ERGUN AYDOĞAN YAZDI- DİBE VURAN SİYASET DİLİ: ”PEJMÜRDE..AHMAK..”

Ana Sayfa » GÜNCEL » ERGUN AYDOĞAN YAZDI- DİBE VURAN SİYASET DİLİ: ”PEJMÜRDE..AHMAK..”

06.11.2019 - 13:33

ERGUN AYDOĞAN YAZDI- DİBE VURAN SİYASET DİLİ: ”PEJMÜRDE..AHMAK..”

 

Siyasetin dili sokağın dilinden kötü! Siyaset, devlet adamı kimliği sorumluluğu taşıyanlar yönettiği topluma, kitlelere örnek-model olmalılar ama son zamanlarda toplumdaki tahammülsüzlük artışının yönetenlerden etkilenmediğini söylemek doğru olmaz.

 

Ülkenin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun dilinin ne kadar sert ve zehirli olduğunu DP Genel Başkanlığı döneminde AKP ve Erdoğan’a karşı yürüttüğü muhalefet stratejisinden biliniyor. O kadar ağır-sert eleştirdiği anlayışla bugün birlikte aynı amaç için mücadele ediyor olması kullandığı dilin amaçsal ve konjonktürel olduğu düşünülebilir.

 

Ama yine de sorumluluk mevkiindeki devlet yöneticisine yakışır bir dil değildir.

 

Süleyman Soylu İstanbul seçimlerinin kaybından kendisini sorumlu sayıyor olmalı ki, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na tahammül edemiyor! İmamoğlu’na daha önce de ‘seni pejmürde’ ederiz demişti. Pejmürde etmekten vazgeçtiğini sanmıyoruz, şimdi de ‘ahmak’ diyerek hakaret etti.

 

Ekrem İmamoğlu Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nde yaptığı konuşmada ‘seçimle gelenin seçimle gitmesi gerektiği, seçilmişlerin görevden alınması yerlerine kayyım atanmasını’ doğru bulmadığı yönünde yaptığı konuşma sonrasında.

 

Bakan Soylu Türkiye’yi Avrupa’ya şikayet ettiği gerekçesiyle Ekrem İmamoğlu’na ‘’Avrupa’ya giderek Türkiye’yi şikayet eden ahmağa söylüyorum. Bunun bedelini millet sana ödetecek’’ ve devam eden suçlayıcı hakaret dilini sürdürüyor.

 

Sen niye kendini millet yerine koyuyorsun ki; bir kere sen seçilmiş değil atanmışsın!

 

Ekrem İmamoğlu bunun üzerine Soylu’ya ‘Lafa bakarım laf mı diye, adama bakarım adam mı’ diye aynı sertlikte cevap verdi.

 

Ekrem İmamoğlu Türkiye’yi şikayet etmiyor, ülke demokrasisinin içinde bulunduğu şartların tespitini yapıyor.

 

Ekrem İmamoğlu ve CHP’yi her defasında Avrupa’ya şikayet etmekle eleştiren bugünün başbakan ve cumhurbaşkanları geçmişte Türkiye’yi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne şikayet etmiş, Türkiye’ye karşı dava açmıştı. Sadece o değil Avrupa’ya Türkiye’de ki demokrasi dışı uygulamaları, demokrasi açığının olduğu yönünde ciddi suçlama yöneltmişler, sıfatsız ülke ülke gezmişlerdi…

 

Ayrıca belediyelerin idari ve denetimsel olarak bağlı bulunduğu İçişleri Bakanının, her türlü denetim yetkisi altındaki Belediye Başkanına sürekli tehdit içeren, hakaret diliyle; pejmürde ederiz, ahmak demesi seçilmiş başkana değil onu seçen milyonlarca seçmene hakarettir.

 

Böyle bir anlayış karşısında devlet adına yetki kullananların kendilerinden olmayan belediyelere objektif uygulama yapmaları mümkün olamaz.
 

İstanbullunun ne olduğu önemli değil!

Hani ne oldu Saray’da; bütün belediyelere eşit yaklaşıyoruz toplantısı? O toplantının devamı geldi mi, gereği yapıldı mı? WhatsApp grubu kurmaktan başka!

 

Herkes diyor ki ortada bir tasarı yok ama kamuoyu günlerdir ‘Boğaziçi yasasını’ konuşuyor. Ortada böyle bir yasa yoksa niye kamuoyunun gündemine geldi. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum yok denen yasayla ilgili açıklamalar yapıyor. Efendim; İBB’nin Boğaziçi’nde bir yetkisi yok ki, olmayan yetkiyi neden alalım… E peki İBB’nin böyle bir yetkisi yoksa niye yeni düzenlemeye ihtiyaç duyuluyor. Olmayan yetkileri almak, durduk yerde 17 yıl sonra mı Boğaziçi ile ilgili yasa yapmak aklınıza geldi.

 

Deniyor ki bazı belediyelerin böyle bir talebi oldu, o talep karşısında bu çalışma yapılıyor. Öyleyse bu çalışmaya İBB niye çağrılmıyor, İBB’nin görüşü alınmıyor-sorulmuyor?

 

Neymiş; sistem değiştiği için, yeni cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine uyum için bu Boğaziçi yasası çıkarılıyor muş, hadi canım sizde!

 

Seçilebilirsin ama yönetemezsin! Yargı’nın; İBB’nin balık-ekmek kararına dur demesi!

 

İçişler Bakanının hal ve tavırları, sözleri… Devleti yönetenler… Kurumların yaklaşımı…

 

İktidardan olmayan, muhalefet belediyelerinin çalışmalarını engellemek, hizmet üretmelerine mani olmak, çözüm üretme alanlarını daraltmak için devletin gücünü sonuna kadar kullanmak; muhalefet belediyelerini başarısız kılarak halkın gözünden düşürmek için ne gerekiyorsa yapılıyor. 1989 yerel seçimleri öncesi ANAP iktidarının ‘eli kolu bağlı belediye’ ister misiniz seçim kampanyası bugün yapılanların yanında çok hafif kaldı; bugün AKP iktidarı kendisinden olmayan belediyelerin nefesini kesiyor.

 

Bakmayın bugüne kadar; biz bu millete hizmetkar olmaya geldik, halkın tercihlerine saygı duyuyoruz, halkımızın talepleri bizim için kutsaldır laflarının hiçbir anlamı yok.

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :