28 Kasım 2022 - Hoş geldiniz

HERKESE EŞİT VE ERİŞİLEBİLİR İNTERNET, TEMEL HAK VE İHTİYAÇ

Ana Sayfa » EĞİTİM » HERKESE EŞİT VE ERİŞİLEBİLİR İNTERNET, TEMEL HAK VE İHTİYAÇ

Eklenme : 23.11.2022 - 10:57

HERKESE EŞİT VE ERİŞİLEBİLİR İNTERNET, TEMEL HAK VE İHTİYAÇ

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, KYK yurtlarında bu yılın başında aylık 16 GB olan internet kotasını 32 GB’ye çıkarıldığını müjdeledi. Bugün internet öğrencilerin hayatında olmazsa olmazlardan biri. Online dersler, dijital ders kaynakları, ödevler için kaynak taraması ve genel ihtiyaç derken internet gençler açısından en temel ihtiyaçlardan biri oluverdi.

Evrensel’de yer alan habere göre bu tabloya karşın bakanın açıkladığı limit ise devede kulak. KYK’lerde ücretsiz sunulan internet kotası ve bağlantı hızının ihtiyaçları ne düzeyde karşıladığını KYK yurtlarında kalan öğrencilerle; devletin bu konuyla ilgili sorumluluklarını ise Özgür Bilişim Derneğinden Özcan Oğuz’la konuştuk. KYK yurtlarında kalan öğrenciler, “İnternetin kotası artırılsa da kalitesi bir şey yapmamızı mümkün kılmıyor” derken Oğuz ise “İletişim hakkının bir parçası olarak internet temel bir insan hakkıdır” diyor.

YURT PARASININ YATIRILMASINDAN ÖDEVLERE…

Çocuk Gelişimi Bölümü Öğrencisi Esma, Cevizlibağ KYK Atatürk Öğrenci Yurdunda kalıyor. Sık sık film ödevleri verildiğini söyleyen Esma, sınavlarda bu filmlerden sorular sorulduğunu ifade ediyor: “Yurdun internetine bağlandığımızda filmleri izlemek mümkün olmuyor. Kendi internetimizden izlemek zorunda kalıyoruz. İnternetim yetmediği ve kotamı aştığım zamanlarda da faturalar çok yüksek geliyor. Ödememiz zaten çok zor. Ki illa ödev olan filmleri izlememiz gerekmiyor. Kendi istediğimiz filmleri de izleyebilmek hakkımız. Bunun yanı sıra sosyal medyada dolaşırken bile videolar zaman zaman yüklenmiyor. Hatta bazı zamanlarda mesajlaşmak bile zor oluyor. Yurttan izin almak için bile ‘Genciz Biz’ uygulamasını kullanmak zorundayız. İzin alamadığımız taktirde uyarı gibi cezalar alıyoruz ve yurt yönetimi bu konuda çok sıkı.”

EĞİTİME ERİŞİM HAKKINI DA KISITLIYOR

Fatih Sultan Mehmet KYK Erkek Öğrenci Yurdunda kalan bir öğrenci de internetin temel bir ihtiyaç olduğuna dikkat çekerek, “Bizler gideceğimiz her yere internet sayesinde ulaşıyoruz. Ailelerimizle bile iletişimimizi sağlayan bugün internet. Yurt paralarını bile internet üzerinden bankanın uygulamasına girerek ödüyoruz. Bizi internete bu denli mecbur bırakırken, internet kotamızın kısıtlı ve kalitesiz olması kabul edilemez” diye konuştu.

Günümüzde dersleri bile internetten izlediklerini anlatan öğrenci, “Ben Yıldız Teknik Üniversitesinde okuyorum ve bazı derslerimiz hâlâ online işleniyor. Bu derslere internet olmadan katılamam. Bu problem benim eğitim alma hakkımı da engelliyor” dedi.

‘İNTERNET BİZİM YURDUMUZDA YOK’

Hacı Mustafa Tarman KYK yurdunda kalan bir kadın öğrenci ise yurtta internet olmadığını söyleyerek, “Her KYK yurdunda olması gereken internet bizim yurdumuzda yok. Derslerimizi, gündelik hayatımızı bile etkiliyor. Derslerimin bir bölümü PDF üzerinden işleniyor. Hocalar bize derslerle ilgili dijital dosyalar gönderiyorlar. Bunları indirmek zaten problemli. Sınav dönemlerinde sınavlara internetten hazırlanıyoruz genelde. Birbirimize not gönderiyor, internetten videolar izliyoruz. Ama hem yurtta internetin olmaması hem de kendi telefonlarımızda olan internetin pahalı olması sebebiyle bu konuda çok zorlanıyoruz. Diğer KYK yurtlarında kalan arkadaşlarım ise internetin yavaş olması ve her sayfayı açmaması sebebiyle sıkıntı çekiyorlar. Devletin bu konuda bir şeyler yapması gerekiyor” diye anlattı yaşadığı durumu.

‘İNTERNET YAŞAMDIR’

İnternet artık bir lüks ya da ekstra olarak gürülemeyeceğini vurgulayan Özgür Bilişim Derneğinden Özcan Oğuz, “Basit örneklerle ifade etmek gerekirse telefon aramalarımız, notlarımız, mektuplarımız gibi tüm bireysel iletişimimiz İnternet üzerinden karşıya ulaşıyor. Haberleri internet üzerinden okuyoruz, görüşlerimizi internet üzerinden insanlara ulaştırıyoruz. Bunların haricinde eğitim ve çalışma hayatı da tamamen internetin varlığına dayanan bir şekle evrildi. Dolayısıyla sadece iletişim hakkı değil; haber alma özgürlüğü, ifade özgürlüğü ya da eğitim hakkı gibi diğer temel insan hak ve özgürlüklerimizi kullanırken de internetten yararlanıyoruz. Tam da bu yüzden ‘İnternet yaşamdır’ diyoruz” şeklinde konuştu.

İNTERNETE ERİŞİM SINIFSAL FARKI BELİRGİNLEŞTİRİYOR

Kovid-19 pandemisi sürecinde hayatın akışında yaşanan pek çok değişimden biri olarak eğitimin de dijitalleştiğine dikkat çeken Oğuz, “İnternet daha öncesinde özgür bilgi kaynağı olarak eğitimin bir parçası olsa da şu an doğrudan eğitimin yürüdüğü alan haline gelmiş oldu. Bunun yanı sıra önceden alternatif bir eğitim materyali olan internet, günümüzde alternatifsiz bir konuma gelmiş durumda. Moodle gibi öğrenme yönetim sistemleri sınıfta akan dersler için sadece yardımcı konumundayken artık dersler doğrudan bu platformlardan işleniyor, hatta bazı dersler tamamen çevrim içi olarak veriliyor. AÖF kitapları bile PDF olarak dağıtılıyor. Tüm bunlar, halihazırda dahi sınıfsal olan eğitim hakkının kullanılabilmesi için interneti ve internete erişebilen bir cihazı zorunlu kılıyor ki bu noktada derin bir eşitsizlik ve sınıf farkı açılıyor” dedi.

Hükümetin ders kitaplarını ücretsiz yapmasıyla övündüğünü hatırlatan Oğuz, “Hükümetin bugünün sorununu görüp ona göre çözüm üretmesi gerekiyor. Cihaz gereksinimi olan öğrencilere temel ihtiyaçlar için ücretsiz cihaz sağlanması gerekiyor. Bu cihazlar da eğitim de şirketlerin tekeline bırakılmamalı” çağrısında bulundu.

İNTERNET TEMEL BİR HAK OLARAK KABUL EDİLDİ AMA…

Birleşmiş Milletler, 2011 yılında İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne interneti temel bir hak olarak ekledi. Türkiye ise bir yıl sonra TBMM İnternet Komisyonunun hazırladığı raporda, internetin temel hak olarak düzenlenmesi gerektiğini belirterek bunu kabul etti. Buna rağmen internet altyapısının Türkiye’de içler acısı bir durumda olduğuna değinen Oğuz “İstanbul’un en merkezi mahallelerinde dahi pek çok binaya fiber optik kablo altyapısı sunulamıyor. Bunun yanı sıra Ookla istatistiklerine göre Türkiye, mobil bağlantılar için dünya 64’üncüsü, sabit bağlantılar için ise dünya 105’incisi konumunda. Bu durumun oluşmasında Türk Telekom’un ‘çalınması’, altyapıya harcanması gereken kaynakların ilgisiz yerlere harcanması, üç mobil operatörden ikisinin devlete ait olmasına rağmen bunlara özel şirket gibi davranılması ve kâr odaklı hareket edilmesi, servis sağlayıcılardan fahiş lisans ücretleri alınması da çok etkili. Altyapının ve altyapıya erişimin eksikliği de bu hakkın kullanılmasının önünde önemli bir engel” dedi.

DEVLET İNTERNETİ KENDİNE DÜŞMAN GÖRÜYOR, EHLİLEŞTİRMEK İSTİYOR

Devletin internet hakkını halka sağlama konusunda yükümlü olduğunu belirten Oğuz, “Devlet interneti halka mecburi kılıyor. Hastanelerden vergi dairelerine kadar randevu almak için internete ihtiyaç duyulan uygulamaları kullanmaya mecburuz. Ancak devlet kendi kolayına geldiği noktada sistemlerini internete ve dijital alanlara taşırken ve halka bunu dayatırken, halkın internete ne derece eriştiğini hiç umursamıyor. Ne devlet tarafından sağlanan bir internet erişimi kanalı var ne de buna dair bir sosyal yardım projesi. Devletin yapması gereken öncelikli olarak interneti bir temel hak olarak tanımlayıp herkese ücretsiz ve erişilebilir internet bağlantısı sağlamak olmalı. Ancak yürürlükte olan 5651 sayılı Kanun’dan başlamak üzere devletin interneti kendine düşman gibi gördüğü ve kendince ‘ehlileştirmek’ istediği kanısındayım. Bu zihniyeti değiştirmeden de internet hakkı gibi kazanımları elde etmek çok zor” diye konuştu.

Benzer Haberler

Facebook'ta Biz

Çanakkale Rent a Car Banka Kredisi diş rehberi Bozcaada Otelleri Bozcaada Otelleri Bozcaada Pansiyonları