ERSİN ERTÜRK YAZDI- ÖZBEKİSTAN’DA ERKEKLER, KADINLARA NİÇİN ”AYOL” DİYE SESLENİYORLAR? SORUNUN YANITI DERS NİTELİĞİNDE.

Ana Sayfa » GÜNCEL » ERSİN ERTÜRK YAZDI- ÖZBEKİSTAN’DA ERKEKLER, KADINLARA NİÇİN ”AYOL” DİYE SESLENİYORLAR? SORUNUN YANITI DERS NİTELİĞİNDE.

18.08.2018 - 15:28

Ersin Ertürk

Ersin Ertürk

yazarın tüm yazıları
ERSİN ERTÜRK YAZDI- ÖZBEKİSTAN’DA ERKEKLER, KADINLARA NİÇİN ”AYOL” DİYE SESLENİYORLAR? SORUNUN YANITI DERS NİTELİĞİNDE.

İngiliz gazetecinin Türkiye’de, neredeyse sıfırdan başlayıp ülkenin en zengini konumuna gelen sözde utangaç ve mahcup emlak kralı ile yaptığı söyleşide, yatak odasını gezerken ‘’Bu kadın ayakkabıları senin mi?’’ sorusuna ‘’Onlar benim değil de, onları kullananlar benim malım.’’ söylemiyle, şımarık sonradan görme kapitalistlerin kadına bakış açılarını açıkça görmüş olduk.

Hoş halk arasında kadına bakış bundan farklı mı? Ya da siyasette?

Nereden nereye? Türklerin geleneğinde kadının yeri erkek ile eştir. Bu nedenle tanıştırılırken eşim ya da eşitim diye tanıştırılır. Aynı gelenekten gelen toplumlarda da kadınlara bakış açısı benzerdir.

Özbekistan seyahatimde Özbek arkadaşım eşini ‘’AYOL’ÜM’’ diye tanıştırdığında pek anlam verememiştim. Şaşkınlığımı anlayan Özbek,’’ Bizde kadına ‘AYOL’ derler.’’ deyince, ülkemizde kadınların birbirlerine ‘’ayol’’ dediklerini anımsadım.

Arkadaşım anlatmaya devam eti. Özbekistan’da erkekler kadınlarına ‘’AYOL’’ diye seslenirler, anlamı da gecemi aydınlatan, eşitim demektir deyince, ülkemizde kadına bakış açısının çarpıklığı içimi bir kez daha acıttı.

Buradan sözü kadınların siyasetteki yerine, özellikle CHP saflarındaki konumuna getirmek istiyorum.

Türkiye’de kadınların siyasete katılımı Dünya Ekonomik Formu 2017 verilerine göre 142 ülke arasında 125. Sırada.  Her alanda olduğu gibi siyasette de erkek egemenliği açık ara önde gitmekte.

Peki, özgürlük ve eşitliği savunan CHP’de durum nasıl?

CHP’de iktidar olmanın yolu, kadın ve gençlerden geçtiği hep söylenir ancak bu eylemde gerçekleşmez, söylemde kalır.

Partide kadın örgütlenmesinin öneminden bahseden erkekler, adaylık ve yetki devri geldiğinde söylemlerinin tersine, sadece seçim sürecinde kadınları anımsarlar.

Doğaldır ki iş yaşamında olduğu üzere kadınların siyasete yansıması da eşit değildir. Bunun en çarpıcı örneği parti yönetimlerinde ve milletvekilli sayılarındaki durumlarıdır.

Siyasi partilerde 1980 öncesi kadın kolları tüzel bir kişilik iken, 12 Eylül anayasasına paralel hazırlanan siyasi partiler yasasına göre, yan kol olarak yer almıştır. Bu nedenle de örgüt seçimlerinde hangi grup ( dikkat ederseniz siyasal düşünceden bahsetmiyorum) kazandı ise kadın kolları da o grubun kontrolü altında yapılanabilmiştir. Bu yapıda ‘…cı’’ ve ‘’…ci’’ erkek gruplarının, kadın kollarını kendilerinin belirleme yarışına dönüştürmüştür.

Bundandır ki kadın kolları, seçimi kazanan il, ilçe yönetimlerin istemediği bir grubu desteklemişlerse en kısa zamanda istifa etmek ( ettirilmek ) zorunda bırakılmışlardır.

CHP’de bu durum % 33 cinsiyet kotası getirilerek aşılmaya çalışıldıysa da, başta genel başkan olmak üzere bu kural ya uygulanmamış ya da tercihini erkeklerden yana kullanmışlardır.

İllerde ise siyasete yön veren erkekler, % 33 cinsiyet kotasını hiçbir örgüt çalışmasına katılmayan eş veya kızlarını delege ve yönetimlere seçtirme lehine kullanırken, sokak sokak, ev ev çalışan kadınlar ise dışlanmak durumunda kalmışlardır. İşte en büyük çelişki de burada başlamaktadır. O nedenle olması gereken kotanın yüzde olarak belirlenmesi değil, eşit olarak belirlenmesidir.

Bu bakış açısı ile kadın ve gençlik örgütlenmesini sağlıklı yapamayan partilerin büyüme ve seçim kazanma olanağı yoktur.  Umarım gelecekte kadınlarımıza özgürce örgütlenmelerine olanak tanınır da eşit olarak temsil edilme şansı bulurlar.

Bulurlarsa da ‘’AYOL’’ anlamında olduğu gibi karanlığa doğru yol alan ülkemizin geleceğini aydınlatmak için öncü olurlar.

ERSİN ERTÜRK

CHP Parti Okulu Eğitimcisi

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :