenmeden bir an önce yapılması kaçınılmaz. Yoksa zor günler bizi bekliyor.

Biz de bu önemli tespitleri sizlerle paylaşalım istedik. Çünkü biz de sahada, yaşamın her alanında görüyoruz ve yaşıyoruz. Sıkıntı sanılanın ötesinde. Yönetenlere muhalefet olsak bile topluma karamsarlık yaymak istemeyiz, olanları-yapılanları yok sayamayız ama uyarı görevimizi de yaparız.

İktidar sözcülerini dinlerseniz yaşananlarda yönetenlerin hiç bir dahli yok. Dış güçlerin Türkiye’yi kıskanması sonucu, kur üzerinden saldırı düzenliyor…

Amerika Türkiye’yi kıskanıyor…

Dış güçler Türkiye’yi kıskanıyor…

Türkiye uçuyor, kaçıyor…

Yönetenler istediği kadar bunları söylemeye devam etsin, gerçek öyle değil. Alacağı olan alacağını alamıyor, borcu olan borcunu ödeyemiyor. Nakite ulaşım zorlaşmış. Kredi alım şartları zor olduğu gibi maliyetler yükselmiş; bir yıl öncesine göre faiz oranları iki kat yükselmiş. Kredi bulunsa bile ödeme imkânları, satış gelirleri düştüğü için geri ödeme imkânları daralmış.

Tam uluslararası piyasalara güven verecek davranışlar beklenirken, Varlık Fonu yönetimi değişiyor. Varlık Fonu Başkanlığına Erdoğan kendisini atıyor; atayan da, atanan da Erdoğan. Başkanvekili de zaten, Hazine ve Maliye teslim edildiği için yaşanan güven eksikliği yokmuş gibi, damat Berat Albayrak Başkanvekili olarak atanıyor. Yönetime de damadın tez hocası Prof. Dr. Erişah Arıcan getiriliyor. Bu görevlendirmenin uluslararası piyasalarda nasıl algılandığını merak etmeye gerek var mı?

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :