EROL AKKAYA YAZDI- SAVUNMA SANAYİİNDE GENEL YAKLAŞIMLAR

Ana Sayfa » GÜNCEL » EROL AKKAYA YAZDI- SAVUNMA SANAYİİNDE GENEL YAKLAŞIMLAR

30.08.2018 - 20:35

EROL AKKAYA YAZDI- SAVUNMA SANAYİİNDE GENEL YAKLAŞIMLAR

 

Bugün 30 ağustos zafer bayramının 96.yıldönümü.

Kurtuluş savaşının ne kadar zor şartlarda yapıldığı, eldeki silah mühimmatın ne kadar zor şartlarda  bir araya getirildiği, tamir ve bakımlarının Keskin’de ve Ankara Hipodrom’da gerçekleştirildiğini biliyoruz.

Bir ülkenin savunma gücü,  ulusal silahlı kuvvetlerin ve bu kuvvetleri destekleyen güçlü bir savunma sanayinin varlığına bağlıdır.

Türkiyenin içinde bulunduğu coğrafi  bölgede ayrıca güçlü bir savunma sanayi kesinlikle kaçınılmazdır.

Savunma sanayi  kritik günlerde gündeme  getirilecek, ve daha sonra unutulacak veya  ikinci plana  alınacak bir sektör değildir.

Bunun her zaman en son  teknolojiyi kullanan, dünyadaki gelişmeleri takip eden, dinamik, rekabetçi ve başarılı yönetim yeteneği olan,  bir sanayi olması  gerekmektedir.

Sektörde  silah, mühimmat sistemleri üretmek  için yapılan/ yapılacak Araştırma-Geliştirmeler, üretim kapasitesini her zaman hazır tutma gerekliliği, yüksek  maliyetleri doğurmaktadır. Savunma  anında lazım olacak sistemlerin, barış zamanı hazır tutulması, ülke ekonomisine belli maliyetler; külfetler yüklemektedir. Bütün olumsuzluklara rağmen sektörde iş yapan tesislerin her zaman açık ve çalışır olması kaçınılmazdır.

Sektörde üretimlerde millilik ve özgün tasarım ilkelerinin hali hazırda istenilen seviyede olduğunu söylemek mümkün değildir. Türk savunma  sanayi  yüksek  kaliteli ürünlerine karşın, birkaç firma dışında uluslararası markalaşma da gerekli yere ulaşamamıştır.

Gelişmiş ülkelerde savunma sanayinde genel yaklaşım ortalama şöyledir:

– Ülkeler savunma sanayini ulusal egemenliğin şartı olarak görmektedir.

-Ülkeler savunma sanayi sektörünü yönlendirmekte, gizliliğini yasal düzenlemelerle korumakta ve gelişmesini desteklemektedir.

-Savunma sistem tedariklerini serbest ticaret konusu yapmamaktadır.

-Şirketlerinin dolayısı ile ülkelerinin menfaatlerini gözetmektedir.

-Önemli stratejik ürünlerde benzer, eşdeğer üretimlere devlet yönlendirme yapabilmektedir.

– Dış ilişkilerinde ülkeler savunma ürünlerini kendi ülke menfaatleri için değerlendirmekte ve kullanmaktadır.

Dışa bağımlı olduğumuz silah, mühimmat ve askeri teçhizatlarda, geçmişte olduğu gibi bugünlerde de  ambargo uygulamalarına benzer yaptırımlarla karşı  karşıya kalıyoruz (F-35 SAVAŞ UÇAGI GİBİ).Bu uygulamalara maruz kalmamak için dikkatli, planlı programlı olmalıyız. Stratejik üretimlerin tamamının yerli üretilmemesi önemli darboğazlar yaratabilir, çünkü kritik zamanlarda mal temininde tedarikte zorluklar yaşanabilir. Sektörde yapılan anlaşmalar, uluslararası ilişkilerde iyi değerlendirilmeli ve yürütülmelidir.

TSK ihtiyaçlarının yurtiçinden karşılanma oranının resmi söylemlerde belirtilen yüzdelerin üzerine çıkması, önemli bir başarı kabul edilir.

Bu alanda üstün yetenekli, sektöre hakim, liyakatli yöneticiler görevlendirilmelidir. Çünkü sektörde çalışanlar, belli bir hizmet süresinden sonra tecrübe sahibi olmaktadırlar.

Savunma güvenlik harcamalarının TBMM tarafından denetlenmesi önemlidir. Savunma sanayine ayrılan kaynağın mali ve idari desteğinin sağlanması ve iyi koordine edilmesi gereklidir.

Üretilen roket ve füzeler, simülatörler, yazılımlar, elektro-optik ürünler, radarlar, zırhlı  taktik paletli ve tekerlekli  araçlar, deniz platformları, hava platformları,  milli piyade tüfeği gibi alanlarda savunma sanayimiz, yerlilik oranını yükseltmelidir.

ABD ve bazı AB ülkeleri gibi vermeyiz, teslim etmeyiz veya o sistemi oradan alamazsın gibi zorlamalara muhatap olmamak için güçlü bir savunma sanayine geliştirmemiz temel hedef olmalıdır.

EROL AKKAYA

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :