ERSİN ERTÜRK YAZDI- BAĞIRAN SESSİZLİK, DUYULMAYAN ÇIĞLIK 

Ana Sayfa » GÜNCEL » ERSİN ERTÜRK YAZDI- BAĞIRAN SESSİZLİK, DUYULMAYAN ÇIĞLIK 

13.12.2018 - 9:20

Ersin Ertürk

Ersin Ertürk

yazarın tüm yazıları
ERSİN ERTÜRK YAZDI- BAĞIRAN SESSİZLİK, DUYULMAYAN ÇIĞLIK 

 

 

 

Yıl 1973, Ankara örgütünün iftihar ve güvenle sunduğu ve Ankara Belediyesinde demokratik sol belediyecilik örneği ile efsaneleşen Vedat Dalokay.

Yıl 2014 Ankara örgütünün içine sindiremediği Ankara Büyükşehir Belediyesi seçiminin ertesi günü CHP’den istifa etmiş ülkücü bir başkan adayı Mansur Yavaş.

40 Yıl sonra Solu, emeği, liyakati savunan bir partide olacak iş mi bu?

Yıl 2018 Ankara, adayını  belirlemek için önünde dört yılı varken ilgisiz kal, sonra da seçimin ertesi günü CHP’den istifa etmiş sağcı birisinin peşinde koş. Akıl alacak gibi değil!

Kendi adayını çıkaramayıp ‘’Yavaş’’ diye direten Kemal Bey; örgütün karşı çıkacağını bildiği halde niye dört yıldır Ankara’yı kazanacak Dalokay’lar, Dinçer’ler, Karayalçın’lar hazırlayamadı?

CHP’de: Muhalefet sessiz, iktidar sessiz,  seçmen zaten sessiz; peki, acaba neden herkes sessiz?

Seçmen tavrını seçimlerde gösterdiği için sessiz. 24 Haziran’da CHP’yi % 25’den 22’ye düşürerek bozdu sessizliğini. Bakalım bu sefer nasıl bozacak sessizliğini?

Genel merkez, dokuz seçim kaybettikten sonra bile AKP’ye göre daha başarılıyız diyerek bir sonraki başarısızlığa doğru yelken açtığı için sessiz.

Peki, muhalefet neden sessiz?

Son kurultayda sesi gümbür gümbür çıkan muhalefetten,  bir kaç cılız ses dışında herkes sessizliğe bürünmüş durumda. Sanırım,  24 Haziran’da olduğu gibi,  31 Mart’ta da adaylık beklentileri nedeniyle esas  söylenecekleri 1 Nisan’a bırakılıyorlar.

Yaratılacak, ‘’31 Mart’ta kaybedersek bazı CHP’liler yüzünden kaybedeceğiz” algısıyla karşı karşıya kalmamak ve günah keçisi olmamak için sessiz.  Ne yaman çelişki değil mi?

 

Aslında bu algıların ötesinde olaylara rasyonel  bir anlayışla bakarsak; genel merkez, parti içi demokrasiyi uygulamaya ve adaletli davranmaya zorlanılabilir. Ancak, çok geç.

İşte, CHP’nin gerçek sorunu da burada yatıyor. İdeoloji yok, örgütlenme sorunu çok. Örgütsüzlük nedeni ile genel merkez canının istediği gibi davranıyor. Örgütsüz çoğunlukta sesini duyuramıyor. Onun içinde kısır bir döngünün içinde seçim yenilgileri art arta geliyor.

Genel merkez şimdi birlik,  beraberlikten bahsediyor. Peki, dün nerelerdeydiniz?

Esas birlik, beraberlik Adalet Yürüyüşünde sağlanmamış mıydı? Sadece parti üyeleri değil seçmenlerde inanmıştı AKP iktidarının gidici olduğuna. Seçmenlere bir güven, bir moral gelmişti.

Peki, ne oldu da adalet için yürüyen genel başkan bu gün kendi partilisinde adaletli davranamıyor?

Emeği, özgürlüğü savunan halkçı bir parti, ekonomik kriz ve tüm adaletsizliklere karşın neden emekçilerden ve halktan oy alamıyor?  Neden oyunu hala yükseltemiyor?

AKP 16 yıllık iktidarında CHP’ye kazanması için her türlü olanağı altın tepside sunarken, CHP niye kendini anlatamıyor?

Eğer iktidardaki bir partinin oyu her seçim döneminde artıyor ve muhalefetin oyu da azalıyorsa o parti kapanmaya mahkûm demektir. O halde tüm bunlar ortadayken sessizlik niye?

Projeli siyaset anlayışında olanları, demokratik sol belediyecilik anlayışında yerel yönetim modelini ortaya koyanları yok sayıp, partiden uzaklaştırırsanız, yavaş yavaş ‘’Yavaş’’a mahkûm olursunuz.

Sonuçta 31 Mart kaybedilirse, o koltuklarda oturanlar bırakın tarih önünde hesap vermeyi; kendi vicdanlarına bile hesap veremezler. Çünkü 31 Mart CHP’nin başarısı için son şans.

Yine de biliyoruz ki hesap vermek yerine oligartlar; gitmemek için direnecekler, gitseler bile yerlerine birilerini tayin edecekler.

Ya da tüm bunlara karşın Kemal Bey; çaresizlik içinde son genel başkanlığına veda edecek. İşte o zaman geldiği günden beri bir yerlere taşıdığı  sağcılar, gemiyi ilk terk edenler olacak. Ancak: Yine bizler bu partide var olacağız.

Bu günden söyleyelim. Biz CHP’liler bu yönetimin her girdiği seçimi kaybedeceğini bile bile, CHP’yi kazandırmak için mücadele ettik. Bundan sonrada öyle yapacağız. Çünkü biz Atatürk’ün kurduğu partide altı ok ilkeleriyle yetişmiş halkçı devrimci CHP’lileriz.

Bu da böyle biline.

Ersin Ertürk

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :