İŞTE BU ALKIŞLANIR. KILIÇDAROĞLU İKTİDARI ZAYIF YERİNDEN YAKALADI: ”BELEDİYELERİMİZDE ASGARİ ÜCRET 2200 LİRA OLACAK.”

Ana Sayfa » GÜNCEL » İŞTE BU ALKIŞLANIR. KILIÇDAROĞLU İKTİDARI ZAYIF YERİNDEN YAKALADI: ”BELEDİYELERİMİZDE ASGARİ ÜCRET 2200 LİRA OLACAK.”

10.12.2018 - 20:29

İŞTE BU ALKIŞLANIR. KILIÇDAROĞLU İKTİDARI ZAYIF YERİNDEN YAKALADI: ”BELEDİYELERİMİZDE ASGARİ ÜCRET 2200 LİRA OLACAK.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen 2019 bütçesi ile ilgili konuştu. Asgari ücret ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, “Asgari ücretin altında ücret alan ya da geliri olan 1 milyon 800 bin kişi var. Bu insanlar ailelerini geçindirmeye çalışıyor. Bu bütçe, 1 milyon 800 bin kişinin yarasına merhem olacak bir hüküm içeriyor mu? Hayır.” dedi.

“CHP’Lİ BELEDİYELERDE ASGARİ ÜCRET 2200 LİRA OLACAK”

1 Ocak 2019’dan itibaren CHP’li belediyelerde asgari ücretin net 2200 lira olacağını duyuran Kılıçdaroğlu, “Size bunun garantisini veriyorum.” diye konuştu.

“ELİNİZİ VİCDANINIZA KOYUN VE BU İKİ FOTOĞRAFA BAKIN”

Kılıçdaroğlu, işsizlik sorununu da dile getirerek, Kilis’te Türkiye İş Kurumu önünde çekilen iki fotoğrafı gösterdi ve şunları söyledi:

İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır. İşsizlik ile mücadele etmek hepimizin ortak görevi olması gerekir. Bakın değerli arkadaşlar. İki fotoğraf. İkisi de Kilis’te çekiliyor. Türkiye İş Kurumu, 1 yıldan daha az çalışmak için işçi arıyor. İnsanlar kuyrukta. Kadınlar ayrı kuyrukta, erkekler ayrı. 16 yılda Türkiye’nin geldiği nokta bu. Elinizi vicdanınıza koyun, bu iki fotoğrafa bakın. Türkiye’yi hangi noktaya yürütme organı getirdi, oturun değerlendirin. 16 yılda Türkiye’yi bu noktaya getirenlerin vebali, sarayda oturan ve onun çevresindekilere aittir. Bu bütçe işsizlik sorununa çözüm üretmiyor.

[Haber görseli]

Kilis’te 6 ay süreyle geçici olarak işe alınacak kişiler, geçtiğimiz çarşamba günü İşkur önündeki müraacat sırasında uzun kuyruklar oluşturmuştu.

[Haber görseli]

“BİZ ÖLÜRÜZ DE TOPRAĞIMIZI TERK ETMEYİZ”

Kılıçdaroğlu Süleyman Şah Türbesi ile iligil yaptığı değerlendirmede ise, “Kendi toprağını terk eden hükümet bizim tarihimizde ilktir. Biz ölürüz de toprağımızı terk etmeyiz.” ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu’nun sözlerine AKP’lilerin tepki göstermesi üzerine TBMM Başkanı Binali Yıldırım araya girdi.

“ALMANYA’DA KİMLE, NE KONUŞTUĞUMU ANLATACAĞIM. TEK BİR ŞARTIM VAR”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Almanya’da kimlerle, ne konuştun?” sorusuna da yanıt veren Kılıçdaroğlu, “Hepiniz önünde söz veriyorum. Almanya’da kim ile ne konuştuğumu anlatacağım ama bir tek şartım var. Erdoğan, Kaşıkçı cinayetinin katillerini nasıl bıraktın? Buna cevap ver” dedi.

‘KİM ÖDÜYOR BU FAİZİ?’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM Genel Kurulu’nda 2019 Mali Yılı Bütçesi’nin tümü üzerinde yapılan görüşmelerde CHP Grubu adına yaptığı konuşmaya banka faizlerini hatırlatarak şöyle devam etti:

“Bu yılın Ocak-Ekim döneminde, 10 ayda vatandaşların ödediği faiz 55 milyar lira, 55 milyar 500 milyon lira. Yani 55 katrilyon liralık bankalara faiz ödenmiş vaziyette. Kim ödüyor bu faizi? Sırtı kalınlar mı ödüyor, asgari ücretli mi ödüyor, zor bela geçinen vatandaş mı ödüyor, kim ödüyor? Size yemin billah ediyorum, bakın, yemin billah ediyorum, bu hükümetin yani bu saray hükümetinin yani bu saray çevresinde dolananların tamamı ama tamamı tefecilere hizmet ediyor, tamamı.”

Kemal Kılıçdaroğlu, faizler üzerinden eleştirilerini sürdürerek şunları söyledi:
“2003’ten 2018’e, 2018’in Ekim ayı itibarıyla, ne kadar faiz ödedi vatandaş biliyor musunuz? 433 milyar 490 milyon lira. 433 katrilyon lirayı eski parayla gariban vatandaşa ödetiyorsunuz. İnsanda biraz vicdan olmaz mı? Nereye gidecek bu memleketin sonu? Niye insanlar geleceğini göremiyor? Biz bunu söylediğimiz zaman kıyameti koparıyorlar. Ya, bunlar gerçek rakamlar. Birileri bu vatandaşın derdini ifade edecek, birileri bunu gündeme getirecek. Kim getirecek gündeme? Sürekli yürütme organını alkışlamak sizi kurşun asker konumuna sokar ve siz geleceği sağlıklı sorgulayamazsınız. O nedenle, bu rakamları söylüyorum, elinizi vicdanınıza koyarak oyunuzu kullanın. Yapmayın, günaha ortak olmayın, harama ortak olmayın; vallahi de billahi de haramdır. Ya, bu kadar faiz ödenir mi? Türkiye Cumhuriyeti’nde hangi hükümet bu kadar faiz ödedi yahu? Faize karşıyız, bütün devlet, bütün vatandaşlar faiz için çalışıyorlar. Sanayicinin sorununu çözüyor mu? Hadi, vatandaşı bıraktık, borç batağında debelenip duruyor.”

Kılıçdaroğlu, hükümete seslenerek, “Bir sorun bakalım, vatandaş evinde ne yiyor ne içiyor, bir sorun bakalım” dedi. “Yazık günah değil mi arkadaşlar? Eti gramla alıyorlar, bakın, o da para bulurlarsa, eti gramla alıyorlar arkadaşlar. Bana inanmıyorsanız gidin kasaba sorun. Eti gramla alır hale getirdiniz vatandaşı. Kim getirdi? Kim getirdi Allah aşkına? On altı yıldır yönetiyorsunuz, sonuçta memleketi bu hale getirdiniz” diyen Kılıçdaroğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bizim insanlarımız ama bunlar görünmeyen insanlar, asgari ücretin altında aylık alanlar görünmeyen insanlardır ama bunların sayısı milyonlardır. Şehit yakınları ve gaziler arasındaki ayrımcılığı giderecek mi bu bütçe? Hayır. Allah aşkına, ben sizin vicdanınıza seslenmek isterim. Ya, şehit yakınları ve gaziler. Şehit, şehittir ya, şehidin A’sı, B’si olur mu; gazinin A’sı, B’si olur mu? Burada bile ayrımcılık yaptı bu yürütme organı, burada bile yaptı. Ya, insanda biraz vicdan olur ya. Güvenlik güçleri, karda kışta, soğukta, eksi 30 derecede teröre karşı yurt savunması için mücadele ediyor, şehit düşüyor. 15 Temmuz şehidi de bizim şehidimizdir, öbür şehit de bizim şehidimizdir; neden ayrım yapıyorsunuz, neden ayrım yapıyorlar? Allah aşkına, siz elinizi vicdanınıza koyup bu soruyu yürütme organına sordunuz mu? Başka ne sorayım ben size.”

‘GÜÇLER AYRILIĞI İLKESİ YOK’

Kemal Kılıçdaroğlu, yürütme ve yargının tamamen bir kişinin kontrolüne geçtiğini ileri sürerek, “Yani güçler ayrılığı ilkesi yok. Devlet yönetiminde olması gereken, bir daha söylüyorum, devlet yönetiminde olması gereken denge ve denetleme kurumları fiilen çalışmıyor. Bir ülke düşünün, özel ve kamu dahil olmak üzere medyanın yüzde 90’ı bir kişinin kontrolünde, bir kişinin. Muhalefete o yüzde 90 medya hem kapılarını hem ekranlarını hem de sayfalarını kapatmış durumda, asla vermiyor, asla bir satır dahi vermiyor. Bir ülke düşünün, 100’ü aşkın gazeteci hapiste. Haklarında ceza verilip tahliye edilenler korkudan seslerini kesmiş vaziyetteler. Yazı yazanlar ise kendilerine otosansür uyguluyorlar” dedi.

‘HARCADIKLARI PARANIN HESABINI VEREMİYORLAR’

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, devleti yönetenlerin harcadıkları paranın hesabını millete veremediklerini belirterek konuşmasına şöyle devam etti:

“Devleti yönetenler harcadıkları paranın hesabını halkına vermiyor; yaptıkları sarayların, inşa ettikleri büyükşehir hastanelerinin, havaalanlarının, köprülerin maliyetini, bırakın halkı, o ülkenin parlamentosu da bilmiyor. Siz biliyor musunuz sarayın maliyetini, köprünün maliyetini, tüp geçidin maliyetini, şehir hastanelerinin maliyetini, kaça yapıldığını biliyor musunuz? Bilemezsiniz, söyleyemezler size, bilemezsiniz. O zaman niye evet diyorsunuz? Bir ülke düşünün; yolsuzluk yapanlar, devlet katında sürekli yükseliyor, dürüst, namuslu adamlar ise sürekli aşağılanıyor, hor görülüyor. Bir ülke düşünün; yaşanan ağır ekonomik krize rağmen iş dünyasından kimse korkudan sesini çıkaramıyor. Bir ülke düşünün; o ülkenin üst yargı organı başkanı bile çıkıp medyaya, şunu yapıyor: ‘Yargıya olan güven yüzde 30’lara düştü.’ Başka ne söyleyeyim ben? Bir ülke düşünün; siyasal gücü olanlar ile parasal gücü olanlar yargılanmıyor. Bir daha söylüyorum: Siyasal gücü olanlar ile parasal gücü olanlar yargılanmıyor, garibanlar ise yargılanıyor. Bir ülke düşünün; milletvekilleri tutuklu, belediye başkanları görevden alınıyor, otoriteye yakın olan başkanlar da zorla istifa ettiriliyor. Hani halkın iradesine saygı, hani millî iradeye saygı? Bir ülke düşünün; uygulanması zorunlu olan Anayasa Mahkemesi kararları bile alt mahkeme tarafından uygulanmıyor çünkü alt mahkeme gücünü hukuktan değil, saraydan alıyor. Hangi hukuktan söz edeceksiniz? Bir ülke düşünün; herkesin telefonları dinleniyor ve bir otoriteye servis ediliyor. Sizin de telefonlarınız dinleniyor, siz de telefonlarınızda rahat konuşamıyorsunuz. Benimki dinleniyor, eşiminki, çocuklarımınki, hepimizinki dinleniyor ama biz çekinmiyoruz çünkü biz doğruların arkasındayız, doğruları savunuyoruz.”

Kılıçdaroğlu, “Bir ülke düşünün; devletin harimi ismetini yani kozmik odayı teröristlere teslim edeceksin, teröristlere teslim edeceksin, devletin bütün sırlarını onlara vereceksin, devletin bütün sırlarını. Ve o ülkenin genelkurmay başkanını ‘terörist’ diye yakalayıp hapse atacaksın; öyle bir ülke düşünün” dedi.

Ziyaretçi Yorumları

İlgili Terimler :