İNCE’DEN ERDOĞAN’A, BERKİN ELVAN ÇIKIŞI: ”15 YAŞINDA ÖLMÜŞ BİR ÇOCUĞUN ANNESİNİ MEYDANLARDA YUHALATMIŞSIN. ŞİMDİ ALEVİLERE SAHİP ÇIKIYORSUN. 16 YILDIR NEREDEYDİN?

Ana Sayfa » GÜNCEL » İNCE’DEN ERDOĞAN’A, BERKİN ELVAN ÇIKIŞI: ”15 YAŞINDA ÖLMÜŞ BİR ÇOCUĞUN ANNESİNİ MEYDANLARDA YUHALATMIŞSIN. ŞİMDİ ALEVİLERE SAHİP ÇIKIYORSUN. 16 YILDIR NEREDEYDİN?

31.05.2018 - 8:08

İNCE’DEN ERDOĞAN’A, BERKİN ELVAN ÇIKIŞI: ”15 YAŞINDA ÖLMÜŞ BİR ÇOCUĞUN ANNESİNİ MEYDANLARDA YUHALATMIŞSIN. ŞİMDİ ALEVİLERE SAHİP ÇIKIYORSUN. 16 YILDIR NEREDEYDİN?

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Habertürk TV’nin konuğu oldu.

24 Haziran seçimine sayılı günler kala CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Habertürk TV’nin konuğu oldu. Muharrem İnce, Didem Arslan Yılmaz’ın moderatörlüğünde gazeteciler Gürkan Hacır, Nagehan Alçı ve Bülent Aydemir’in sorularını yanıtladı.

Muharrem ince ”Sizin diğer adaylardan farkınız ne, ne vaadediyorsunuz şeklindeki ilk soruya ”Türkiye’yi yöneten Erdoğan, dolayısı ile neden Erdoğan değil de size diye sormak lazım” cevabını verdi. İnce ”Yeni dönemde ben sen o yok, biz diyeceğiz, Türkiye’yi kucaklayacağız” dedi.

”Bu ülkenin tüm kaynakları atıl. Meraları kullanılmıyor atıl, denizleri kullanılmıyor atıl. Liyakatlı bir kadroyla güçlü bir liderlik yaparak ortak bir akılla, hesap vermeyi öne çıkartarak, kimseyi ötekileştirmeden, Alevi-Sünni diye bakmadan herkesi kucaklayan anlayış ile bu 29’u çok iyi kucaklayabiliriz.”

”Ben Erdoğan’ın dünyayı tanımadığını, geç takip ettiğini düşünüyorum. Ekibi ondan çekiniyor, korkuyor. Ona doğru bilgi aktarmıyorlar. Danışmanların görevi “Evet efendim” demek değildir, ne olursa olsun doğruları söylemektir. Ben danışmanlarımla toplantı yaptım, bir tane artı söylemediler. Hiç mi yok, ama hep eksileri söylediler. (Kızmadınız mı yani?) Onlar benim iyiliğimi istiyorlar, neden kızayım.”

”Köyler mahalle oldu. Onları bir büyük bela bekliyor. Vergiler ertelenmişti biliyorsunuz; 2019’a kadar ödemeyeceklerdi. Bunlar 2019’dan itibaren 5 ayrı vergi ödeyecekler. Bunu değiştirmemiz lazım. Ben cumhurbaşkanı olursam değiştireceğiz.” dedi.

”Bugün yandaş medya derken sizin gazetenin de küpürü kaynamış. Haksızlık olmuş. Mayısta 46 saat AKP’ye, 16 saat CHP’ye yer vermişsiniz ama olsun.”dedi.

ERDOĞAN’IN ABD ZİYARETİ VE FETULLAH GÜLEN İDDİALARI

Erdoğan’ın ABD ziyareti ve Gülen ile bir ararya gelmesine dair soru üzerine İnce ”Beni arayan kişi Erdoğan ile o görüşmede bulunan kişi, şimdi açıklarsam ona zarar veririm” dedi. İnce ”Aradım açıklama bekle dedi bana. Kitapta 89. sayfada diyor ki ‘Erdoğan, 2000 yılı Mayıs ayında ABD’ye yaptığı gezide uzun süre orada yaşayan Fetullah Gülen’le de bir araya geldi. Erdoğan Gülen görüşmesi muhtevasından çok, uzun yıllardır birbirine hayli mesafeli olan iki farklı ekolün bir araya gelmesi açısından da hayli dikkat çekiciydi.’ ” ifadelerini kullandı.

”Arınç, ‘Gitmeden önce konuyu açtım, çok memnun oldu, keşke biz de görüşebilsek dedi, tavsiyesi, emri olur mu öğren dedi. Hükümetle cemaatle soğukluk olduğunu reddediyorum. Selam söyle diyor, bir emri olur mu dedi’ diyor.”

”Ben 16 yıldır milletvekiliyim. Bana bu tür bilgiler gelir. Bütün bunlar ortadayken hala daha açıyorum biliyor musunuz? Bir bedende ikiz gibiler, arada CHP’yi karıştırmıyorlar mı, çok canım sıkılıyor.” dedi.

”Hayatınızda 3 ya da 4 kere gördüğünüz birini özler misiniz? Bitsin bu hasret diyorsan, 2-3’ten fazla görüşmüşsünüzdür.”

(İcazet tartışmalarının ardından açılan dava) ”Erdoğan her konuda dava açar, bir konuda açamaz. Daha açmadı da: Diploma. Konu mahkemeye gittiyse, ben de giderim mahkemeye, bildiklerimi anlatırım. Konu mahkemelik olmuşsa kapatmamız gerekir. Madem 15-20 yıldır bu kitap var da, dava açmış mı, tekzip etmiş mi. Özetini mi okumuş her zamanki gibi?”

”Gülen’in iadesiyle ilgili, istenmedi demedim ben, usülüne uygun istenmedi dedim. Sayın Özel’i aradım, dedim ki, bir yazı yazın Adalet Bakanlığı’na, uzman bir iki avukat arkadaşımız ve hukukçu milletvekillerimizle gidip incelesinler benim iddiamı. Ayın 25’inde Özgür Özel imzalı yazımız gitti, henüz inceleyin demiyorlar. Bekir Bozdağ’ın açıklaması şu: Kimseye gösteremeyiz, İnce gelip incelesin. İpe un seriyorlar. Ben niye inceleyecekmişim! Avukatlarımı gönderirim, onlar bak. Hem bu işe uzmanlar bakmalıdır. Benim bildiğim bir şey var ki iddia ediyorum. Bozdağ diyor ki, sen gel.”

”Seçimin tarihini Erdoğan belirledi. 24 Haziran dedi, YSK’ya da görevini yap dedi. Kuralları kim belirledi, kanunu kim değiştirdi; Ak Parti grubu, Erdoğan. Tarihi, kuralları, hileleri belirleyeceksin; sonra da diyor ki indirmek istiyorlar. E ne yapalım? Ne demek beni indirmek istiyorlar. Evet istiyoruz, istemeyelim mi? Demokrasilerde böyle olur, muhalefetin işi bu.”

Nagihan Alçı’nın ”Bir yandan halkın içinden geliyorum diyorsunuz, bununla çelişkili olarak Cumhurbaşkanı’nın diplomasını konu etmeniz, kitap okumuyor demeniz yukarıdan bakmak gibi geliyor” sorusu üzerine

”Diplomayı sormak hakkım değil mi? Siz nereden mezunsunuz?  Dört yıl değil mi, evde yangın çıkar, diplomanız yanabilir. Gidersiniz üniversitenize, alırsınız transkriptinizi, koyarsınız, diploma yerine geçer. Bu yapıldı mı, yapılmadı.Benim mezun olduğum okul… Öyle söyleyip kaçamazsın. Orası taşra falan değil. Orası 1910 yılında kurulmuş, Türkiye’nin en köklü okuludur. Siz bugün karma eğitimde okutuysanız, Mustafa Necati’ye borçlusunuz.” dedi.

NASUHİ GÜNGÖR VE KİTABA İLİŞKİN

İnce referans aldığı kitabın yazarı Nasuhi Güngör’eün kitapta yazdıklarını yalanlamasına ilişkin ise ”Kitabı yazmışsın, twit atmışsın burada yalanlıyorsun. Yazık günah. Bunlar ciddi ye alınacak şeyler değil.” dedi. Bu şekilde yalanlayan birini referans almasını soran Nagehan Alçı’ya İnce’nin cevabı ”Referansım çok. Bana bu tür bilgiler gelir, siz kaynağınızı söyler misiniz? Beraber büyümüşler(Cemaat ile) arada buna CHP’yi karıştırmıyorlar mı bu çok can sıkıyor. Cumhurbaşkanı bu kitaba dava açmış mı, bu kitabı okumamış mı, her zamanki gibi özetini mi okumuş. Keşke hepsini okusaydı.” yanıtını verdi.

SEÇİMİN İPTALİ

Seçimin iptaline dair CHP başvurusuna yönelik ”İptal bekliyor musunuz?” sorusuna İnce ”Seçimin tarihini kim belirledi Erdoğan belirledi. 24 Hairan dedi YSK’ya da görevini yap dedi. Kanunu kim değiştirdi AK Parti grubu belirledi. Tarihi, kuralları, hileyi belirleyeceksin sonra beni buradan indirmek istiyorlar diyorsun. Evet indirmek istiyoruz, istemeyelim mi? Muhalefetin işi bu dünyanın her yerinde böyle. Ömür boyu mu kalacaksın orada. Seni indirmek isteyemez miyiz? Buralardan bahane üretmek boş işler, bunları bırakalım. Dış güçler hangi dış güçler… Biz seçimi iptal etmek istemedik, sandık taşınmasına itiraz ettik” yanıtını verdi.

Muharrem İnce ”Sandıkları hükümete ve YSK’ya karşı koruyacağız, sandıkları sandık görevlileri koruyacak, YSK’nın önünde de avukatlar koruyacak” dedi.

EKONOMİ

”Seçim güvenliği konusunda endişe taşıyorum ama milletimizin de rahat etmesini istiyorum. Onların emeklerini asla zayi etmeyeceğiz. Ne gerekiyorsa onu yapacağız.”

”Yemini eder etmez Merkez Bankası’yla işe başlayacağız. MB bağımsız olacak. Bürokratları köktenci bir anlayışla görevden almayacağız. Bankaları yeniden yapılandıracağız. Ziraat Bankası yüzde 80’ini çiftçiye, Halk Bankası esnafa, KOBİ’ye verecek. Ayarlayacağız. Dizileri çok satmaya başladık yurtdışına, orada da devreye sokacağız bu bankaları. Bir haftada yapacağımız işler bunlar. İdeolojik saplantılarımızı terk edeceğiz.”

”Birinci turda alacak mıyım, ikinci tura kalacak mı; o belli olsun. Kurmaylarımı da açıklayacağım. Bazıları partili, bazıları değil. Bazıları devlet memuru, hemen görevden alırlar. Onları korumak istiyorum. Cerrahpaşa’yı ziyaret ediyorum, dekanı görevden alıyorlar. Gittim, Borçka’da imam hatip lisesini ziyaret ettim. Müdür yardımcısı öğrencim çıktı, acaba dedim zarar verir miyim. Bunları düşünüyoruz, Türkiye’de normal bir durum yok ki. Fotoğraf çekiniyorsanız, akşama görevden alırlar.”

”Yargıyı düzeltmeden ekonomiyi düzeltmemiz mümkün değil. Dış politika, ekonomi, yargı; biri bozuksa diğeri de bozuktur. Rusya’nın uçağını düşürdünüz, domatesler Moskova’ya gitmedi, oradan turistler gelmedi. Uçak düşürmenin ekonomik bir bedeli var. Sonra emri kimin verdiğine karar veremediler; pilota kadar geldi iş. Esad gidecek, cuma namazı kılacağım Şam’da dersen; 4 milyon Suriyeli gelir, 40 milyar doları harcarsın.”

”İLK GÖREV YERİM BİR İMAM HATİP LİSESİ İDİ, AYIRACAK DEĞİLİM”

İlk görev yerinin bir İmam Hatip Lisesi olduğunu ve ziyaret etmek istediğini ancak müdürün görevden alınmasından çekindiğini söyleyen İnce ”Bir baba evlatlarını nasıl ayırmazsa bir cumhurbaşkanı da öğrencileir ayırmaz, imam hatip lisesi başka lise diye ayıracak değilim” vurgusunda bulundu.

 

DOLAR FIRTINASI VE EKONOMİ POLİTİKASI

İnce ”Bir hafta içinde yapacaklarımız var, yemini eder etmez Merkez Bankası ile başlayacağız. Merkez Bankası bağımsız olacak. Bürokratlar asla kökten görevden alalım böyle bir şey olmayacak. Ziraat Bankası, kredilerinin yüzde 80’ini çiftçiye verecek. Bunları bir haftada yapacağız. Kişilerin yeteneklerine bakacağız. Polisiye tedbirler ile ekonominin düzelmeyeceğini ben biliyorum.” dedi

Kurmaylarına ilişkin ise İnce ”Birinci turda alacak mıyım, ikinci tur yaklaşsın hepsini açıklayacağız, tek başıma bunları yapamam. Kurmaylarımı açıklayacağım. Şu an açıklayamam. Türkiye’de normal durum yok. Biriyle fotoğraf çektiriyorsunz akşam görevden alıyorlar.” şeklinde konuştu.

RESTORASYON SÜRECİNDE KARARNAME YETKİSİ

”Kararname yetkisini neden kullanmayacak mışım?” diyen İnce ”Bunların hepsi düzelir. O bürokrasi anında şekillenir her şey değişir, medya değişir, danıştay değişir. Bir korku toplumu olmuşuz. İnsanlar sesini çıkarmıyor. Bir yere girdim. Çıkarken birisi kulağıma eğildi, oyumu size vereceğime inanır mısınız dedi. Gerçekten mi, neden? dedim, ‘yoruldu’ dedi. Erdoğan için.” ifadelerini kullandı.

İnce ”Restorasyon süresi maksimum 2 yıl sürecek. Restorasyon süreci şu yargıyı düzeltmeden ekonomiyi düzeltmemiz mümkün değil. Biri bozuksa diğeri de bozuktur. Rusya’nın uçağını düşürdünüz, sözcü açıklama yaptı, emri cumhurbaşkanı verdi. Davutoğlu açıkladı ben vardim. Uçak düşürmenin bir ekonomik bedeli var. Birini yaparken diğerini bozuyorsunuz. Ben vermedim, ben vermedim, en sonun da pilota kadar geldi. Demokrasiyi oturtmazsanız, mahkemelerinize saygı duyulmazsa yabancı yatırımcı gelmez size.” dedi.

İnce ”Parlamenter sisteme nasıl geçilecek, bakanlar nasıl belirlenecek, kimleri atayacaksınız?” sorusuna İnce ”Ortada bir ucube durum var. Bu ne Kılıçdaroğlu’nun ne de benim suçum. Bunu millet kabul etti. Ben bu yetkilerimi kullanmayacak mıyım, kullanacağım. Erdoğan kulanıyor da ben kullanmayacak mıyım? Bakanlar Kurulu’nu ben atayacağım. Yürütme, Yargı, Yasama bunları ayıracağız. Yetkilerimi demokrasi üzerine, Türkiye’nin özgürleşmesi, şeffaflaşması üzerine kuracağım. Yürütmeyi Yasama denetleyecek. Yasama’nın öyle bir gücü yok. neden 600 milletvekili? Yazık günah değil mi? Neden 600 bunları yeniden düzeltmeniz lazım. Bu hukuk anlamında da, eğitim anlamında da böyle. Biz dayatma yapmayacağız, uzlaşı yapacağız.” dedi.

”16 yıldır milletvekiliyim. Dış toplantılarda, iktidar milletvekilleri de benim milletin çıkarları için partiyi nasıl geri attığımı bilir. Bu devlet yeni kurulmadı, 3 bin yıllık. O gelenekleri, yapıyı biliyorum ben. Birçok seyahatlerde ben gidip bilgi vermişimdir. Abdullah Gül dışişleri bakanıyken ona gidip söylemişliğim vardır. Bunlar konuşulacak işler değil ama ben partiyle devleti ayırabilecek tecrübedeyim.”dedi.

 

”BU DEVLET 3 BİN YILLIK BİR DEVLET, KURDA KUŞA EMANET EDECEK HALİMİZ YOK”

İnce ”Meclis’te 16 yıldır kesintisiz milletvekiliği yapan 7 kişiden biriyim. Partililer nasıl birlikte hareket etiğimizi bilir. Milletin hayrına olacak iste nasıl partiyi bir yere itip birlikte hareket ettiğimizin bir çok tanığı var. Devlet dediğniz 1923’te kurulmadı. Gelenekelri olan kökleri olan 3 bin yıllık bir devlet. O gelenekleri biliyorum, tanıyorum. Bunlara yetecek deneyime sahip bir milletvekiliyim.” dedi.

”Cumhurbaşkanı seçildiğimde bir konuşma yapmayı düşünüyorum. Yargıtay’da, Danıştay’da seçimler olurken, boy boy haberler gördük. Şu kadarı sosyal demkrat, şu kadarı muhafazakar. Bunu nasıl bilebiliyoruz diyeceğim. Siz nasıl adalet dağıtacaksınız! Siz bunları nasıl belli ettiniz! Biz neden biliyoruz sizin siyasal görüşlerinizi! Bir yargıçın kimliği nasıl gazetelere yansır? O cüppeye ya çıtçıt taktırıcan, ya da ayağa kalkmayacak. Bir faniye ver bütün devletin yetkilerini, medya susmuş, ST çökmüş, parlamentoyu ele geçirmiş, genel başkanlık sultasına son vereceğiz. Yanlış anlamlar çıkarmayalım lütfen.”

”Ak Parti’den önce de yargı problemliydi, şimdi de problemli. Bunu çözeceğiz. Diyeceğiz ki, sürülme falan yok, adil avranın! Önce yargıtaydan başlayacağız. Danıştay Başkanı kızına torpil yapıyor ya! Bunu yapıyorsa bu ülkede adalet olur mui yargı olur mu?”

”Oğlum askere gidecekti. Ben de gittim 8 ay askerlik yaptım, er olarak. Oğlum da gidecekti. Eşim dedi ki bana, Doğu’ya gitmesin, devreye girecek misin dedi. Hiç işim olmaz, dedim; vicdanımı rahatsız eder benim. Allah korkusu bana onu yaptırmaz. “Şansına ne çıkarsa” dedim. Gece belli oluyordu, giremediler yoğunluktan. Ara öğren dediler, dedim öğrenmem. Şansına Balıkesir çıktı, gitti orada yaptı. Hapse de girdi. DİSKO’ya girdi birkaç gün. Onu da anlatayım. Cep telefonuyla konuşmuş. Ben gittim ziyarete, alay komutanı bir problem var dedi. Dedim ki niye bana soruyorsunuz? Benimki yatmayacak mı, garibanınki yatıyorsa, bu da yatacak dedim. Gitti, yattı.”

”2007’de başladı Ergenkon, Balyoz. 2007’den önce adli tıp ve TÜBİTAK yasası değişti. Hazırlık yapıldı. Bu planlamayı kim yaptı? Neden önce adli tıp yasasını değiştirdiniz? Bunları sorgulayacağız. Türkiye’de ilkeli siyaset yapacağız. 28 Şubat’a karşı çıkıyor musun? 27 Mayıs’ı destekliyor musun? 12 Eylül’ü kınıyor musun? Toptan reddediyorum. Hepsini reddediyorum.”dedi.

BAŞÖRTÜSÜ YASAKLARI VE CHP

Nagehan Alçı’nın başörtüsü sorununa dair geçmişte kamusal alan ve üniversite yasakları konusunda CHP’nin özeleştiri yapıp yapmayacağı sorusuna dair ”Başörtüsü sorunu artık Türkiye’nin sorunu değildir. Kıyafet ile uğraşmak devletin işi değildir. Yeteneğine bakarım. Başka sağcıymış, solcuymuş hiç ilgilenmem. AK Partili biri de yetenekliyse genel müdür olabilir. Başörtüsü ile ilgili duruşum nettir. Aleviler ile ilgili de duruşum nettir. Bu ülkede onlara haksızlık yapıyoruz. Onlardan vergi alıyoruz ama devlet Cem Evleri’neyardım etmiyor. Ben tarafsız olacağım.” cevabını verdi. Özeleştiriye dair ise ”Ben önüme bakarım, geçmişe değil, nerede istiyorsa taksın ister evde ister devlet dairesinde taksın, kıyafet ile uğraşmak devletin işi değilidir, yeteneğine liyakatına bakarım” dedi.

EĞİTİM

Bu ülkenin çocukları mı önemli Recep Tayyip Erdoğan’la Muharrem İnce mi önemli? Değişecekse sınavın tarihi değişecek.

ELEKTRİKLİ OTOMOBİl, HAYVANCILIK VE ÜRETİM

İnce yerli otomobil üretimi konusuna ”Üretelim ama o olmamalı elektrikli otomobil üretelim. Otomobilin kaportasına talipsin ben beynine talibim. Televizyon yapıyor muyuz yapıyoz ama 10 dolar kazanıyoruz. Otomobil fabrikalarımız var ama paranın çoğu markaya gidiyor. Bize kalıyor 100 Euro. Tarım ve hayvancılık 2017. Bakın ithalatın nasıl arttığını görüyor musunuz ihracat eksiye düşmüş. 3 kat ithalatımız artmış. İhracat ise yüzde 2 azalmış. Derdimiz tarımı ayağa kaldırmak, hayvancılığı ayağa kaldırmak. Bir köylü olarak. Buna yazık değil mi? 2018 yılının ilk 3 ayında hayvancılık kırmızı et ithalatı yüzde 675 artmış. Canlı hayvan yüzde 142 artmış. Mısır yüzde 1000 artmış böyle bir şey olabilir mi. Böyle bir ülkede tarım, hayvancılık oabilir mi?” değerlendirmesinde bulundu.

Muharrem İnce ”CHP’deki 6 oku düşünün en alttaki ok devrimcilik oku, 2. ok laiklik. 3. ok devletçilik okudur. Oradaki çentik özel sektördür. Bu ne demek biliyor musuz özel sektör tetikleyecek demek. AK Parti döneminde 265 stadyum yapıldı, gerekli mi gerekli. Biz de yapacağız. Bazılarını onararak çözüm bulacakken… Stadyumun üretime bir katkısı yok. Benim tercihim 265 fabrika yapmak.” şeklinde konuştu. İnce ”Devlet de gerekirse fabrika kurmalı. Bazı sektör vardır özel sektör yapmaz bu durumda devlet yapmalı. Teşvik eder. Savunma sanayine hiç bir itirazım yok” dedi.

KAYNAKLARINI AÇIKLADI

İnce ”Kaynakları nereden bulacağız. Birinci kaynak, Kamu İhale Kanunu’nu 180 defa değiştirdiler. Adam edersek orayı, yarısı orada çalınıyor zaten. Bunu halledince paranın yarısını burada bulacağız. Size vermek istiyor veremiyor kanun uygun değil. Didem Hanım’a vermek için tekrar değştiriyorsun. İkinci kaynağımız, devletin tasarrufu. Cumhurbaşkanına uçak lazım mı lazım 1 tane yeter. Üçüncü kaynak sanayimizin yüzde 79’u çalışıyor. Atıl olanı çalışır hale getireceğiz. Meralarımız denizlerimiz bomboş duruyor. Genç nüfus dedim ya, sihirli sayım 29, (Türkiye’nin nüfus ortalaması) bu genç nüfusa güveniyorum. Bu genç nüfus atıl duruyor. Fabrika kurmadılar üretim yok, parayı betona gömdüler. Çünkü betonda hırsızlık daha kolay oluyor.” şeklinde konuştu.

İnce ”İşsizlik oranını şöyle hesaplıyorlar bir genç müracat etti 5 yıl iş bulamadı. O genç tekrar müracat etmiyor ya onu işsiz olarak görmüyorlar. Trafik kazasında ölüm oranını 3 yazıyorlar hastanede öleni eceliyle öldü sayıyorlar. Hepsiyle oynadılar. Muharrem İnce’nin hayali kindar bir nesil değil, fizik bilen, matematik bilen gençler yetiştirmek. En iyi mühendisler en iyi mühendis ile en iyi fabrikalar. Benim anladığım yatırım beton değil. Devlette deavmlılık esastır, ek bütçe gerekirse yaparız.” dedi.

”Ek bütçe gerekirse yaparız. Anayasa değişmeden önce bütçenin görüşülmesi plan bütçe komisyonunda aylarca tartışılıyordu, sonra Genel Kurul’a iniyordu, sonra Cumhurbaşkanı’nın onayına sunuluyordu; onaylayınca yürürlüğe giriyordu. Yeni durumda sistem şu: Cumhurbaşkanı tek başına yapıyor. Ben de yapacağım. Bütçesiz mi bırakayım milleti. Doğru bulmuyorum ama Anayasa böyle. Cumhurbaşkanı yapacak, Meclis’e gönderecek; ittifakların hangisinin çoğunluğu var. Ben cumhurbşkanı oldum, Cumhur İttifakı reddederse tekrar geri gönderiyorsun, kabul etmek zorunda kalıyor.”

”Miting yaptığımız yerlerde bozkurt işareti yapan geliyor, sana oy vereceğim diyor. Zafer işareti yapıyor, seni destekliyorum diyor. Muhafazakar geliyor, seninleyim diyor.” dedi.

TÜRKİYE’Yİ BARIŞTIRMAMIZ LAZIM

iNCE ”24 Haziran’da sayın Errdoğan ile Muharrem İnce’nin oyları birbirine yakın çıkacak, gördüğüm bu. Oyumuzun korkunç arttığını görüyorum. Şunu görüyorum yakalşıyor otobüs kentten kolay kolay çıkamıyoruz. Çanakkale’de 1 saati buldu çıkmamız insanlar aracın etrafını sarıyor. Zafer işareti yapıyor, Bozkurt işareti yapıyor seninleyim diyor. Muhafazakar biri sana oy vereceğim diyor.” dedi. İnce ”Sayın Akşener üzülmesin ilk turda ben alacağım için ikinci tura gerek kalmayacak.” ifadesini kullandı.

İnce Güneydoğu ve muhafazakar oylara dair ise ”Neden vermesin, yerli ise yerli, milli ise milli, Erdoğan’dan daha yerliyim. Afyonmermerini beğenmeyerek Hindistan mermeri getirilmiş sarayda yaşamıyorum, evimde yaşayacağım, şeffaf yönetim ve hukuk devleti olacak. Kimsenin kıyafetine karışılmayacak Ben sadece CHP’lilerin cumhurbaşkanı olmayacağım. Bu partimden ayrı düştüğüm anlamına da gelmesin. Herkese adil olacak şiekilde yapacağım. Ben partiyi değil Türkiye’yi kurtarmak istiyorum. CHP’li olaktan utanıyor değilim yanlış anlaşılmasın, gurur duyuyorum ama beni şuan farklı bir görev bekliyor.” dedi.

Hakan Fidan’ı görevden alacak mısınız?” sorusuna İnce ”Ben ne dediğimi biliyorum. Ben meydanlarda ‘benim cumhurbaşkanlığımda Genel Kurmay Başkanı, aday olacak birinin bahçesine helikopter ile inerse onu görevden alırım’ dedim. Hakan Fidan da yaparsa onu da alırım.” yanıtını verdi.

”3. HAVALİMANI BİTTİ AMA MİLLET BU DURUMDAYKEN 30 MİLYAR DOLARA KANAL İSTANBUL OLMAZ”

”Uluslararası finans temsilcileri lle görüşmeniz oldu mu?” sorusuna İnce, ”Seçilir seçilmez bir ekip göndereceğiz. Onlara diyeceğiz ki merak etmeyin Türkiye hukuk devleti olacak, paranızı alacaksınız. Onlara yapılandırma getireceğiz. Büyükelçiler ile görüştüm, Avrupa’dakiler. Yarın belli olacak Avrupa’da 1-2 yerde konuşmam olacak. Bir parlamento gibi… Programımı ayarlayabilirsem gideceğim. Davet var.” dedi.

İnce yatırımları durdurmayacaklarını söyledi. İnce ”Hiç bir yatırımı durduracak değilim. Kanal İstanbul 30 millyar dolar bu ülke bu durumdayken bu parayı oraya veremeyiz. Millet bahçesini ben yapacağım. Ama bunlar kazanırsa yapmayacaklar. İstanbul’u boydan boya yardık ranttan, imardan başka ne? Boğaz var işte geçiyoruz.” dedi. İnce 3. Havalimanı’nın sorulması üzerine ”O zaten bitti” dedi.

”GENÇLER ÖZGÜRCE TWEET ATACAK”

İnce gençlere ne vaad ettiği sorulması üzerine ”Özgürlük vaad ediyorum, gençler özgürce tweet atacak, iş vaad ediyorum” cevabını verdi.

“ADALETİ SAĞLAYAMAZSANIZ AFLAR GÜNDEME GELİR”

İnce, “Bazı şeyler gün yüzüne çıkmadı adil yargı ile bunlar olacak. Adaleti sağlayamazsanız yeni aflar gündeme gelir. Bunun doğrusu adaleti sağlamaktır. Vicdanları ile karar verilmeyen, zamanında yapılmayan, geciken durumlar var. İnsanlar 5 yıl, 6 yıl hapiste yatmış . Adil yargı sistemi kurduğumuzda şunu soracağız ‘kiminle iş birliği yaptınız’. Sormayalım mı, kapatalım mı? Bunu sormak da yargının görevi. Biz yargının bağımsız, adil halini kuracağız. Gerisi onun işi.” dedi.

“SURİYELİLERİ BARIŞÇIL YOLLA GÖNDERMEK BİRİNCİ HEDEFİMİZ”

Muharrem İnce, “Seçilirsem Suriye’ye büyükelçi göndereceğiz. Suriyelileri barışçıl yolla gönderilmesi birinci hedefimiz. Suriye’nin toprak bütünlüğü korunmalıdır. Suriye’ye yeni bir Anayasa gerekiyor.” diye konuştu.

İnce ”Suriyeliye büyükelçi göndereceğiz. Suriyelileri barışçıl yollarla göndermenin birincil hedefimiz olduğunun bilinmesini isterim. Suriye’nin toprak bütünlüğü mutlaka korunmalıdır. Suriye’ye yeni bir anayasa gereklidir. Suriye’de ve dışında yaşayanların katıldığı bir seçim olmalıdır.”

”Türkiye’nin bir ulusal, iki ekonomik sorunları birlikte atbaşı gidecek. Yemen’de Türkiye menşeili suikast silahı yakalanmayacak, Mısır’a uçaklar dolusu para gitmeyecek, Kürecik kimi koruyor bileceğiz. Efelenme olmayacak. Efelenmenin maliyeti var, kuru kabadayılık yok. Efelenme iç politikaya yöneliktir, dışarıda her efelenmenin bedeli var. Bunu millet ödüyor. Vur diyor, uçağı düşürüyorsun ama domatesçi gitti, turizmci çöktü. Vana onun elinde, kapatsa donacaksın. Niye veriyorsun vanayı ona, neden o kadar bağımlısın? Yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmemişsin, bağlı kalmışsın. Dış politkanın ekonomiye bağlılığını bilerek yapacaksın, gerekirse seçimi kaybedeceksin. Ülke kaybedeceğine sen kaybedeceksin.” dedi.

“EFELENMENİN DIŞ POLİTİKADA BEDELİ VAR”

“Bizim yönetimimizde Mısır’a uçaklar dolusu para gitmeyecek.” diyen İnce, “Efelenme olmayacak. Bunun maaliyeti var, kuru kabadayılık yok. Efelenme iç politikaya yöneliktir, dış politikada bedeli var. Yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmemişsin, bağlı kalmışsın. Gerekirse seçimi kaybedeceksin, ülke kaybedeceğine sen kaybedeceksin.

İnce sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ben rozeti çıkarttım. Türk bayrağı taktım. Benim partimden daha fazla oy almam normal olur. Cumhurbaşkanı olacağım için CHP’ye genel başkan adayı olmama gerek kalmayacak.Tabi ki Muharrem İnce olacak cumhurbaşkanı ama yeni bir anlayış ile. Bu ülkeyi barıştıracağız. Çocuklarımıza 3 dil öğreteceğiz. Türkçe, kendi dili ve uluslararası bir dil. İlkeli siyasetten yanayım. Kürtlerle eşit haklara sahip değil miyiz? Etle tırnak değiliz. Aynı organız.”

VE İNCE’DEN BERKİN ELVAN ÇIKIŞI

Muharrem İnce’nin başörtüsü ve Aleviler konusunda açıklamaları şöyle:

BAŞÖRTÜSÜ – ALEVİLER

“Başörtüsü sorunu artık Türkiye’nin sorunu değildir. Ben önüme bakarım. Benim cumhurbaşkanlığımda istediği yerde taksın, istemiyorsa takmasın. Beni, devleti ilgilendirmez. Kıyafetle uğraşmak devletin işi değildir. Ben yeteneğine, liyakatına bakarım. Sağcıymış, solcuymuş hiç ilgilenmem. AKP’li biri de yetenekli ve liyakatlıysa genel müdür olabilir. Başörtüsüyle ilgili duruşum net, tavizsiz. Aleviler konusundaki duruşum da net. Evet bu ülkede biz Sünniler Alevilere haksızlık yapıyoruz. Vergi alıyoruz, imamın maaşını devlet ödüyor, cemevlerine yardım etmiyor.”

“Ben söylediklerimin arkasındayım. Erdoğan’ın cemevi açıklamaları da ilginç. 16 yıldır aklın nerede. Cümbüş evi diyeceksin, dalga geçeceksin. 15 yaşında ölmüş çocuk Alevi olsa ne olur, Sünni olsa ne olur. O çocuğun annesini yuhalatmışsın meydanda, şimdi çıkıp statü düzelteceksin. 16 yıldır neredeydin!”

 

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :