ERSİN ERTÜRK YAZDI- AĞARIRKEN TANYERİ, İNSANLAR EĞLENİYOR, İNSANLIK AĞLIYORDU

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » ERSİN ERTÜRK YAZDI- AĞARIRKEN TANYERİ, İNSANLAR EĞLENİYOR, İNSANLIK AĞLIYORDU

06.05.2020 - 7:13

Ersin Ertürk

Ersin Ertürk

yazarın tüm yazıları
ERSİN ERTÜRK YAZDI- AĞARIRKEN TANYERİ, İNSANLAR EĞLENİYOR, İNSANLIK AĞLIYORDU

 

AĞARIRKEN TANYERİ, İNSANLAR EĞLENİYOR, İNSANLIK AĞLIYORDU

Yaşım On Yedi.

Eskişehir’in kenar semtinde kurulu, bahçeli evleriyle ünlü Ertuğrulgazi Mahallesindeyiz.

İstanbul demiryolu ile İzmir demiryolunun arasına sıkışıp kalmış, yanı başından Sakarya Nehri’ni besleyen kıvrıla kıvrıla Porsuk Nehri’ne dökülen berrak mı berrak sularıyla şırıl şırıl akan Sarısu Deresi.

İki yanı, gökyüzüne uzanırcasına giden kavaklara selam verircesine eğilmiş salkım söğütleri, birde gökyüzüne devrim şarkıları haykıran gençleri.

Bu bahar mahallenin On Yedilikleri, suskun mu suskun sanki dilleri lal. Kavaklara olmuş bir hal. Bir o tarafa bir bu tarafa huzursuzca bozuyorlar sessizliği.

 

“Tam Bağımsız Türkiye” sevdasıyla yola çıkan Denizlerin her türlü yasal yolu tükenmiş, meclis kararı onamış, yürekler ağızda, darağacı kararı bekleniyor.

Altı Mayıs sabahın ilk ışıklarıyla ağarırken tanyeri radyoda buğulu bir ses ‘’İdamlar yerine getirildi’’ derken, zindan gibi kararıyordu her yer.

Ağarırken tanyeri, insanlar eğleniyor, On Yedilikler hıçkırarak ağlıyordu. Ne yaman çelişki ki, değil mi?

 

Şaşkın ve çaresiz sarılarak birbirlerine usulca dağılırken evlere, kara haber tüm yurda dalga dalga yayılıyordu.

Eve geldiğimde kapıda anam: “Astılar yavrum, Deniz’leri astılar, gencecik yavrulara kıydılar” diye mırıldandı kan çanağına dönmüş gözlerindeki yaşla. “Ölmediler ana onlar; Özgür ve Tam Bağımsız Türkiye sevdası için darağacına gittiler, ölümsüzleştiler” deyince:

“Oğlum Türkiye sevdası için gencecik çocuklar asılır mı ki? Biz dayanamazken nasıl dayanır anaları?” “Olur, mu hiç, gencecik fidanları analarından koparmak.’’Sen gecikince eve, ben edemiyorum sabahları be yavrum, anaları nasıl eder ki?” diye yavaşça uzaklaşıverdi yanımdan.

Tanyeri ağarırken insanlar eğleniyor, analar höykürerek ağlıyordu.

Deniz’lerin sevdası belirledi dünya görüşümüzü. Bahar geceleri, sabahlara kadar hep sokaklarda olurdu mahallenin gençleri.

Eve geç kalışlarım uyutmazdı anamı. Sabahları karşılarken kapıda, “Niye uyumazsın ki Anam?” dediğimde hep:

“Gelivermezsin diye yüreğim ağzıma gelir be yavrum,’’ah ah” diye içini çekerek ‘’korkarım elbet ki’’ derdi anam.

Gece gelmediğime mi kızar, yoksa sağ salim geldiğime mi sevinirdi anlamayazdım pek.

Sonra, bir Altı Mayıs sabahı ilk kez karşılamadı oğlunun geleceğini bile bile, bıraktı gitti genç yaşında anam.

 

Tanyeri ağarır, bahar canlanırken; insanlar eğleniyor, Ersin kapıda karşılamadan bırakıp giden anasına ağlıyordu.

İşte ondandır hep ağrı girer yüreğine, ondandır gözlerinin dolması hep, ondan hüzünlenir her Altı Mayıs’ta Üç Fidan ve Anasına Ersin hep.

Özlerken her Altı Mayıs’ta anamı, beraber anıyorum Deniz, Hüseyin ve İnan’ı.

Selam olsun ‘’Özgür ve Tam Bağımsız Türkiye, sevdamıza. Selam olsun Devrim yiğitleri ve anama. Özlem ve sevgiyle anıyorum.

Ersin Ertürk – Eskişehir – 06 Mayıs 2020

Ziyaretçi Yorumları

Sezai Baki06 Mayıs 2020

Ülkelerinin tam bağımsızlığı için canların veren o üç Fidan bilinenlerdi, ya “faili meçhuller” ? Onlarca yıl sonra o fidanların ” hesabını soracağız” diyerek, isimlerini kullananların kirli oyununa gelen güya solcu diye geçinenlere “yetmez ama EVET” diyenlere, ülkemizi bugünkü karanlık dehlizlere atanlara, omuz verenlere, ne diyeceğiz?

Selahattin Akarsoy06 Mayıs 2020

Altı mayıs hıdrellez bayramıydı bahar bayramıydı yumurta kaynatırdı soğan kabuğuyla boyardı analatımız kırlarda koşar eğlenırdık humurta tokuştururduk.yarım asır sonra geldivimiz yere bak gelde kjtla bahat bayramķnı kutlayabilirsen?

İlgili Terimler :