ERGUN AYDOĞAN YAZDI- PARTİ DEVLETİ VE İSTANBUL SEÇİMLERİ

Ana Sayfa » GÜNCEL » ERGUN AYDOĞAN YAZDI- PARTİ DEVLETİ VE İSTANBUL SEÇİMLERİ

21.06.2019 - 9:31

Ergun Aydoğan

Ergun Aydoğan

yazarın tüm yazıları
ERGUN AYDOĞAN YAZDI- PARTİ DEVLETİ VE İSTANBUL SEÇİMLERİ

 

Tek parti dönemi eleştirileri çok gerilerde kaldı, eleştirenler kendi parti devletini kurdu!
YSK baskı altında olmasaydı İstanbul seçimleri asla iptal edilmezdi. İptal edilen, 16 milyonun seçtiği belediye başkanının elinden ‘mazbata’ alınmazdı. Elinden mazbatası alınan Ekrem İmamoğlu’nun yerine vali kayyum olarak atanmazdı. Kayyum olarak atanan devletin değil, partinin valisi gibi davranarak Binali Yıldırım’ın afişlerini köprü, tünel, yol, duvar aklınıza neresi geliyorsa donatmazdı. İsrafta sınır tanımaz davranışları gizlemek için‘’İstanbul’a hizmet israf değildir’’ yazıları yazdırmazdı. Binlerce İBB çalışanını belediye binası önünde Ekrem İmamoğlu aleyhine mitinge zorlamazdı. Hem vali hem kayyum sıfatı ile devlet ve belediye olanaklarını partisinin adayı için seferber etmezdi.
PARTİLİ CUMHURBAŞKANI OLUR DA, VALİ PARTİSİZ OLUR MU?
Partili cumhurbaşkanı Erdoğan kamuoyunu şaşırtmadı, bir ara gözükmediği seçim meydanlarına yine çıktı; hem de ne çıkış!
Artık normal eleştiri sınırlarını aşan bir şekilde tehdide varan açıklamalar ile seçilsen bile görev yapamazsın… yargı sana dur diyebilir…
Partili cumhurbaşkanının; Ordu valisine hakaret ettiği iddiası ile yargının Ekrem İmamoğlu’nun seçilmesinin önüne engel koyabilir diyor. Vazifesi olmadığı halde Sayıştay, raporları referans alındı diye; parti sözcüsü gibi açıklama yapmak durumunda bırakılıyorsa…
Yargı da partili cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarını talimat kabul ederse…
Ne olacak? Hani nerede demokrasi? Hukuk devleti?
HANİ SEÇİLMİŞLER ÜSTÜNDÜ…
Yıllarca atanmışlar değil, seçilmişler ülkeyi yönetecek… atanmışlar seçilmişlere tabi olacak denilmedi mi? Seçilmişler derken sadece kendinizi mi kastettiniz? Kendiniz seçildikten sonra, atadıklarınızın diğer seçilmişleri yok sayabileceğini mi söylüyorsunuz…
Neymiş Ekrem İmamoğlu Ordu valisine hakaret etmiş! Günlerdir köpürtülüyor.
Partili cumhurbaşkanı Erdoğan dahil herkes vay sen nasıl devletin valisine hakaret edersin; tamam senin artık seçilme hakkın da, yaşama hakkın da yok! Sanki ilk defa devletin görevlisini biri hakaret ediyor, sanki ilk defa bir siyasetçi hakaret içeren dil kullanıyor. Bunun yüzlerce yaşanmış örnekleri var. Tamam Ekrem dahil hiç kimse değil vali, kimseye hakaret etmemeli. Zaten Ekrem de ben o hakareti yapmadım diyor. Montaj olduğunu iddia edenler var. Montaj değil mi deniyor… peki bir dönem ses kayıtları, görüntüleri çıkan 4 bakan ve siyasetçiler o ses kayıtlarına ve görüntülere ‘montaj’ demedi mi? kabul görmemesini söylemedi mi? Hala o ses kayıtları ve görüntülere ‘montaj’ denmiyor mu?
Ve ayrıca; 16 milyon İstanbullunun seçtiği Ekrem İmamoğlu’nun VİP kullanma hakkı yoksa Ordu valisi bu haksızlığı önlemiş ise (kimler kimlerin VİPİ kullandığını görüyoruz), Trabzon valisi VİPİ niye kullandırdı. Hangi valinin uygulaması doğru; Ordu mu, Trabzon mu?
VE AYRICA…
Evet kaymakamlar ilçede, valiler illerde devlet adına görev yapan, devletin en büyük mülki idare amirleri. Ve fakat partili cumhurbaşkanlığı sitemi ve parti devletinde, kaymakam ve valilerin devletin valisi olduğu iddia edilebilir mi? Kaymakamların ilçe başkanı, valilerin il başkanı gibi davranmadığını kim iddia edebilir.
Ne diyor partili cumhurbaşkanı Erdoğan, Ekrem İmamoğlu seçilse bile görev yapamaz. Neden? Devletin valisine hakaret etti. Hakaret hiçbir şekilde kabul edilemez tamam da…
Seçilmiş yönetici varsayalım ki partili gibi davranan bir atanmışa hakaret etti; onun siyasi geleceği karartılacak, seçilse bile görev yaptırılmayacak, sonsuza kadar siyasi yasaklı mı olacak?
Şiir okuduğu için siyasi yasaklı hale gelen, siyasi yasaklara son vermek için demokrasi iddiasıyla yola çıkanlar; yasak koyan, yasakları savunur hale gelmiş… atanmışları, seçilmişlerden üstün tutar olmuş. Yetmemiş sürekli millet iradesine vurgu yapanlar toplumun yarısından fazlasına ‘azgın azınlık’ diyecek kadar gözleri kararmış durumda.
Günlerdir alanlardayız insanların ilgisini, heyecanını yaşıyoruz; bu değişim talebi rüzgarının karşısında ne yaparsanız yapın, hangi engeli çıkarırsanız çıkarın, İstanbullu 24 Haziran’da yeni bir başlangıç yapma kararını çoktan vermiş.

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :