GAZİANTEP’İN KAHRAMANLARI: ŞAHİNBEY- MUSTAFA DOĞAN

Ana Sayfa » TOPLUM » GAZİANTEP’İN KAHRAMANLARI: ŞAHİNBEY- MUSTAFA DOĞAN

25.07.2018 - 12:05

GAZİANTEP’İN KAHRAMANLARI: ŞAHİNBEY- MUSTAFA DOĞAN

Belki bugün her zamankinden daha çok ihtiyacımız var Türkiye’yi yoktan var eden kahramanlık öykülerine.

Belki bugün her zamankinden daha çok ihtiyacımız var Türkiye’yi yoktan var eden Mustafa Kemal ve ona inanmış dava arkadaşlarının başarı öykülerine.

İşte biraz yeniden dirilmek amacıyla yayımlıyoruz bu yazıyı.

CHP eski Gaziantep Milletvekili Mustafa Doğan özenli Türkçesi, yetkin anlatımı, yüreğinde taşan yurtseverlik coşkusuyla bizleri Kurtuluş Savaşı’nın destansı günlerine götürüyor.

 

GAZİANTEP’İN KAHRAMANLARI

ŞAHİNBEY

Şahinbey, 1877 yılında Antebin Bostancı Semtinde doğmuştur. Yetim olarak büyümüş, yakınlarının yanında tabakçılık yaparak geçimini sağlamıştır. Bu arada bugünkü Ortaokul seviyesindeki Rüştüye Mektebini bitirmiştir. Ve zamanı geldiğinde askere er olarak gitmiştir.

Askerliği sırasında birçok cephede çarpışmıştır. Galiçya’da çarpışırken Fransızların dünyaca ünlü Verdün Savunmasını incelemiş, Çanakkale’de çarpışırken de savunmanın önemini bizzat yaşayarak  öğrenmiştir.

Şahinbey bu arada askerlik süresini doldurmuş, ancak teskere bırakarak askerde kalmıştır. Girdiği her cephede üstün başarı göstermiş ve üsteğmenliğe kadar terfi etmiştir. Ancak silah bırakışması(mütareke) anlaşması sonrasında askerlikten ayrılmak zorunda kalmıştır. Çünkü o harp okulu mezunu subay değildi.

İstanbul Hükümetine başvurarak sivil bir görev istemiş, hükümet onu Nizip-Birecik ortak Askerlik Şubesi Başkanlığı’na atamıştır. Ve Şahinbey tayin emrini alarak Antebe dönmüştür.

Asıl adı Mehmet Sait olan Şahinbey Antebe geldiğinde kapı önünde onun geleceğinden haberdar olan bir postacının beklediğini görür. Postacı şifresi çözülmüş bir telgrafı M. Sait’e verir. “Namı müstearın Şahin’dir. Antep Müdafaasını teşkilatlandır. Mustafa Kemal.”(kot adın Şahin’dir. Antep savunmasını örgütle. M. Kemal)

Bir efsane olmuş olan M. Kemal Paşa’dan bizzat telgrafla emir almak Şahinbey’i oldukça heyecanlandırır. Göğsü kabarır ve bu şekilde eve girer. Konu komşu dahil herkes evde onu beklemektedir.

Ailesi ve komşularıyla hasret giderip, öğle yemeğini yedikten sonra saat 14.00 da sokağa çıkar. Başında ilk kez kuvayi-milliye işareti olan kalpak, üstünde balık sırtı ceket, redinkod pantolon, ayağında gıcır-gıcır çizme ve elinde bir kırbaçla şehir merkezine doğru yürür.

Şehir merkezine giderken, çevreye bakışları, heybetli duruşu ve giyim kuşamı ile oldukça dikkat çeker. Müdafai-Hukuk Cemiyeti’nin yerini sorar. Çoğu kimse onun neyi sorduğunu bile anlamaz. Sonunda bir bilene rastlar. Kendisine “sen kimsin?” diyenlere “Adım Şahin. Mustafa Kemal’in askeriyim” der. Bu laf etrafa “M. Kemal Antebe asker göndermiş” şeklinde yayılır. Henüz askerlik vakti gelmemiş meraklı gençler etrafını sarar, yüzüne hayranlıkla bakarak ona eşlik ederler. Çünkü onların da gönlünde M.Kemal’in askeri olmak vardı. Müdafai-Hukuk Cemiyetinin yeri Şıhcan’da idi. Oraya kadar birlikte giderler.

Antep Müdafai-Hukuk Cemiyeti, yakın geçmişte yıkılan Fıstık Palas Oteli karşısındaki Şıhcan köşesinde 2 katlı ahşap bir binada idi. Sayacı(ayakkabı dericisi) esnafının yoğun olduğu bir bina idi.

Cemiyetin merkez olarak kullandığı oda küçüktü. İşgal kuvvetleri devriyeleri 1-2 gün önce merkezi basmış her şeyi kırıp dökmüştü. Yöneticiler de kaçmıştı. Şahinbey esnaftan yöneticilerin adreslerini alır, odanın tamiri için de esnafa para verir. Akşama kadar tüm yöneticileri bulur ve akşam olağanüstü seçimli toplantı yapar. Kendisi başkan, Karayılan da yardımcısı olur. Yönetim, bu ilk toplantıda Şahinbey’e Kilis yolunun güvenliğini, Karayılan’a da Maraş yolunun güvenliğini kontrol görevini verir.

Şahinbey o gün hiç uyumaz. Ertesi günü saat 14.00 da 24 saat gibi kısa bir sürede bütün semt reislerini tespit edip görevlendirmiş, çete guruplarını kurmuş ve savunma alt yapısını bitirmiş olmanın huzuru içinde makamına oturur.

M.Kemal Paşa’dan üst üste telgraflar alır. Kilis üzerinden Antebe 100 bin kişilik bir Fransız Ordusunun hareket ettiğini ve Antep üzerinden Orta Anadoluya girip(o sırada Anadoluya çıkarma yapmayı planlayan Yunan Ordularıyla savaş hazırlığı yapan) Büyük Millet Meclisi ordularını güneyden vurmayı düşündüklerini gelen telgraflardan öğrenir.( M. Kemal Paşa, Yunanlıların Paris Konferansı sırasında yaptıkları gizli anlaşmayla Fransız’larla eş zamanlı olarak yakında batıdan- İzmir’den- çıkarma yapacaklarına dair istihbaratı edinmişti. Şahin Bey’den Fransız Ordusuna geçit verilmemesini ister.)

Şahinbey, Fransızların ünlü Verdün Savunmasında çok az askerle koca Alman Ordularını nasıl püskürttüklerini ve Çanakkale Savunmasında yine kıt ve zor şartlarda 7 düvele nasıl geçit verilmediğini iyi biliyordu. O bu nedenle Antepte asker olmadığı için sivillerden de olsa bir savunma hattı kurulmasını istiyordu. Edindiği deneyimlerle savunmanın etkisi ve ehemmiyetini Çete Reislerine anlatıysa da ikna edemedi. Çete Reisleri bunun bir cephe savaşı olacağını, kendilerinin ise ancak vur-kaç yani çete savaşı verebileceklerini ifade ederler.

Şahinbey, küçük çapta mitingler düzenler ve her mitingte “Fransızlar cesedimi çiğnemeden Antebe giremezler” der.

Ancak kimseyi ikna edemez ve sonunda yanında sadece 5 kişi kalacak şekilde yalnız kalır( Ali Nadi Ünler ve 4 arkadaşı). 28 mart 1920 sabahı gün ağarırken Fransızlar Elmalı Köprüsüne yaklaştıklarında Ali Nadi Ünler “Şahin dönelim artık, toplam 6 kişi kaldık, koca bir orduyla savaşamayız” der. Şahinbey biraz düşündükten sonra “Siz dönün, ben dönemem. Çünkü ben söz verdim.” der. Ve tüfeğini alır köprünün ucuna sipere yatar.  O dönemezdi. Çünkü o MUSTAFA KEMAL’İN ASKERİ idi. Ucunda ölüm de olsa verdiği sözden dönemezdi.

Ali Nadi Ünler ve 4 arkadaşı uzakta kayalık bir tepede gizlenir ve olayı izlerler. Şahinbey mermisi bitince tüfeğini fırlatır, elini beline atıp tabancasını çıkarırken göğsünden vurulur. Ayağa kalkar ve sendeleyerek yere kapaklanır.

Fransız komutan ABADİ, yola devam işareti verir ve top arabaları Şahinbey’in cesedini çiğneyerek geçerler. O böylelikle hem Antep Harbi’nin hem de Kurtuluş Savaşı’mızın yürekleri yakan bir ateşi haline geldi. O özgürlük ve bağımsızlık tutkumuzun bir simgesi oldu.

Kayalıklarda gizlenenlerden 2 kişi acı haberi ulaştırmak için Antebe doğru hızla yola koyulurlar. Kalan 3 kişi ise akşama kadar bekledikten sonra ordan geçen olaylardan bihaber birkaç köylü ile cesedi geçici olarak toprağa gömerler. Şahinbey, bugün bir özgürlük ve bağımsızlık mabedi olan anıt mezarına 2 gün sonra hazin ve sade bir törenle defnedilmiştir.

Şahinbey’in ölümü Antep’te şok etkisi yaratır. Maraş yolundan çağrılan  Karayılan’a Cemiyet Başkanlığı görevi verilir. Karayılan Çete Reisleri’ni savunma hattı konusunda ikna eder. Ertesi günü sabaha kadar çalışmalar sürer ve yaklaşık 3000 kişilik savunma hattı oluşur. Üstelik hepsi de sivil. Bu sayı Antep Harbi boyunca ulaşılan en yüksek sayıdır. Karayılan Genel Cephe Komutanlığı’nı, kuşatma nedeniyle ancak gece yarısı Antebe girebilen Kılıç Ali ise Merkez Komutanlığı görevini üstlenir.

Fransız Ordusu Antebe yaklaşınca bugünkü üniversite sahasında konaklar. Antebe bando eşliğinde girmeyi hayal ederler. Subaylar Antep kadınlarını düşünerek traş olup temiz elbiseler giyerler.

Ancak ertesi günü yürüyüşe geçip atış menziline girince kurşun yağmuruna tutulurlar. Ve savaş böyle başlar, böyle de devam eder. Ve Şahinbey’in isteği ölümünden sonra gerçekleşir. Savunma başarılı olur. Karayılan DESTANLAŞIR.

Antep’liler, Fransız Ordusuna geçit vermediler. Onların Kurtuluş Savaşımızı çıkmaza sokmasını engellediler. Atatürk bunun için der ki” Antepliler sadece Antebi değil Türkiye’yi kurtardılar”. Antep, “GAZİ” oldu.

Bu başarı başta iki can yoldaşı olan Şahinbey-Karayılan ikilisine aittir. Biri Türk, biri Kürt idi. Ve GAZİANTEP’liler ikisini de Ulusal Kahraman ilan ettiler, ikisinin de heykelini diktiler.

Mustafa DOĞAN

19.D.Gaziantep Milletvekili

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :