ERSİN ERTÜRK YAZDI-YA BU DÜZENİN İÇİNDE YOK OLACAĞIZ, YA DA TÜRKİYE’NİN AYDINLIK GELECEĞİ İÇİN BU DÜZENE DUR DİYECEĞİZ

Ana Sayfa » GÜNCEL » ERSİN ERTÜRK YAZDI-YA BU DÜZENİN İÇİNDE YOK OLACAĞIZ, YA DA TÜRKİYE’NİN AYDINLIK GELECEĞİ İÇİN BU DÜZENE DUR DİYECEĞİZ

13.08.2018 - 15:15

Ersin Ertürk

Ersin Ertürk

yazarın tüm yazıları
ERSİN ERTÜRK YAZDI-YA BU DÜZENİN İÇİNDE YOK OLACAĞIZ, YA DA TÜRKİYE’NİN AYDINLIK GELECEĞİ  İÇİN BU DÜZENE DUR DİYECEĞİZ

16 Nisan Halkoylaması sonucu rejim değişti.  24 Haziran sonuçları ise basiretsiz, keyfi yönetim oluşmasına yol açtı.

Peki, tüm bunlar olurken muhalefet ne yapıyor?

 

MHP rejimin değişmesine ortak olurken İYİ PARTİile CHP iç sorunları cebelleşiyor. HDP’nin gündemi ise çok daha farklı.

 

Toplum ise tepkisiz seyrediyor. Erdoğan mitingde “Onların doları varsa bizimde Allah’ımız var” diyor, bizim vatandaş ‘’Var ol, nur ol’’ diye tempo tutuyor.

 

Maliye ve Hazine Bakanı iş adamlarına sunum yaparken tümünün vücut dillerinden memnuniyetsizlikleri anlaşılıyor.  Kara kara düşünüyorlar: Ancak toplantı sonucu Güler Sabancı açıklamasında “Bakanı daha öncesinden tanırım, bu işin üstesinden gelir” diyebiliyor. İsterse demesin, başına geleceklerini tahmin edebiliyor. Arkadaşının başına gelenleri anımsamıyor mu sanıyoruz.

Erol Bilecik TUSİAD başkanlığı döneminde ekonomik program hakkındaki olumsuz açıklaması sonucu başkanlığını bırakmak zorunda kalmamış mıydı? O nedenle o da açıklamasında iş çevrelerinin memnuniyetinden bahsediyor. Tam da bir burjuva tavrı.

Ancak piyasalar aynı kanıda değil. Bakan konuştukça döviz artıyor. Sustukça şaha kalkıyor.  Piyasalar damadı damdan atıyor. Damdan düşeni de kayınbabası tutuyor. Başka çaresi kalmadı ki, kimseye güvenemiyor.

Olacak iş mi? Tüm bunlara karşın Erdoğan esip gürlüyor. Bakalım gerçeklerle ne zaman yüzleşecek.

Hani meşhur bir hikâye var ya:

Mahallenin kabadayısı her gece sarhoşken esen rüzgâra karşı gömleğin yakasını açar “Es yiğidin bağrına es” diye yiğitlenirken; sert rüzgârlar esmeye başlayıp üşüyünce de ‘’Buldun benim gibi garibi esersin deli deli’’ diye dertlenirmiş. Durum şimdilik buna benziyor.

Üretim ekonomisinden yoksun yatırımlar, keyfi harcamalar, lüks ithalatların yanı sıra savaş ekonomisinin getirdiği bütçe açığı; mültecilerin ülke ekonomisine bindirdiği yük, yapılan seçimlerin getirdiği bütçe açığı sonucu oluşan ekonomik krizi ‘’Her şey yolunda bizi kıskanıyorlar.’’ diye açıklarken, dövizin önlenemez yükselişini de dış güçlerin oyununa bağlıyor.

Peki dövizin yükselişi dış güçlere bağlanacak kadar basit mi?

Dünyayla bütünleşmiş ekonomi Türkiye’de rejimin değişmesine tepki vermiş olamaz mı?

Hiçbir ekonomi deneyimi olmayan damadın bakan yapılması rahatsızlık yaratmamış mıdır?

Halk Bank’a karşılık papazın pazarlık konusu yapılması hata değil midir?

Tüm bu gelişmelere karşın toplumda şaşılası derecede ses yok. Korku kültürü ortalığı tamamen sarmış durumda. İyi de muhalefetin korkmasını gerektirecek ne var ki? Aksine ellerinin güçlendiği, iktidarın zayıfladığı en önemli zaman. Ancak parlamento ortada yok. Hükümeti denetleyecek mekanizmalar yok edilmiş. İsteseler de Cumhurbaşkanı’nı ve hükümeti düşürecek yöntemleri yok.

Ses çıkarması gereken muhalefet partilerinden İYİ PARTİ hükümetin yanında olduğunu ilan etti.  CHP’nin ne söylediği ise belli değil.

İşte bunun için tek çıkış yolu demokrasi. Bunun için de ülkenin CHP’ye ve aydın güçlere ihtiyacı var. Çözüm yolu demokrasiyi getirebilmek. Demokrasi denetimsiz olmaz. Ben yaptım oldu sistemine karşı bugün denetim gücü CHP’dir. Ancak CHP şimdiki yapısı ile bunu gerçekleştirebilir mi?

Bu nedenle CHP parti içi demokrasiyi işleterek gerçek çizgisine oturmalı ki muhalefet yapabilsin.

Yoksa ya bu düzen içinde yok olacağız, ya da aydınlık bir Türkiye için bu keyfi düzene dur diyeceğiz. Başka da çıkış yolu yok.

 

Ersin Ertürk

CHP Parti Okulu Eğitimcisi

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :