ERSİN ERTÜRK YAZDI- LANETLEYEN DE TARİKAT, KUTSAYAN DA

Ana Sayfa » İÇ ve DIŞ SİYASET » ERSİN ERTÜRK YAZDI- LANETLEYEN DE TARİKAT, KUTSAYAN DA

19.07.2019 - 15:12

Ersin Ertürk

Ersin Ertürk

yazarın tüm yazıları
ERSİN ERTÜRK YAZDI- LANETLEYEN DE TARİKAT, KUTSAYAN DA



15 Temmuz’u kutsayanların arasında,  FETÖ’yü lanetleyen tarikatlar da vardı.

Güya birisi demokrasiye karşı darbe yapmak isterken diğeri de  cihat çığlıkları atarak demokrasiye sahip çıkıyor!

İlginç değil mi? Tarikatın birisi devlete karşı kalkışıyor, başka bir tarikat da onu lanetliyor.

Bu tarikatlar laik demokratik düzene karşı değiller miydi? Ne oldu da laik düzeni yıkmaya çalışanları lanetliyorlar.

Peh peh te, ne ki peh peh.   Ne yaman bir çelişki değil mi?  Sanki aklımızla dalga geçiliyor.

Acaba bu tarikatlar siyasete neden ilgi duyarlar? İnançlarını kendi içlerinde yaşamazlar da, neden siyasete bulaşırlar?

Cennete gitmek için olmasa gerek. Öyle olsa İslam’ı gerçek anlamda yaşamaya çalışırlardı. Baksana inançlarını yaşamak yerine hepsi devlete çöreklendiler.

Tarikatçı olunca cennete daha kolay mı gidiliyor acaba? Yok canım sanmam. Onlar zaten cenneti bu dünyada garantiliyor ki!

Tarikatlar bağlı oldukları hareketin güçlenmesi için para ve siyasal güce sahip olunması gerektiğine inandıkları için her koşulda iktidarları kullandılar. Baksanıza, tarikatların hepsi holding sahiplerinden daha çok varlıklılar.

Cumhuriyet devrimleri, tekke ve zaviyeleri yasaklamasına karşın; bu tarikatlar oldum olası siyasetin tamda göbeğinde oldular. Laik Cumhuriyette bunlar nasıl olabildi? Gerçek anlamda kontrol edilebilseydi bu günlere gelinir miydi?

Tarikatlar her zaman sağ iktidarların oy deposu olmuşlardır. Ancak baktılar ki sadece oy vererek bu dünyanın cennetini yakalayamıyorlar. O zaman devlete hâkim olmak gerekli ki, kestirmeden dünyanın cennetini yakalayabilsinler!

Cennete giderler mi, gidemezler mi onu Allah bilir, ama  bizim bildiğimiz onların bu dünyada  iktidar olanakları ile cenneti yaşadıkları!

Her dönem iktidarı destekleyen bir tarikat olagelmiştir.

DP iktidarında Nurcular, AP iktidarında Süleymancılar, ANAP ve RP iktidarında Nakşibendîler, AKP iktidarında ise Fethullahçılar.

Borsa gibi mübarekler. İktidarlar değiştikçe tarikatların biri iniyor diğeri yükseliyor.

Fetullahçılar, devlete hâkim olabilmek için diğer tarikatların şimdiye kadar kullanmadıkları yöntemleri denediler.

Devlette “eğitim, dış işleri, adalet; eğitim, medya ve en önemlisi de silahlı kuvvetlerde ” örgütlendiler. AKP iktidarlarında ise tam yükselişe geçerek;  gerçek dışı algılarla itibarsızlaştırmalar, tehditler derken devletin şifrelerini ele geçirdiler.

Zaten 16 Nisan sonrası değişen sistemle tarikatların devlette örgütlenmesini engelleyecek hiçbir partinin dur deme gücü yoktu. Bu nedenle FETÖ elini kolunu sallayarak devletin tüm kurumları ile anahtar teslimi aldılar ve 15 Temmuz kalkışmasına cesaret ettiler.

Şimdi ise Fetullahçıların boşalttığı kadroları diğer tarikatlar dolduruyorlar. Bunu engellemenin tek yolu devletin laik olması ve ulusal birlik içinde yönetilmesidir.

Ancak, AKP+MHP ittifakı nefret söylemleri ile bunu engelliyorlar. Şu iyice bilinmelidir ki çözüm  “ulusal bir duruş sergileyen, birlikteliktir.’’  Ancak o zaman bu yozlaşmaya dur denilebilir.

CHP bunu Millet İttifakı ile bir ölçüde başardı. Esas sorun  bunu devam ettirerek  AKP iktidarını yolun sonuna yaklaştırmak.

Bakalım, sonuca cennet vaat edenler tarikatlar mı, yoksa  demokrasi isteyen halk mı ulaşacak.  Öyle görünüyor ki 31 Mart seçim sonuçları demokrasinin kazanacağının müjdesini veriyor.

 

Ersin Ertürk

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :