İNCE’NİN HAKKARİ ÇIKARTMASI: ”BARIŞACAĞIZ, BÜYÜYECEĞİZ, BÖLÜŞECEĞİZ.”-”SİZDEN BİR AVUÇ PİRİNÇ İSTİYORUM, BİR KAZAN PİLAV YAPMAK ÜZERE.”

Ana Sayfa » GÜNCEL » İNCE’NİN HAKKARİ ÇIKARTMASI: ”BARIŞACAĞIZ, BÜYÜYECEĞİZ, BÖLÜŞECEĞİZ.”-”SİZDEN BİR AVUÇ PİRİNÇ İSTİYORUM, BİR KAZAN PİLAV YAPMAK ÜZERE.”

10.05.2018 - 16:34

İNCE’NİN HAKKARİ ÇIKARTMASI: ”BARIŞACAĞIZ, BÜYÜYECEĞİZ, BÖLÜŞECEĞİZ.”-”SİZDEN BİR AVUÇ PİRİNÇ İSTİYORUM, BİR KAZAN PİLAV YAPMAK ÜZERE.”

CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce bugün Hakkari Cumhuriyet Meydanı‘nda miting düzenledi.

İnce’nin konuşmasından satırbaşları:

-Bizde ayrı gayrı yok. Dün Edirne’deydim. Bugün Hakkari’de. Türkiye haritasını gözünün önüne getir. Bir kardeşlik köprüsü kurmak için Hakkari’deyim.

-Köprü yapmak kolay iş, huzuru bulmak zor iş huzuru. Türkiye’nin normalleşmeye, barışa, kardeşliğe, demokrasiye ihtiyacı var. Türkiye’nin özgürlüğe ihtiyacı var. Bunu gerçekleştireceğiz. Hiç kimseyi dışlamadan, elinin tersiyle itmeden, herkesi severek.

“EMEKLİLİK GÜNÜ GELMİŞ BİRİNİ YUHLAMAYIN”

-Temel Karamollaoğlu’na gittim, dedim başarılar diliyorum. Akşener’e gittim, ona da başarılar diledim. Dün hapishanede Sayın Demirtaş’a gittim. Dedim ki, “Selahattin Başkan, sana da başarılar diliyorum” dedim. Akşam Sayın Erdoğan’a gittim. (Yuh sesleri üzerine…) Emeklilik günleri gelmiş birini yuhalamayın, güzel gönderin, yuh yapmayın. Dedim ki yarın Hakkari’ye gideceğim, bütün rakiplerim, bütün adaylar Hakkarililere bizden de selam söyle dediler. Onların selamlarını iletiyorum.

-Şimdi bakınız, ne yapmamız lazım. Beni çok iyi dinlemenizi istiyorum. Bu Doğu, Güneydoğu insanının bizim bölgelere göre farklı bir özelliği var. Taziyeleri çok önemsiyorsunuz siz, bir şey daha fark ettim biliyor musunuz. El salladığımda karşılık vermeyen kimse olmadı, herkes el salladı.

ERDOĞAN’A TÜRK BAYRAĞI CEVABI

-Bana sorduğu bir soruyu açıklamam lazım. Bana dedi ki kinayeli bir şekilde. Hakkari’ye gittiğinde orada Türk bayrağı olacak mı dedi. Ben de dedim ki, tabii olacak. Kameralar göstersin de, Sayın Erdoğan görsün biraz. Tek olan şeyler bir grubun olamaz, hepimizin olur. Bayrak tektir, Türk’!ün, Kürdün, Alevi’nin hepsinindir bayrak. Cumhurbaşkanı tektir, CHP’nin, HDP’nin olmaz. 81 milyonun cumhurbaşkanı olur.

-Açık yüreklilikle diyeceğiz Kürt sorunu. Bu bir siyasal, ekonomik, kültürel, eksik demokrasi sorunudur. Ama Kürt sorunu asıl bir şeydir, ahlak sorunudur. Politikacı Diyarbakır’a, Hakkari’ye gelir, güzel laflar eder. Kürtlerin hoşuna gidecek. Başka yere bir gider, unutur, bambaşka bir adam olmuş. Ben size söz veriyorum. Burada yaptığım konuşmayı Rize’de yapacağım. Ne ben sizi kandıracağım, ne de FETÖ beni kandıracak. Yapamayacağımızı söylemeyeceğiz, bazen siz kızacaksınız bana bazen Kocaeliler bazen Edirneliler bazen Diyarbakırlılar. Biz doğruyu bulacağız, 81 milyon kendisine “Biz beraber mi yaşayacağız, ayrı ayrı mı yaşayacağız” sorusunu soracak.

BU SORUNLARI 3 B İLE ÇÖZECEĞİZ”

-Bu sorunları 3 B ile çözeceğiz. Barışacağız, büyüyeceğiz, bölüşeceğiz.

Gönüllerde, yüreklerde, sokaklarda, meydanlarda barışacağız. Ekonomimiz büyüyecek. Ekonomimiz geliştikçe, mahkemelerimiz bağımsız oldukça dış yatırımcı, yabancı sermaye gelecek. Türkiye uygar bir ülke, orada hukukun üstünlüğü vardır. Buna inanacak, ekonomimiz büyüyecek. Ekonomimiz büyüyünce gelirimiz artacak; bunu da hakkaniyetli biçimde bölüşeceğiz. Hakkari da bundan payını alacak. Hakkari’de liseye giden Berfin kızımız, Siyasal Bilgiler Üniversitesi’ne gidip Yalova’ya vali olmanın hayalini kuracak.

“İSTER SOKAKTA TAK İSTER DEVLETTE TAK”

-CHP gelirse sizin başörtünüzü çıkarır diyorlar. Size söz veriyorum. İster sokakta, ister devlette tak. Nerede takmak istersen tak. Bu konu geri dönmemek üzere kapanmıştır.

-İnsanlara niye böyle söylüyorlar biliyor musunuz? Saran korkunun adı, İnce hastalık korkusu. Buradan çıkışı yok, bunu çok net görüyor bunlar da. İlk yıllarında Sayın Erdoğan ‘çıraklık’ dönemim diyordu, sonra dedi ‘kalfalık’, sonra dedi ‘ustalık’. Şimdi hep birlikte onun emeklilik dönemini hazırlayacağız. Ama merak etmesin, o da evrensel kuralların işlediği gerçek bir hukuk devleti olan Türkiye’de o da özgür yaşayacak, o da rahat yaşayacak, merak etmeyin.

“SİZ ZENGİNLEŞMEDEN BEN ZENGİNLEŞMEYECEĞİM”

-(Eşine seslenerek)Ülkü Hanım mal beyanımı verir misin? Geçen gün bana ‘gariban’ dedi. Ben Sayın Erdoğan’dan 5 ay fazla milletvekilliği yaptım. Benim kıdemim 5 ay fazla. Başbakan’la milletvekilinin maaşı 3 aşağı 5 yukarı aynı. 16 yıldır milletvekiliyiz. Bir tane çocuğum var, eşim öğretmen, evim kira değil, babamızdan birkaç mülk kaldı. Ben şimdi Türkiye’nin en ucundan Muharrem İnce’nin mal beyanını paylaşıyorum. YSK’ya verdik ama gizli verdik. Hakim bilecek de Hakkari’deki esnaf kardeşim niye bilmesin.

-5 yıl sonra bir daha dağıtacağım. Neyim artmış, neyim azalmış… Siz zenginleşmeden, ben zenginleşmeyeceğim. Önce siz zenginleşeceksiniz, sonra ben zenginleşeceğim. Sıradan bir kamyon şoförünün oğlunu bu aziz millet 16 yıldır milletvekili yaptı. Sekreter, danışman, koruma, diplomatik pasaport verdi. Verdi de verdi bu fakir millet. Ben de gönlümü vermek istiyorum. İstiyorum ki, 5 yıl cumhurbaşkanlığı yapıp, bu milleti barıştırıp, sorunlarını çözüp; 5 yıl sonra emekli olup torunlarıyla Sümbül Dağı’na bakarak emekli bir cumhurbaşkanı olup demli çay içmek istiyorum. Sizden bir avuç pirinç istiyorum, size bi kazan pilav yapacağım bununla.

“TUTUKLU CUMHURBAŞKANI ADAYI OLMAZ”

-Şimdi bir yarış var değil mi, yarış. Burada bir yarış var değil mi. Bir güreş var değil mi. Güreşte birinin elini bağayarak güreş olur mu? Elini serbest bırakacaksın.

Temel Bey bir yerde, Meral Hanım bir yerde, Selahattin Bey bir yerde, Erdoğan bir yerde, Muharrem ince bir yerde gezecek. Yarış böyle olur, hakkaniyet böyle olur. Bunu Edirne’de de, Hakkari’de de, Rize’de de söylerim. Erdoğan tutuklu olursa, cumhurbaşkanı adayı olursa; onun da yarışa adil, eşit koşullarda girmesini isterim. Bu taraf tutma değil, demokrasi, adalet, vicdandır. Bunu başaracağız. Senin, benim iyim olmaz. Adalet yoksa, hukuk yoksa hiçbir şey yoktur. Bunu gerçekleştirmeye hazır mısınız?

-(Kalabalığın sağ yanından ses çıkmamasının ardından) Bu sağcılar hep böyle zaten, ses çıkmıyor. Türkiye’yi yine solcular kurtaracak.

-Benim derdim Türkiye, beraber, mutlu, özgür yaşamak. Bunu başaracağız. 15 yaşında Yalovalı bir çocuk olarak beni etkileyen Diyarbakırlı Ahmed Arif‘in dediği gibi, “Haberin var mı taş duvar… Demir kapı, kör pencere // Yastığım, ranzam, zincirim // Uğrunda ölümlere gidip geldiğim // Zulamdaki mahzun resim. // Görüşmecim yeşil soğan göndermiş // Karanfil kokuyor cigaram // Dağlarına bahar gelmiş memleketimin..” // Derdim bu // Hep birlikte memleketimizin dağlarına bahar getireceğiz // İnsanlarımızın yüzleri gülecek, gençlerimize iş bulacağız, memurlarımız sürünmeyecek, belediyeden işçilerimiz çıkarılmayacak…”

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :