GANİ AŞIK YAZDI- BİR İMAMIN ANILARI: KÖYDE GÜZELLİĞİ İLE ÜNLÜ DUL VE GENÇ BİR KADIN VARDI

Ana Sayfa » GÜNCEL » GANİ AŞIK YAZDI- BİR İMAMIN ANILARI: KÖYDE GÜZELLİĞİ İLE ÜNLÜ DUL VE GENÇ BİR KADIN VARDI

10.02.2020 - 10:10

GANİ AŞIK YAZDI- BİR İMAMIN ANILARI: KÖYDE GÜZELLİĞİ İLE ÜNLÜ DUL VE GENÇ BİR KADIN VARDI

 

İMAMLIK ANILARI  ( 2 )

Bundan önceki yazımda ( İmamlık anıları – 1 ) sözünü ettiğim Kamber Köyü’nün modernleşmiş bir köylü kültürüne sahip olduğunu belirtmiştim.
Bu köyde nüktedanlığın, hazır cevaplılığın, şaka ve abartı geleneğinin çok ileri örneklerine tanık oldum.
Anadolu’da komşu iller, ilçeler ve köyler arasında birbirlerini kızdıracak fıkralar üretilir, bazen yalanlar da uydurulur. Kamber’in çok yakınında küçücük bir köy var, ismi Çevlik. Kamberliler, Çevlik köyü halkının namazla / niyazla pek ilgisi olmadığını ima etmek için (aslında böyle bir durum yok) ” Camilerine eşek girmiş,bir hafta haberleri olmamış ” derler. Yazın açık havada, harmanda yapılan bir köy düğününde bir tiyatro gösterisi sunulacak, aktör olarak sahneye çıkan kişi, yanına rol gereği bir de muhtar istiyor, fakat  hiç kimse muhtar olmak istemiyor. Aktör (!)’e elimle işaret ederek ” ben muhtar olurum ” deyince, köylü hep bir ağızdan ” Hayır hoca, sen muhtar olamazsın ” dedi, nedenini anlayamasam da, bir bit yeniği olduğunu düşündüm. Şevki isminde bir kişiyi – direnmesine karşın – ite kaka – muhtar yaptılar. İkili tiyatronun ilerleyen bölümünde ” muhtar”‘a kızan aktör, (okuyucularım lütfen bağışlasınlar) domalarak, iki parmağı ile poposunu gerdi ve ” muhtar, senin ağzını yırtarım ” dedi. Ne büyük tehlike atlattığımı o zaman anladım.
Köy halkından 8 – 10 kişinin sohbet halinde olduğu bir odaya öfke ile girip “olmaz ki, bu kadar da edepsizlik olamaz ki” diye bağırıp çağıran M.B.’ye, odadakilerin “Hayırdır, ne oldu, bir anlat..” demeleri üzerine ” Cancık Yusuf karıma sövdü ” der. ” Deli” lakabı ile anılan A.S. ” Niye bu kadar sorun yapıyorsun, 50 kuruş hamam parasını peşin de versen, ben senin karı ile yatmam..” deyiverir.
Köyde güzelliği ile ünlü dul ve genç bir kadın vardı. Eşraftan O.D. yıllar önce karısını kaybetmiş, müzmin bir bekarlık hayatı sürdüren, kendi halinde, hatta biraz da gariban kapı komşusu Ş.E.’e ” Bu kadını sana alalım ” diye tutturur. Ş.E de, ” Hayır ben evlenmeyi hiç düşünmüyorum ” dese de, O.D. ısrarlı..Bu durumu bütün köy biliyor. Konuşturmak amacı ile bir gün Ş.E.ye ” Sen asla evlenmeyeceğim dediğin halde, O.D. niçin bu kadar üstüne geliyor ” diye sordum. ” Sen de ne kadar aptalmışsın ” der gibi yüzüme bakarak ” Hocam, sen anlamadın mı niçin çok ısrar ettiğini “dedi. Ben saflığa yatarak ” Hayır anlamadım, anlasam, sana niçin sorayım? “demem üzerine, içini çekerek ” Ah hocam ah, biliyorsun, bu kadın güzel, – O.D.’yi kastederek – bu kafir de hovarda, evlerimiz nerede ise tek ev gibi birbirine bitişik. Ben kapıdan çıkınca, o bacadan girecek, nikahı bende, ama kocası o olacak. hesabı bu..” dedi.
Ben Anadolu’nun insan yapısını, iletişim dilini, derin hoşgörü anlayışını, mizah yüklü düşünce yapısını o yıllarda Kayseri’nin Talas İlçesi’ne bağlı Kamber Köyü’nde yakından gözledim. Şimdilerde bunun ne kadarı kaldı bilemiyorum. Ülkeyi saran bu hoşgörüsüzlük, kabalık; insan ilişkilerini kuşatan şiddet ortamı Anadolu’nun güzelim kültür iklimi kuraklaştırdı ve geriye ne yazık ki üzülerek izlediğimiz tablo kaldı.

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :