ERGUN AYDOĞAN YAZDI- EKREM İMAMOĞLU’NUN İSTANBUL’DA GERÇEK RAKİBİ KİM?

Ana Sayfa » GÜNCEL » ERGUN AYDOĞAN YAZDI- EKREM İMAMOĞLU’NUN İSTANBUL’DA GERÇEK RAKİBİ KİM?

31.12.2018 - 14:04

Ergun Aydoğan

Ergun Aydoğan

yazarın tüm yazıları
ERGUN AYDOĞAN YAZDI- EKREM İMAMOĞLU’NUN İSTANBUL’DA GERÇEK RAKİBİ KİM?
CHP İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adayını Ekrem İmamoğlu olarak geçen hafta görkemli bir toplantı ile açıkladı.
Cumartesi günü beklenen gerçeğe dönüştü, Meclis Başkanı Binali Yıldırım AKP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak, geniş katılımlı bir toplantı ile ilan edildi. Yıldırım, İmamoğlu’nun aksine projelerini daha sonra açıklayacağını söyleyerek duygusal bir konuşma ile ‘’İstanbul’a borcunu ödemeye’’ geldiğini söyledi.
1994 İDO genel müdürlüğü ile başlayıp, 1999’da yolsuzluk iddiaları ile görevin bıraktırıldığı Binali Yıldırım’ın demek ki; İstanbul’a borcu varmış! Borcu olduğunu kabul ediyor!
Sormazlar mı, borcunuzu ödemek için bunca yıl niye beklediniz?
Niye, 2014’te İzmir’den başkan adayı oldunuz. Madem İstanbul’a borçluydunuz neden 2014’te İstanbul’dan değil de İzmir’den aday oldunuz!
Neyse, İstanbullu seçmen bunu değerlendirecektir.
Binali Yıldırım ve ilçe aday tanıtım toplantısında, Yıldırım’ın İstanbul hedef ve projeleri yerine Erdoğan’ın CHP başkan adayı Ekrem İmamoğlu’ndan hiç bahsetmeden doğrudan CHP’nin genelini ve Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef alan konuşmaları gündem oldu.
Yani, Ekrem İmamoğlu’nun rakibi Binali Yıldırım değil. Bütün adaylar için geçerli belki ama özellikle İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu’nun rakibi hiç tartışmasız: Recep Tayyip Erdoğan. Erdoğan her defasında İstanbul’un kendisi için ne kadar önemli olduğunu. Kupon araziler üzerinde bilgisi dışında işlem yapılmasını istemediğinden bilinir.
İstanbul siyasi yaşamının başladığı yer olmanın ötesinde, İstanbul seçimlerinin siyaset üzerinde yaratacağı etkiyi en iyi bilenlerdendir.
İstanbul’a özel duygular beslediğini her defasında tekrar eder. Öyle ki; İstanbul’un miladını kendisiyle başlatır, kendisinden önce neredeyse hiç hizmet yapılmadığını söyleyecek kadar ileri gider, bugünlere kendisi sayesinde gelindiğini iddia eder. Öyle bir İstanbul sevgisidir ki; sevdiğine ihanet edecek noktaya gelir ve kendi ifadesi ile İstanbul’a ihanet eder. İhanet ettiğini de kendisi söyler; sevgiliden af diler gibi. İstanbul’da yaşayan sevenler bu ihaneti affeder mi, görülecek!
Yanlış imar yapılanmasının sonucu yaşanan doğal afetler de; doğaya da ihanet ettiklerini, doğanın affetmediğini, bedelini ödettiğini yine kendileri söyler. İstanbul sevenler ‘doğa’ kadar duyarlı olacaklar mı o da 31 Mart’ta görülecek.
İstanbul’un en büyük gelecek kabusunun olası bir deprem olduğu bütün uzanmalar tarafından dile getirilir. 24 yıldır İstanbul’u yöneten Erdoğan ve onun izdüşümü bu konuda tedbir almak yerine, deprem toplanma alanlarını imara açılmasına izin verir-göz yumar-ses çıkarmaz.
Sonra öyle bir ironi yapar ki; deprem çok tehlikeli doğal bir afettir, önün geçilemez der, depreme karşı alınacak, alınması gereken tedbirlerden hiç bahsetmez…
Ya ne yapar, depremle CHP’yi özdeşleştirerek; CHP deprem kadar tehlikelidir, depremi önleyemeyiz ama CHP’nin seçimi almasını önleriz sözleriyle İstanbul seçmenine korku salar.
CHP 1994’ten sonra İstanbul’u yönetmemiş. 1994’te doğanlar bugün 24 yaşında, hep AKP’yi görmüş. Bugün yaşanan sorunlar 24 yıllık AKP anlayışı ile çözülemediğine… Üstelik aynı AKP 16 yıldır da ülkede tek başına iktidar olduğuna… Yani yerel iktidarla genel iktidar çatışması-uyumsuzluğundan şikayet edilemeyeceğine göre, ne olacakta bundan sonra çözülecek. Şunu mu diyecekler; İstanbul’u bugüne kadar ihmal ettik, bundan sonra ihmal etmeyeceğiz mi?
O halde nedir bu CHP düşmanlığı?
Erdoğan bugüne kadar kavgadan-çatışmadan beslenen siyaset anlayışı ile kendisi dışındakileri şeytanlaştırmaya, düşmanlaştırmaya devam ediyor. Karşısında yegane düşman CHP ve tabi ki Kemal Kılıçdaroğlu.
Laf başı geldi mi; aynı gemideyiz, aynı havayı soluyoruz, birlikte yaşayacağız, sözleri boş laftan ibaret. Karşıda taraf-düşman yaratmak, onu yok saymak, düşmanlaştırarak cepheleşmenin kendi tabanını konsolide ettiğini, onun belli bir oy artışı sağladığını, konsolide ettiği tabanın kendisine yettiğini biliyor. Yetmediği anlarda bir partner buluyor şimdi MHP ile yapılan işbirliğinde olduğu gibi. Cepheleşmenin kendisini iktidar yaptığını bilen Erdoğan bu yerel seçimlerde de; yerel siyaset ve yerel sorunlar yerine, genel siyaset yaparak sonuca gitmek istiyor. Biriktirdiği sorunlara çözüm yerine söyleyebileceği tek şey; BEKA SORUNU!
O nedenle CHP’nin İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu’nu gündemine almıyor.
Ekrem İmamoğlu’nun rakibi Binali Yıldırım değil, Erdoğan-Devlettir. Ekrem İmamoğlu İstanbul Ankara’dan yönetilemez derken tamda söylediği budur. İstanbul birilerinin kontrolünde, talimatla yönetilecek kent değildir. İstanbul siyasi yaşamların final kenti değil siyasi başlangıçların yapılacağı kenttir.
Çatışmasız, kutuplaşmasız, barış ve sevgi dolu bir 2019 diliyorum.

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :