ERGUN AYDOĞAN YAZDI- CHP NEDEN ORTALIĞI AYAĞA KALDIRMAZ? MEŞRUİYET TARIŞMALARI İŞLER BİTTİKTEN SONRA DEĞİL DE, NEDEN ŞİMDİ YAPILMALIDIR?

Ana Sayfa » GÜNCEL » ERGUN AYDOĞAN YAZDI- CHP NEDEN ORTALIĞI AYAĞA KALDIRMAZ? MEŞRUİYET TARIŞMALARI İŞLER BİTTİKTEN SONRA DEĞİL DE, NEDEN ŞİMDİ YAPILMALIDIR?

03.01.2019 - 12:54

Ergun Aydoğan

Ergun Aydoğan

yazarın tüm yazıları
ERGUN AYDOĞAN YAZDI- CHP NEDEN ORTALIĞI AYAĞA KALDIRMAZ? MEŞRUİYET TARIŞMALARI İŞLER BİTTİKTEN SONRA DEĞİL DE, NEDEN ŞİMDİ YAPILMALIDIR?
Gençlik mi, tecrübe mi?
Heyecan, istek, arzu, yüksek hedeflere ulaşma azmi mi?
Yaşamın insana bütün olası makamları yaşattıktan sonra, yeni bir zorunluluk mu?
İstanbul 20 milyona yaklaşan nüfusu ile birçok ülkeden büyük bir dünya kenti. Özellikleri saymakla bitmez. Sorunları, 24 yıldır yönetenler tarafından çözülemediği söylenen yaşanılası bir kent. Taşı toprağı altın denilerek, aç kalanın, işsiz kalanın, evden kaçanın sığındığı… iş arayanın, aşk arayanın, yeni ufukların-hedeflerin arandığı…
Dünya kenti.
Şimdi siyasetin odaklandığı, seçilenin sorunları çözmekten öte, çıkacak sonuçla; siyasette taşları yerinden oynatacak, siyasi kartların yeniden karılmasına yol açacak bir kentten…
Yani seçimden öte bir kent.
CHP, başarılı genç bir belediye başkanı Ekrem İmamoğlu ile…
AKP ise elindeki en güçlü adayı Meclis başkanı Binali Yıldırım, 2014’te İzmir’de kazanamadığı adayıyla yarışacak; İzmir’de kazanamadı, İstanbul’da kazanır mı… İttifaklar gereği MHP AKP’yi, İYİ Parti CHP’yi destekleyeceği için iki adaylı bir seçim olacak. HDP’nin oylarına herkes talip ama kimse açıktan işbirliğine yanaşmıyor.
Genel siyasetten yerel siyasete dönülebilirse sorunlar, çözümleri ve projeler yarışacak. İstanbul seçmeni her konuda olduğu gibi Türkiye’ye yön verecek…
Ekrem İmamoğlu’nun tanınırlık eksikliği giderildiğinde… Genç olması, CHP ilçe başkanlığından, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı ile yerel yönetim tecrübesi olması ve de önünde uzun bir siyasi gelecek olması büyük bir avantaj olabilir. Çünkü İstanbul gibi devasa sorunları olan kentin sorunlarını çözüme kavuşturmak için günün 20 saatini ayıracak enerjinizin olması gerekir.
Ekrem İmamoğlu her gün 20 kilometrelik yürüyüşle İstanbul seçmenine doğrudan ulaşmayı hedefleyerek; İstanbul böyle devam edemez, İstanbul Ankara’dan (Erdoğan’ın emrinden çıkamayan başkanla) yönetilemez diye yola çıktı.
Adaylık tanıtımında koyduğu beş temel hedef;
-İstanbul’un ulaşım ve trafik sorununu çözmek…
-İstanbul’daki kent yoksulluğu ile mücadele etmek ve pahalı yaşamı ucuzlatmak…
-İstanbul’da doğru kentsel planlama ile çevre, imar ve deprem sorunlarını çözmek…
-İstanbul’un işsizlik sorununu çözmek, yeni ekonomi ve yaratıcı endüstriler için İstanbul’u bir çekim merkezine dönüştürmek…
-İstanbul’un yaşam kalitesini yükseltmek, kültür, sanat ve spor faaliyetlerini, İstanbul’un tamamına yaymak…
Ekrem İmamoğlu aday olduğu kente yapacağı hizmetlerle sadece İstanbullulara rahat bir nefes aldırmayacak; kendisine de parlak bir gelecek kuracak, siyaset büyük mesajlar alacaktır!
BİNALİ YILDIRIM,
Türkiye’nin son başbakanı, yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin ilk Meclis başkanı, yaşamında gelebileceği her göreve gelmiş. Bundan sonra tekrar 1994’te başladığı İDO Genel Müdürlüğü heyecanını yaşayabilir mi, kolay değil. Erdoğan istedi aday oldu. Seçildikten sonra da Erdoğan’a bakacaktır. Erdoğan ne derse, bugüne kadar olduğu gibi onu yapacaktır. Adaylık açıklamasında Erdoğan elini kaldırdığında ceketinin düğmesini açmak istedi, baktı Erdoğan’ın ceketi düğmeli, düğmesini açmaktan vazgeçti.
Dakika bir gol bir! Şu anda anayasa ihlal ediliyor ama Erdoğan ve Bahçeli Meclis başkanlığından istifasına gerek yok açıklamasına; Binali Yıldırım istifa benim dışımda dedi. Nasıl senin dışında, sen Meclis başkanı değil misin? İstifa kararı seni ilgilendirmiyor mu? İstifa etmesi gereken sen değil misin? Anayasanın 94. maddesi, Meclis Başkanlık Divanı’yla ilgili düzenlemenin son fıkrasında ‘’TBMM Başkanı, Başkanvekilleri, üyesi bulundukları siyasi partinin veya parti grubunun Meclis içinde veya dışındaki faaliyetlerine; görevlerinin gereği olan haller dışında, Meclis tartışmalarına katılamazlar; Başkan ve oturumu yöneten Başkanvekili oy kullanamazlar’’ deniliyor. Madde çok açık, net, istifayı zorunlu kılıyor.
Ayrıca geçmişte örneği de var. CHP’li TBMM Başkanvekili Yılmaz Ateş, 2004 yılında Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı olmadan önce anayasanın 94. maddesini hatırlatarak istifa etmiştir.
Meclis başkanı tarafsızdır. Çok açık anayasa hükmünü, yok sayıyor. Çünkü Erdoğan istifa etmesine gerek yok hükmünü verdi! Erdoğan’da Meclis’te tarafsızlık üzerine yemin etti; tarafsız mı, değil. Anayasaya uymuyorum diyor mu, diyor. Çünkü artık, anayasa ve kurallar ihlal edildiğinde; sen ne yapıyorsun diyecek, kurum kalmadı.
Yasa koyucu, yasa koyucunun başı; koydukları yasalara uymazsa, yönettikleri kitlelerden yasalara uygun davranmalarını nasıl bekleyebilirler?
Yani, Meclis başkanı bütün forsuyla, koruma ordusuyla, devletin bütün gücü, 0001 kırmızı plakalı aracıyla gecekondulara, kaffe-kahvehanelere seçmenin ayağına gidecek, seçmende oy vereceği başkan adayından talepte bulunacak! Oldukça garip bir tablo; Türk tipi demokrasi!
Ve de, anamuhalefet CHP anayasaya aykırı bu oldubittiye neden kuvvetli bir şekilde itiraz etmez, ortalığı ayağa kaldırmaz!
Meşruiyet tartışmaları işler bitip sona erdikten sonra değil, tam zamanında; şimdi yapılmalıdır!

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :