ERGÜN AYDOĞAN YAZDI- EKONOMİDE GELİNEN NOKTA, ALINACAK TEDBİRLER

Ana Sayfa » GÜNCEL » ERGÜN AYDOĞAN YAZDI- EKONOMİDE GELİNEN NOKTA, ALINACAK TEDBİRLER

28.08.2018 - 10:36

Ergun Aydoğan

Ergun Aydoğan

yazarın tüm yazıları
ERGÜN AYDOĞAN YAZDI- EKONOMİDE GELİNEN NOKTA, ALINACAK TEDBİRLER

 

Türkiye ‘Asrın’ krizini yaşıyor. Sürpriz mi, değil. Bunların yaşanacağı biliniyor muydu, biliniyordu. Ekonomistler sürekli uyardı; tedbirler alınsın, yapısal reformlar yapılsın. Yapıldı, dikkate alındı mı? Yapılmadı, alınması gereken tedbirler alınmadı. Bu yaşanacaklar bilindiği için de seçimler öne alındı.

Kısaca bir göz atalım. Ekonomisi dünyanın en kırılgan ekonomileri haline getirilmiş. OECD’nin dış şoklara karşı en duyarlı ülke olarak gördüğü 9 ülkeden bir Türkiye. 9 ülke arasında milli gelirine oranla cari açığı ile dış borçları en yüksek ülke Türkiye. Milli gelirine oranla döviz rezervleri en düşük ülke Türkiye. Dış açığı ve borcu en yüksek ama rezervleri en yetersiz ülke yine Türkiye…

Bugüne kadar ki likidite bolluğunun, genişleme politikalarının aksine bazı ülkeler daralma ve sıkılaştırma politikalarına geçerken, jeopolitik riskler ve ticari kavgalar artarken, zamanında önlem almayan, ekonomik göstergeleri bu olan ülke Türkiye’de; kriz yaşanmaz mı?

Döviz kurunun iki yılda gelir denilen seviyeye bir iki günde gelindi. Bu dalgalanma reel sektörün kabusu oldu. Dış borçlanmanın kolay olduğu yıllarda Türk şirketleri yüksek miktarda borçlandı. Türkiye kamunun dış borcunun düşük olmasıyla seviniyor ama özel sektörün borcu sonuçta Türkiye’nin dış borcudur. Reel sektörün döviz borcu olabildiğince yüksek ve bu yılki açığı 220 milyar dolar.

Yaşananlar karşısında reel sektör temsilcilerinden uyarılar arka arkaya geldi. Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir başkanlığında toplanan Ankara İş Dünyası Platformu 10 maddelik ortak bildiri açıkladı; ‘’Mali disiplin ivedi şekilde sağlanmalı, kamu borç gereksinimi azaltılmalı, israf önlenmeli, getirisi düşük geri dönüşümü uzun yatırımlar geçici olarak durdurulmalı (kanal İstanbul…). Şeffaflık olmalı ve mali kural uygulamaya geçirilmeli. Lüks tüketimden kaçınılmalı, yerli tüketim özendirilmeli, ana hammaddesi yerli sanayi malların üretiminin artırılması teşvik edilmeli. Sorunların diplomasi ile çözümü öncelikli olmalı. Üretim ekonomisi, ekonominin temel yapı taşı olmalı. Yapısal reformlar biran önce hayata geçirilmeli…’’

Ne kadar yerinde uyarılar. Bunlar bugüne kadar yapılsa acaba kriz bu kadar derin ve sarsıcı olur muydu? Bu arada ATO hizmet binası projesini ertelediğini duyurdu.

TÜSİAD ve TOBB 7 yıl sonra ilk kez yaptığı ortak açıklama ile hükümete 5 maddelik çağrıda bulundu. İş dünyası ‘’Gerekirse faiz artırılmalı, gerekirse acı reçete uygulanmalı ama bir an öce tedbirler reel sektörü kapsayacak şekilde hayata geçirilmeli’’ açıklamasını yaptı.

TÜSİAD ve TOBB’un da önerileri farklı değil ‘’sıkı bir para politikasına geçilmeli, tasarruf tedbirleri içeren maliye politikası, enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi için GÜVEN verici somut bir yol haritası bir an önce uygulamaya sokulması. AB ile ilişkilerin yeniden olumlu çerçeveye kavuşturulması. ABD ile Türkiye’nin sorunları stratejik ortaklı çerçevesinde diplomasi yoluyla ivedilikle çözülmesi.’’

Mega projeler askıya alınmalı, sıkıntı yaşayan döviz borçlularını rahatlatacak tedbirler alınmalı, döviz girişini sağlayacak girişimler yapılmalı. Şu anda dövize talep yüksek, arz az. Ekonominin temel sorunları yanında politik sorunlar yüksek. Ekonomik sorunlarla birlikte politik riskleri ortadan kaldırmanın yolları aranmalı; Rahip mi, papaz mı, Brunson sorunu benzeri sorunlara çözüm bulunmalı. AB ile ilişkiler yeniden başlatılmalı…

Görüleceği gibi reel sektörün temsilcileri iş dünyasının uyarıları rasyonel uyarılar. Ve bugüne kadar yapılması gerekenler. Bunların birçoğu yapılmadığı için krizin etkisi daha derin olmaktadır. Bu tedbirleri almak yerine sürekli sebepleri dışarıda aramak, kendi yapmanız gerekenleri yapmayıp sürekli başkalarını suçlamak ülkeyi doğru yere götürmez. Üst perdeden açıklamalarla sokağın gazını alırsınız ama ekonomide yaşanan sarsıntıları önleyemezsiniz.

Unutmayın! Yarattığınız hayali düşmanlarla dün; can ciğer kuzu sarması, sıkı fıkı ilişki içindeydiniz, yarın yine olabilirsiniz.

Sizin için, deliğe süpürmeyin, kullanın diyenler; sizin arkadaşlarınızdı…

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :