ERGUN AYDOĞAN YAZDI- KAPALI MARAŞ’IN AÇILMASININ MUTLULUĞU VE SEÇİMLER

Ana Sayfa » GÜNCEL » ERGUN AYDOĞAN YAZDI- KAPALI MARAŞ’IN AÇILMASININ MUTLULUĞU VE SEÇİMLER

09.10.2020 - 15:57

Ergun Aydoğan

Ergun Aydoğan

yazarın tüm yazıları
ERGUN AYDOĞAN YAZDI- KAPALI MARAŞ’IN AÇILMASININ MUTLULUĞU VE SEÇİMLER

 

46 yıl sonra vatan toprağına basabilmenin mutluluğuyla Kıbrıs’taki dostlarımız sevinç nidalarıyla arayarak; ‘’Bir elimizde Türk Bayrağı bir elimizde KKTC bayrağı bu ne büyük mutluluk 46 yıl sonra da olsa toprağımıza basabilmek’’ dediler.

Sadece KKTC’de yaşayanlar değil dünyanın değişik ülkelerinde yaşayan daha önce bu topraklarda yaşamış Türk’ler de bu mutluluğu yaşayabilmek, tarihi ana tanıklık yapmak için gelmişler.

KKTC sınırları içinde yer alan ve 46 yıldır kapalı olan Maraş bölgesinin kamuya ait olan sahil bölümünün bir kısmı ve Demokrasi Caddesi Perşembe günü halkın kullanımına (sadece günün belli saatlerinde ziyarete) açıldı. Diğer yerler hala ziyarete kapalı.

KKTC Başbakanı Ersin Tatar, bir gün önce Ankara ziyareti sırasında Ankara’dan aldığı destekle Maraş’ın açılma kararını kamuoyuna, ilk somut adımı attık diye duyurdu.

46 yıldır bir özlem olan Maraş’ın açılması mutluluğa yol açarken bir taraftan da siyasi tartışmaları beraberinde getirdi.

Bu kararın siyasi bir karar, pazar günü yapılacak seçimlere yönelik olduğu tartışmalarını da yoğunlaştırdı. Kararın kendisinden habersiz alındığını iddia eden Dışişleri Bakanlığı koltuğunda oturan Kudret Özersoy ‘’Ersin Tatar seçim uğruna devleti ve kurumları meze etti’’ diyerek onu seçimler için Maraş üzerinden propaganda yapmakla suçladı, hükümetten çekildi ve hükümet düştü. Erken seçim yolda…

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ‘’Ankara’da ve Kıbrıs’ta yapılan bu düzenlemeler seçimlere yapılan müdahalenin bir başka boyutudur. Demokrasinin yüz karasıdır. Maraş’ı, BM ile çatışma içine girmeden, uluslararası hukuk içinde kalarak çözüme katkı yapacak şekilde değerlendirmek gerekir’’ açıklamasını yapıyor.

Bilindiği gibi Akıncı birleşik Kıbrıs’tan yana ve Türkiye’nin elini Kıbrıs’tan çekmesini savunuyor. Akıncı’nın seçimlerdeki en büyük kozu ‘’Türkiye irademizi yok sayarsa, artık AB hayal’’ söylemleriyle AB’yi iş kapısı, umut kapısı olarak gören elli yaş altı genç seçmeni etkileyerek sonuca gitmek istiyor. Dünya tarafından tanınmamışlık, izole bir yaşam ve ekonomik imkansızlıklar özellikle genç seçmen üzerinde bugüne kadar etkili oldu.

Mustafa Akıncı’nın izlediği politikalar Türkiye’nin Doğu Akdeniz hassasiyetleriyle ve Türkiye’nin milli çıkarlarıyla örtüşmüyor.

KKTC’nin, Türkiye gibi kurumları yürütmenin emrinde olmadığı için YSK Maraş’ın açılmasında tören yapılmasını, siyasi şova dönüştürülmesini yasakladı. Böylesi önemli milli bir davada bile duyguları ortaklaştıramıyor; bir şekilde siyasete kurban ediyoruz.

Peki şimdi haberlere yansıdığı gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan hafta sonu Kıbrıs’a giderse seçimlere Türkiye’nin müdahale ettiği iddiaları gerçeğe dönüşmez mi?

Maraş’ın açılma kararı büyük bir mutluluğa yol açsa da seçmende tereddüt yarattığı, Türkiye’nin seçimlere müdahale ediyor algısının seçmen üzerinde ters tepki yaratabileceği, beklenenin aksine Mustafa Akıncı’nın yüzde 2-3 oylarının artabileceği de konuşuluyor.

Yaklaşık 250 bin seçmenli KKTC’de cumhurbaşkanlığına 11 aday yarışıyor.

Yapılan anketler hiçbir adayın ilk turda seçilme yeterliliği olan yüzde ellinin üzerine çıkamayacağı, seçimlerin ikinci tura kalacağı yönünde. Burada öne çıkan isimler ise UBP’den Ersin Tatar, CTP’den Tufan Erhürman, TDP’den Mustafa Akıncı ve Bağımsız aday Serdar Denktaş. Aralarından ikisinin ikinci tura kalarak ikinci turda yarışacağı görünüyor.

Bir zamanlar gözden çıkarılan Kıbrıs’ın, son dönemde Akdeniz’de yaşanan enerji mücadelesiyle tekrar AKP tarafından önemsenmesi oldukça sevindirici.

AKP, Kıbrıs’ın önünde engel gördüğü Rauf Denktaş’ın Ankara’ya gelmesinden bile rahatsız oluyor, randevu bile vermiyordu.

2004 yılında BM Genel Sekreteri Kofi Anan’ın, KKTC’yi ortadan kaldıracak, Türk ordusunu Kıbrıs’tan çıkmasını gerektiren planına referandumda ‘yes be annem’ sloganlarıyla ‘evet’ denmesi için büyük mücadele verdiler, evet denmesi için seferberlik ilan ettiler.

Türk tarafını AB’ye alacağız, ambargoyu kaldıracağız, uluslararası uçuşları başlatacağız söylemleriyle etkilemeye çalıştılar. Sonuçta gençler AB umuduyla ‘evet’, 50 yaş üstü hayır dedi. O zamanlar win win, yani kazan kazan çok meşhur, AKP’nin mottosuydu. Akıncı gibi, KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat’da birleşik Kıbrıs’tan yanaydı.

Sandıkta beklendiği gibi Türk tarafı ‘yes be annem’ yani yüzde 65 ‘evet’ dedi.

Beklenenin aksine Rum tarafı yüzde 75 ‘hayır’ dedi.

Sonrasında KKTC’ye verilen sözlerin hiçbiri tutulmadı.

Hayır demesine rağmen Rum tarafı AB üyesi yapıldı.

O gün savunulan politikalar kabul edilmiş olsaydı bugün açılmasına sevinilecek bir Maraş, KKTC ‘de olmayacak, bölge çoktan hak iddia eden Rum tarafının kullanımında olacaktı.

Peki Maraş kimin?

Eldeki belgelere göre ve eski MHP Milletvekili tarihçi Yusuf Halaçoğlu’na göre 1913 yılında gaspedildiği tespit edilen kapalı Maraş bölgesindeki taşınmazlar Abdullah Paşa ve Lala Mustafa Paşa vakıflarına aittir. Yani vakıf mallarının devredilemezliği ilkesine göre bugün BM’nin gözetiminde 50 yıldır kapalı olan bir bölgedir. Zaman zaman yerleşime açılıp açılamayacağı tartışmaları gündeme gelirken, açılması Türk’lerin 46yıllık hayaliydi, kısmi de olsa hayal gerçekleşmiş oldu.

Şimdi BMGK’nin vereceği karar, uluslararası boyutu, malların paylaşımı uzun bir tartışma konusu.

Görüşmeler hızlanır çözüm bulunur mu, yoksa bir 46 yıl daha sürüncemede kalır mı, izleyip göreceğiz ve yerleşime tamamen açılmasının umudunu taşımaya devam edeceğiz.

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :