İKİYÜZLÜLÜK GÖSTERGESİ. CEMAL KAŞIKÇI CİNAYETİYLE İLGİLİ OLARAK VAHŞİ İNSAN HAKLARI İHLALLERİNE KARŞI YAPTIRIMLAR ARAŞTIRAN İNGİLTERE 1995’TE BOSNA KATLİAMI SIRASINDA NE YAPMIŞTI?

Ana Sayfa » GÜNCEL » İKİYÜZLÜLÜK GÖSTERGESİ. CEMAL KAŞIKÇI CİNAYETİYLE İLGİLİ OLARAK VAHŞİ İNSAN HAKLARI İHLALLERİNE KARŞI YAPTIRIMLAR ARAŞTIRAN İNGİLTERE 1995’TE BOSNA KATLİAMI SIRASINDA NE YAPMIŞTI?

20.11.2018 - 23:36

İKİYÜZLÜLÜK GÖSTERGESİ. CEMAL KAŞIKÇI CİNAYETİYLE İLGİLİ OLARAK VAHŞİ İNSAN HAKLARI İHLALLERİNE KARŞI YAPTIRIMLAR ARAŞTIRAN İNGİLTERE 1995’TE BOSNA KATLİAMI SIRASINDA NE YAPMIŞTI?

İngiltere Dışişleri’nden yapılan açıklamada ”AB olarak vahşi insan hakları ihlallerine karşı küresel yaptırım araştırıyoruz” denildi.

Sputnik.Com’da yer alan habere göre İngiltere’nin, Avrupa Birliği (AB) üyesi ortakları ile Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti gibi “vahşi insan hakları ihlallerine yönelik küresel yaptırım rejimi” üzerinde çalıştığı bildirildi.

Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada İngiltere’nin, Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğunda öldürülmesinin hesabının sorulması gerektiği konusundaki net tavrını sürdürdüğü vurgulandı.

“İngiltere’nin ve müttefiklerinin atacağı adımlar iki şeye bağlı olacak” ifadesi kullanılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“İlki, Suudi Arabistan’ın yapacağı nihai açıklamanın inandırıcılığı, ikincisi de böyle korkunç bir olayın asla tekrarlanamayacağına emin olmamızdır. AB üyesi ortaklarımız ile böyle vahşi insan hakları ihlallerine yönelik küresel bir yaptırım rejimi olanağını araştırıyoruz”.

Açıklamada, İngiltere’nin herhangi bir karara varmadan önce Kaşıkçı cinayetiyle ilgili soruşturmanın sonucunu bekleyeceği vurgulandı.

Şimdi zamanı biraz geriye çevirerek 1995’lere gidelim.

Yugoslavya’nın çöküşü üzerine 1992 yılında Sırpların Bosna’da başlattıkları soykırım doğuya  doğru hızla yayıldı ve nüfusunun yüzde 75’ini Müslümanların  oluşturduğu 36 bin nüfuslu Srebrenitsa ele geçirildi. Birkaç ay sonra  Boşnaklar kasabayı geri aldı. Srebrenitsa ve Zepa, Sırpların elindeki bölgenin  oldukça içlerinde, düşman birlikler tarafından kuşatılmış bölgeler  haline geldi. Çevre bölgelerden kaçan Boşnakların göçü sonucu  Srebrenitsa’nın nüfusu 60 bine çıktı. Su, gıda ve tıbbi malzeme kıtlığı başladı. BM Barış Gücü, bu bölgelere asker sevk etti ve Sırp  saldırıları durdu. Ancak Srebrenitsa etrafındaki Sırp kuşatması devam etti ve sonraki 2 yıl içinde çok az sayıda insani yardım konvoyunun kasabaya girmesine izin verildi. Müslümanların elindeki silahlar BM Barış Gücü tarafından koruma gerekçesiyle toplanmıştı. Bu şekilde Boşnakları güçsüz bırakıldı ve  Mladiç’ten önce açlık çoktan can almaya başladı. Sırplar kasabayı ele geçirmek için ”Krivaya 95” operasyonunu  başlattı. Srebrenitsa’yı kuşatan Sırplar, BM barış gücündeki Hollanda  askerlerinin gözetleme mevzilerine saldırdı ve 30 kadar Hollanda  askerini rehin aldı. Ratko Mladiç komutasındaki Sırplar Srebrenitsa’ya olan saldırılarını sıklaştırdıklarında Müslümanların toplanan silahlarını geri almak için yaptıkları başvuru , sorumlu Hollanda komutanı Thom Karremans tarafından reddedildi. Ratko Mladiç komutasındaki VRS (Bosna Sırp Cumhuriyeti Ordusu) birlikleri Srebrenitsa’ya  girerken Mladiç kameralara şunları diyordu: “Bugün 11 Temmuz 1995. Sırplar için kutsal bir günün yıl dönümünü kutlamadan önce Sırp Srebrenitsa’dayız. Bu kenti Sırp milletine armağan ediyoruz. Osmanlı’ya karşı gerçekleştirdiğimiz ayaklanmanın anısına, Türklerden öç alma vakti gelmiştir.” (Burada Türk dediği ise Bosnalı Müslümanlar elbette.)

Sırp vahşeti Avrupa’dan yüz bularak doruğa çıktı ve tam 5 gün süren katliamda 8372 kişi öldürüldü.

Bosnalı Müslümanlara yönelik bu katliam BM ve Nato’nun ve tabii ki başta İngiltere olmak üzere bütün Batılı ülkelerin gözleri önünde gerçekleşti. Bugün Amerika’nın bilgisi dahilinde işlenen Cemal Kaşıkçı cinayeti karşısında birden ”Vahşi insan hakları ihlalleri” türünde mırıldanmalar başlatan İngiltere’nin geçmişine dönüp bakması gerekmiyor mu?

 

 

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :