ERSİN ERTÜRK YAZDI- GÜÇLÜ OLANLAR İSTEDİĞİNİ YAPARSA, GÜÇSÜZ OLANLAR BOYUN EĞERSE

Ana Sayfa » GÜNCEL » ERSİN ERTÜRK YAZDI- GÜÇLÜ OLANLAR İSTEDİĞİNİ YAPARSA, GÜÇSÜZ OLANLAR BOYUN EĞERSE

17.11.2018 - 7:59

Ersin Ertürk

Ersin Ertürk

yazarın tüm yazıları
ERSİN ERTÜRK YAZDI- GÜÇLÜ OLANLAR İSTEDİĞİNİ YAPARSA, GÜÇSÜZ OLANLAR BOYUN EĞERSE

 

 

CHP 31 Mart yerel seçimleri için önceki döneme göre erken davranarak adaylarını açıklamaya başladı. Bu sefer Parti Meclisi bir farkla,  daha dirençli davranarak Ekmeleddin vakasında olduğu gibi genel başkanı tek yetkili kılmadı. Daha doğrusu genel başkan bu sefer yetki talep etmedi. Kim bilir belki de bu dönem ki PM’ de genel seçimlerde aday olamayanlar ve son kurultayda muhalif olanlar hala göreve devam ediyor olduğundan karar çıkaramayacağını düşünmüş olabilir.

 

Bugüne kadar CHP tabanında sürekli ön seçim istekleri geldi. Sayın İnce’de İstanbul için ön seçim istedi.

Sol demokratik sol bir parti olan bir CHP’de üye eğiliminin dikkate alınması gerekirdi. Ancak: Söz konusu bile olmadı.

 

Sayın Kılıçdaroğlu genel başkan seçildiği ilk kurultayda Sayın Baykal dönemine gönderme yaparak ilk iş parti içi demokrasiyi getireceğim dememiş miydi? O halde bakalım Kemal Bey’in parti içi demokrasisine.

 

İnce ve muhalif ekibinin önünü kesmek amacıyla ön seçim isteklerine sırt çevirdi. Onun içinde PM’ deki direnci kırabilmek ve örgütleri rahatlatabilmek içinde eğilim yoklamasını kabul etmek zorunda kaldı.

 

Zaten ön seçim kararı çıkmış olsaydı, İnce’nin sandıktan çıkma olasılığı kadar Yavaş’ında çıkamaması söz konusu olacaktı. Ankara’yı Yavaş’la alacağına ve İYİP ile bu konuda ittifak yapabileceğini düşündüğü için hiçbir zaman ön seçimi düşünmedi bile. Onun içinde o kadar genel başkan yardımcısı varken İYİP ile görüşmelere sözde yetkisiz Bülent Tezcan’ı yanına alarak gitti. Bu beraber yapılan ziyaretler gösteriyor ki Kemal Bey hala eski takımının görüşlerine önem veriyor.

Bu da ’’yetki bende olmasa da’’ güçlü olan istediğini yapar’ anlayışında ’ olduğunu gösteriyor.

 

Neden mi diyorsunuz? PM’ nin kararına karşın eğilim yoklaması yapılmadan kurultayda kendisine destek veren ve genel başkan kalmasını sağlayan belediye başkanlarının adaylığını açıklayıverdi. Bir anlamda PM’ sine karşı güç gösterisi de yapmayı ihmal etmedi.

 

Anlaşılıyor ki yine örgüt tercihleri önemsenmeden‘’emek, birikim, liyakat’’ anlayışı dışında adaylar belirlenecek

 

15 Kasım Perşembe günü İzmir’de Sayın Kemal Anadol’ un eşinin cenaze töreninde karşılaştığım Sayın İnce ve ekibindeki bazı arkadaşlarla konuşmamdan sanki tüm bu olanlara karşı, İstanbul’da eğilim yoklaması yapılırsa yarışa girmesi hiçte olanaksız değil gibi görünüyor. Sanki Anadol’a taziye için değil de yerel seçim kulisine gelinmiş gibiydi ortalık.

 

Peki, bu gelişmelere PM ve örgütlerde ‘’ben güçsüzüm boyun eğerim diyecek mi?  Onları bilemem ancak:

Bu sorunun yanıtı 24 Haziran seçim sonuçlarında yatıyor. Eğer genel merkez ders çıkarmazsa seçmen aynı tavrı gösterebilir ki, bu hiçte istenmeyen bir durum olur.

 

Umudunu yitirmiş CHP seçmeni sandığa gitmeme eğilimi gösterirse, 31 Mart vakası yaşatabilir.  Seçmen örgüt gibi kontrol edilemez ki.

 

31 Mart çok önemli. Alınacak sonucun Başkanlığı bile etkileme olasılığı var. 24 Haziranda demokratik parlamenter sistemi geri getireceği iddiasında olan CHP bu iddiasını gerçekleştirebilmesi için 31 Mart’ın son fırsat olduğunu bilmesi gerek.

CHP eğer yerelde iktidar olabilirse, gelişen süreçte ülkede de iktidar olmanın yolları da açılır.

İşte AKP’nin yaptığı tüm değişim ve dönüşümler, yerel yönetimlerin önemini bir kat daha öne çıkarıyor

Onun için ‘’güçlüyüm istediğimi yaparım anlayışı yerine; parti barışı ve bütünleşmeyi sağlayacak ‘’ben sizinle güçlüyüm’’ anlayışını uygulamalı.

 

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :