26 Ekim 2021 - Hoş geldiniz

FERYAL ÇEVİKÖZ YAZDI- TEKTİPLİLİK TUZAĞINDAKİ YALNIZLIK: ANOMALİSA

Ana Sayfa » GÜNCEL » FERYAL ÇEVİKÖZ YAZDI- TEKTİPLİLİK TUZAĞINDAKİ YALNIZLIK: ANOMALİSA

Eklenme : 02.04.2021 - 22:54

FERYAL ÇEVİKÖZ YAZDI- TEKTİPLİLİK TUZAĞINDAKİ YALNIZLIK: ANOMALİSA

 

 

Tüm insanlığın ve insanların büyük bir hızla birbirine benzediği bir dünyada, aslında kişiye kendisini farklı hissettirebilecek aşktan başka bir şey kalmamıştır.

Çünkü bu delilik boyutuna varmış aynılık dünyasında aşk, değişimi temsil eden biricik anomali olarak adeta direnmektedir.

Bu tehlikeli normallik içinde türün kurtuluşu, artık, anormal olarak dışlanandadır. Ancak tüm çoğunluk o kadar alışmıştır ki bu aynılığa, bozulmasını istemez ve aşkı tehdit olarak görür. Erteler, ertelettirir ve zamandan çalarak ilerler çoğunluk.

Usta yönetmen Charlie Kaufman, Anomalisa filminde, günümüzde her şeyin nasıl hızla aynılaştığı, sıradanlaştığı ve aşkın yine insanın kendisi tarafından nasıl olanaksızlaştırıldığının filmini yapmış.

Kuklalar dünyasında bütün yüzler birbirine benzer ve her şey olması gerektiği gibi bir düzen içindedir. Kapitalizmin gardiyanlığında kendi hapishanelerine tutsak edilen insan; tektiplilik tutsaklığından payını öylesine almıştır ki, herkesin sesi dahi aynıdır.

Kaufman Amerikan sinemasının da tektipliliğine başkaldıran yapıtlar üreten sinemacılardan biri zaten.

Filmin kahramanı İngiliz Michael Stone çok ünlü biri kişidir ve yazdığı kitapla ilgili konuşmak için Amerika’ya gelmiştir. Böyle bir ortamda, kendi yaptığı iş kapsamında belki de artık değişimden başka hiçbir şeyin bu tımarhaneden çıkış kapısı açamayacağını anlayan kahramanımız, “değişik” bir ses duyup mutsuzluğunun sebebinin farkına varır.

Aşk aslında insanın özündeki en basit, en sıradan, en naif ve bir o kadar da biricik olan durumdur.

Her şeyin pazarlama ve imajdan ibaret olduğu çıplak gerçeğinin kâbusa dönmüş ortamında gerçekten farklı ve özgün olanın ise şiddetle dışlanması kaçınılmazdır.

Sosyal medya sayesinde herkesin kendi çapında bir tür “şovmen” e dönüşüp, sıkı ve sahte bir tatmin küvetinde yüzdüğü bir ortamda, zihnimizde yarattığımız mükemmel kişiyi ararken aşktan da sürekli uzaklaşırız. Aşkı mükemmelleştiren, kişilerin mükemmelliği değildir çünkü. Kişilerin o aşk hali, içinde kendi olarak kalabilmeleridir.

Aşk, özgürlükten vazgeçmek değildir. Bir dışavurumdur. Yaratıcılıktır.

Kaufman filmlerinde gündelik, sıradan konuşmaları, olması gerektiği gibi kullanıyor ve böylece diyalogların senaryoyu değil, geniş anlamda senaryonun diyalogları yönlendirdiği filmlere imza atıyor. Senarist, yapımcı ve yönetmen olan Kaufman, ilişkiler bazında gelişen olaylarda, toplumsal çöküş ve yozlaşmaya neden olan dinamikleri sorgulayan bir sinemacı.

Anomalisa’da bu yozlaşmanın, insanların algılarını ne kadar değiştirip ele geçirmiş olduğu da çok güzel vurgulanmış. Bir örnek verecek olursak, “Oyuncak” dükkânı soran kahramana, Taksi şoförünün verdiği adres seks aletleri dükkânı çıkıyor.

Yönetmen, toplum önünde “başarılı” kimliğiyle isim yapmış olan kişilerin aşk dâhil her şeyi daha çok hak ettikleri yanılsamasını hemen hemen her filminde işliyor. Sanatın sanat olmaktan çıkıp, toplumu mutlu eden bir satış nesnesine dönüşmesi için sanatçının nasıl tüm hayatından vazgeçecek denli hastalanması ya da trajik bir biçimde ölmesi gerektiğini vurguluyor. Çoğunluk da o aynılık içinde kendi kendine yarattığı hastalıkların ardına saklanarak yaşamını sürdürüyor. Çünkü kaçış kapılarının dahi kendi yansımalarımız tarafından tutulmuş olduğu bu şizofrenik, paranoit ve fregolik ortamda hastalık belki de ruhumuzu sağaltan bir faktöre dönüşüyor.

Oysa sanat ve sanatçı farklı olmak için ne kadar çabalarsa çabalasın o kadar daha fazla sıradanlaşıp küçülüyor ve gözden yitip gidiyor. Aşkın o basit ve saf halinden uzaklaşıyor.

Kaufman; filmlerinde, toplumsal hayatın olağan gibi görünen olağandışı akışının bireyleri nasıl hasta ettiğini beyaz perdeye yansıtmayı seviyor. Bireyin kendini sorgulaması için zemin hazırlıyor. Bu açıdan da Holywood sınırlarını aşan bir yönetmen diyebiliriz.

Anomalisa; Kaufman’ın, Francis Fregoli mahlasıyla bir tiyatro oyunu olarak kaleme aldığı bir çalışma. Fregoli ise Türkçe’de “Binbir Surat Sendromu” olarak bilinen bir tür psikiyatrik hastalık olarak tanımlanıyor. Filmin stop-motion (bir tür animasyon) olarak çekilmiş olması da bu açıdan çok yerinde bir karar olmuş doğrusu.

Aşk bu toplumsal düzende insan olarak varolduğumuzu hatırlamak, aşka yüz çevirmekse, robotlaşmak, kuklalaşmaktır. Çünkü aşk bilinçtir; farkındalıktır ve insan bilincini kaybetmemelidir.

Charlie Kaufman ve Duke Johnson’nun birlikte yönettikleri Anomalisa, Venedik Uluslararası Film Festivali’nde Jüri Büyük Ödülü’nü kazandı. 73. Altın Küre Ödülleri’nde En İyi Animasyon Film ve 88. Akademi Ödülleri’nde En İyi Animasyon Film adaylığı elde etti.2015 yapımı olsa da zamansızlık hâkim ve gerçekten iz bırakan bir film…

 

Benzer Haberler

Facebook'ta Biz

Çanakkale Rent a Car Banka Kredisi diş rehberi Bozcaada Otelleri Bozcaada Otelleri Bozcaada Pansiyonları